gereksizliğini vb. ispatlamaya çalışanların da tedrisatından geçmek zorunda oldukları düşünme eylemi. ama felsefe yapmaya girişmek has felsefe yapmak anlamına gelmiyor elbette.
bir ton yanlış yargıyla ilişkilendirilir. kadınların felsefe yapamaması örneğin. socrates'in feyz aldığı diatoma kadındı. elbette kadınlar da bir sorunun peşinden gidebilir. toplumsal engeller azaltıldığında, daha da çok.
bir grubun felsefe yapamaz hale gelmesinden söz edebiliriz ancak, yapamıyor olmasından değil. bazı insanları düşünemez hale getiririz, dört duvar arasına tıkayarak vb.
yapılabilecek her şeyin yapıldığı bilim olmayan ama bütün bilimlerin ondan doğduğu olgu. varlık ile bilgi ile ya da dil ile söylenebilecek her şey söylendi gibi yeni bir bakış açısının gelmesi zor olur artık.
kendini arayan insanın, ilk bakılacak yeri kendinden en uzak nokta olarak belirleyerek aradaki mesafe boyunca karşılaştığı bütün olgulara kara çalıp, fenomenleri yeniden tanımlama çabasıdır.
felsefe ya da düşünce bilimi, yunancadaki peşinden koşuyorum, arıyorum, seviyorum anlamlarına gelen "phileo" ve bilgelik mânasına gelen "sophia" sözcüklerinden türemiştir.
felsefenin işaret ettiği entellektüel disiplinin amacı ve sorusu birdir: "neden?" felsefe bütün matematik ve blim dallarının en üstünde bulunur. felsefe; neden? sorusunu her konuda yöneltebilmektir. philosophia: bilgelik arayışı ve araştırmak anlamlarına gelmektedir. filozofta bu hususta bilgiye ulaşmak isteyen, bilgi arayan insandır.
filozoflar genelde şu soruların cevaplarını ararlar;
* gerçek nedir? bu ifade bize göre doğruysa ona göre neden yanlış?
* bilginin bir kökeni var mıdır? bilgi sonsuz mudur?
* ahlaken doğru veya yanlış hareketler kime göre doğru ve yanlıştır? toplumda neden ahlak vardır?
* gerçek diye bir şey varsa, gerçeklik ve doğruluk nedir?
* din kavramının kökeni ve doğuşu nedir? tanrı diye bir şey var mıdır? tanrı varsa zaman ve mekan doğrultusundaki yeri ve görevi nedir?
bu sorulara cevap verecek birçok felsefe akımı vardır.
idelist-materyalist-sosyalistler ve yaradışcılık olarak ayrılırlar. bu iki felsefe akımı birbirleriyle sürekli bir kavga, dövüş halindedir...
birçok filozof vardır, fakat bunlarn içinde en ustası "aristo"dur ve bütün dünya aristo felsefesi nedir bunu bilir.
bundan tam olarak 2500 yıl önce aristo'nun felsefeleriyle aydınlanan dünyada felsefe akımları oluşmuştur. bu felsefe akımları zamanla genişleyerek ve filozofların ilgisini çekerek bugünki durumuna gelmiştir...
felsefe her şeyin üstündedir, felsefe bütün bilimleri sorgular. fakat hiçbir bilim felsefe'yi sorgulayamaz. bu zaman-mekân yaradılışını sorgulayan bir düşünceyi bilim bile anlayamamış, çözememiştir. felsefe; üstün bilgidir. sonsuz bilgidir. filozof bir insan hiçbir zaman "tamam, bitti" demez. her zaman daha ileriye, daha ileriye bakmayı amaçlar. filozof insan kendi değerlerini göz önüne koyar ve sonsuzluğa doğru uzun bir yol alır.
liselerdeki, felsefe tarihi derslerinin resmi adı.
bir de gerçekten felsefe okutmuşlar gibi sınavlarında hayvan gibi paragraf soruları olur. pehh. ulan felsefeden 100 oratalama ile geçmiş bir öğrenciye niçe'nin (daha adamın adını yazmak için bile prof olmak gerekiyor) iki satırlık bir yazısını açıklattırmaya çalışsanız, çocuk bobinleri dağıtır.
peki ben ne biliyorum da konuşuyorum? niçe'yi okumayı denedim. tek deneyimim de bu. yok aga "sokrates çok baba adam idi, aristo ateşe işer suda top oynardı" demekle felsefe felan olmuyor. adamın kurduğu cümleleri anlamam yarım saat. tut ki o kitabı bitireceksin. pehh.
yanisi, buradan yetkililere sesleniyorum; devlet bize iş ve... yok o değildi. şöyleki; felsefe tarihi deyin şunun adına da, en azından dürüst olun.
gerekli olmadığını düşündüğüm bir çeşit entel ihtiyacıdır. tüm tepkilere göğüs gererek felsefe karşıtı başlattığım savaşta en ön saflarda yerimi alıyorum. felsefe diye bir bölüm oluşturulması bile bana garip geliyor. sizce de öyle değil mi?
hangi ünlü felsefeci bölüm okumuş, lütfen bir örnek gösteriniz. sınavda bu soru sorulsa felsefe öğrencileri ne cevap verir?
yeryüzünde sadece türkiye'de olumsuz anlamlar yüklenen kavram.
felsefe ile uğraşanların kafayı yemiş olduğunu düşünmek, onlara "entel, liboş, vs" gibi isimler vermek, ateistlikle vs. suçlamak yalnız bu ülkede gözlenir.
"felsefe yapma lan" gibi bir ifadenin de diğer ülkelerde olduğunu sanmıyorum.