m.ö. 600 lü yıllarda eski yunan medeniyetinde özgür düşünce ortamının oluşmasıyla ortaya çıkmıştır. (bizde özgür düşünce ortamı bir türlü oluşamadığı için felsefe konusundada geriyiz maalesef. )
varlıktan, ölüme kadar insanı etkileyen her olguyu düşünmektir. sonuç tabanlı olmayı gerektirmez, düşünülmesi kafi olacaktır. ilk çağ filozoflarının, bugün bile eserleri inceleniyorsa bu ortaya attıkları sorulardan ileri gelmektedir. felsefe soru
sormaktır. bilimin başıdır.
insanın aklındaki düşüncelerini dışarı vurmasıdır. böylece aklımızdaki düşüncelerimiz dışarıya vurulmuş olmaktadır. buradan ilimin kapısı açılır. ama çok ileri gidilirse sapıklık getirebilir. dikkat!
çağlar boyunca insan zihnini gerçeklere en iyiye ulaşmak için hep kafasını kemiren, kimi milletlerce tanrıya karşı bir başkaldırı şeklinde anımsanmış, kimi milletletler için çağdaşlığın ölçüsü olmuş olan bir düşünce sitemidir.
felsefe kelimesinin aslı, filo-sofia şeklinde yazılan bir deyimdir. bu söz ilkçağ düşüncesinden alınmıştır. oradan arapçaya sonra türkçeye geçmiştir. bura önemli sayın okuyucular, filo-safia iki kelimeden oluşan bir deyimdir, filo sevgi demektir. sofia kelimesi hikmet demektir.bu halde filo-sofia hikmet sevgisi anlamındadır.
ülkemizde karşınızdakine anlamadığı bir şeyler söylediğinizde hemen felsefe yapma diye çıkışırlar böyle bir ülkeden filozof zor çıkar zaten yurtdışında ne kadar önemliyse türkiye'de o kadar önemsizdir.ve ayrıca ''Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.''
açık öğretimde lisans bölümleri arasında kendine yer bulmuş bilim dalı.
örgün öğrenimde okuyan arkadaşlara haksızlık edildiğini düşünsem de devlet politikası kapsamında faaliyete geçmiştir bu konu.
izmirli ispanyol isimli yazar da bu fırsatı kaçırmamış, hali hazırla okumakta olduğu işletme eğitimini "eyvallah hacı" diyerek yazım bırakmış ve feslefe bölümüne kaydını yaptırmıştır.
ikinci üniversite okuyacaklar için sınavsız geçiş hakkı tanıyan ösym yada her ne zıkkımsa işte onlara teşekkürler. çok hora geçti.*
mucizeye ihtiyacım var. hayatımın özeti yok, biyografim eksik, akvaryumum yok, balıklarım kafeste. insanların ortasında, gündemin dışındayım ve biraz da karışığım!
felsefe varolanın yine varolan başka bir şey marifetiyle yorumlanması,tanımlanması süreçlerinin tamamına ve bu sürece duyulan aşka verilen isimdir. süreçlerin sonuçlardan daha önemli olduğu bir yöntem bilimidir. sizi sonuçlardan alır anlamlı süreçlerle tanıştırır ve geneli görme imkanı tanır. insanın başını kaldırıp perspektif kazanmasına yardımcı olur. onu yine onun yöntemiyle alaşağı etmek mümkündür ama onsuz hareket etmek mümkün değildir. dünün felsefesi bugünün bilimidir.
sonu okey masasında yancı olmak olan düşünce etkinliği olabildiği gibi okey masasına yancı olan bireyin masaya oturduğu anda yapmaya başladığı düşünce etkiliği de olabilir.
efendim varlıkların arasıdaki ilişkiyi sorgulamak, elde edilen bilgileri sistematikleştirmek, bilmek isteyen varlıkla bilinen arasındaki ilişkiyi ıstakasında okey olan oyuncunun gözlerindeki ışıkla fark eder yancı.
okey masasında yancı olan bireyin "burda ne işim var amk" türünden hayatı sorgulamaya başladığı anda felsefenin verimli topraklarına adım atmış olur. yancı "kırmızı beşi neden aldın" , "neden bitmiyorsun hacı" türünden sorgulayıcı yaklaşımlarla hayatı elindeki çay gibi yudum yudum sorgular. masadaki dörtlü gazoz içerken elindeki çayla yetinen yancı bütün zorluklara rağmen masadadır ve hatayı sorgulamaya devam eder.