"En sonunda, insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı. Bu, o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan, erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır. Tek kelimeyle her şey ticaret konusu oldu. Bu genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış - veriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse, bu, maddi olsun manevi olsun, her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır." *
karl marx'ın kitap serilerinden bir tanesi: felsefenin sefaleti / grevler ve işçi dayanışmaları üzerine
kitaptan kesit; işçilerin kendi aralarındaki ilk birleşme çabaları, her zaman dayanışmalar biçiminde olur.
büyük sanayi, birbirlerini tanımayan insan kalabalıklarını bir yerde yoğunlaştırır. rekabet, bunların çıkarlarını böler. ama ücretlerin korunması, patronlarına karşı sahip oldukları bu ortak çıkar, onları ortak bir direnme düşüncesinde birleştirir – dayanışma. demek ki, dayanışmanın her zaman ikili bir amacı vardır, işçiler arasındaki rekabeti durdurmak, ki böylelikle kapitalistlerle olan genel rekabetlerini sürdürebilsinler.
direnmenin ilk amacı, yalnızca ücretleri korumaktan ibaretse de, ilk önceleri birbirlerinden kopuk olan dayanışmalar, kapitalistler de kendi paylarına bunları bastırma amacıyla birleştikçe, kendilerini gruplar biçiminde oluştururlar ve her zaman birlik olan sermaye karşısında birliğin korunması, ücretlerin korunmasından daha gerekli hale gelir. bu o denli doğrudur ki, işçilerin birlik uğruna ücretlerinin büyük bir kısmını feda etmeleri karşısında ingiliz iktisatçılar şaşırıp kalmaktadırlar, çünkü bu iktisatçıların gözünde, bu birlikler yalnızca ücretler için kurulmuşlardır. bu savaşımda –gerçek bir iç savaş– yaklaşmakta olan bir savaş için gerekli bütün öğeler birleşir ve gelişirler. savaşımda bir kez bu noktaya ulaştı mı, birlik, politik bir nitelik alır.
ekonomik koşullar ülkenin halk yığınlarını ilkin işçi haline getirir. sermayenin dayanışması, bu yığın için ortak bir durum, ortak çıkarlar yaratmıştır. bu yığın, böylece, daha şimdiden sermaye karşısında bir sınıftır, ama henüz kendisi için değil. ancak birkaç evresini belirtmiş bulunduğumuz bu savaşım içinde bu yığın birleşir, ve kendisini kendisi için bir sınıf olarak oluşturur. savunduğu çıkarlar, sınıf çıkarları olur. ama sınıfın sınıfa karşı savaşımı, politik bir savaşımdır.
... işçi sınıfı, kendi gelişim hareketi içinde, eski uygar toplumun yerine, sınıfları ve onların uzlaşmaz karşıtlıklarını dıştalayacak bir birlik koyacaktır ve bu anlamıyla, siyasal iktidar diye bir şey artık kalmayacaktır, çünkü siyasal iktidar, uygar toplumdaki uzlaşmaz karşıtlığın resmi dışavurumundan başka bir şey değildir"
yıl 2016 hala marx'ın mesih olduğunu düşünen ve her cümlesine "işçi sınıfı, emek,sermaye " gibi kavramları sıkıştıranları görmemizi sağlayan başlıktır.
marx öldü. kapitalizm kazandı.marx'ın öngörülerinin kaçı başarılı oldu ?
Marx'ın felsefi, ekonomik, bilimsel, mantıksal değil; "duygusal" kitabıdır. Kitabın dikkate alınmaması hem bizim zamanımız hem de Marx'ın prestiji açısından iyi olacaktır.