Felsefe, felsefe tarihçiliği, felsefe ezberciliği ve felsefe taklitçiliği...
Son zamanlarda aslında herkesin yukarıdaki durumlar içinde felsefenin kendi olma niteliği dışında her şeyi yapıp felsefeci olarak nitelendirildiklerini gördüm. Cümleye bence diye başlamayı seviyorum çünkü her şeyin kendi kafamdan çıkması daha kontrol edilmiş geliyor. Bence felsefe araç olmaksızın saf ve salt akıl ile düşünme ve soru üretme becerisidir. Kafanızda bir soru olsun. Diyelim ki geçen beni düşündüren “tanrı yalan söyler mi” başlığı olsun. Bunu felsefi açıdan araştırırsanız. Araç olarak ahlak ve varlık felsefesini hatta epistemolojiyi kullanırsınız. Filozofların düşünme bağlamlarında bu soruya cevap oluşturursunuz. Yine diyelim ki düşünceniz tanrının yalan söylemediği üzerine olsun. Bu sonuca varmada filozofların düşüncelerini kullanarak düşündüğünüz için bu saf olmayan, bağıl bir düşünme olur. Bu düşünce yönlendirilmiş ve “bence” felsefi olmayan bir düşüncedir çünkü ürün sadece sizin zihninizin ürünü değildir.
işte gerçek felsefe bunu yapmamaktır. Zaten gerçekten felsefi düşünmeyi alışkanlık haline getiren biri bu tip soruları salt aklının bilgi birikimiyle cevaplayabilirdir. Çünkü aklı daha önce allah, yalan, insan olmak ve ahlak üzerine düşünmüştür. Felsefeye alışmış zihin bu dağınık ve tek tek duran kavramları araç olmaksızın ilişkilendirip ortaya saf , insan zihninin sadece kendinden çıkma bir düşünme ortaya koyar. Gerçekten felsefe yapmayı becermek budur.
Bugün felsefecilerin en büyük problemi bu. Öğrenciler daha önce kavramlar ve kabul eden hiçbir şey üzerine yargısını oluşturmamış ve kafasını yormamış halde eğitime başlıyor. Öğretilenler içindeki filozofların düşüncelerinin hangisine yatkın ise o görüşü benimsiyor. Bir nevi taklitçilik. Bu felsefe yapmak değildir.
herkes sürekli bana.
"niye sürekli böyle şeyler düşünüyorsun" diyor.
ben de onlara "ne düşüneyim, futboldan-kadınlardan ve arabalardan mı bahsedeyim, istediğiniz şey bu mu aq."
ne var bulmuşunuz işte soran adam değerlendirin diyorum. korkmayın ısırmam amk.
Anlamsiz kelimelerle cok uzun cumleler kurup az sey anlatmak degildir.
Siir yazma ya da felsefe yapma hevesi icindeki bebeleri bu yanilgidan kurtaracak babayigitler ariyorum.
Adam dusunuyorum oyleyse varim diyor bizim salaklar hala edilemini olgusal kompozit malzeme ile doldurdum deme pesinde.
. . . baban sana su faturasını yatırman için 200 ta la verir.
. . . sende paranın üstünü akşama kadar manitayla o kafe senin bu sinema benim çatır, çatır ezersin. geriye de üç beş bir şey kalır.
. . . akşam olup sana fatura ile paranın üstünü soran babana anlatıkların felsefe yapmaktır. .
Eğer ki işe yarar faydalı bir sonuca varabilersek güzeldir yapılmalıdır sonuna kadar gidilmesi gereklidir.
Ancak sırf konuşarak karşındakine aklından geçenleri söyleyerek karşındakinin iltifatını alarak ego tatmini maksatlı yapılan hem zaman israfı hemde fosfor israfıdır.
Felsefe denilen şuan okuduklarınızdır yani yazılardır sizin kendine özgü fikirleriniz yani faydaya götürecek tavsiyelerdir ama fayda herzaman zihinde algılanan olduğu için özellikle algı yönelik düşünsel net sonuçlar ortaya konulmalıdır.
herşey sofie ile başladı. once onun magarasına gırdık , sonra varlık felsefesıyle , ınsan neden nasıl toplumda yer edinirle devam ettik. hıç bı zaman sonuca varmadık. sonuc dedıgın hıc kabul olmazdı. hep nasıllar nedenler. aslında herseyın özü * düşüyorsan ozaman varsındır* ıle son bulacaktı. arridiverci
böyle bir kelimeyi kullanan birisi felsefe hakkında hiç bir şey bilmiyor demektir. felsefe yapılmaz kardeşim felsefe yapılmaz yani gidin biraz kitap okuyun amk.
mesela:
(bkz: sofienin dünyası)
papağansal ego tatmin etme olayı.
papağansal çünkü felsefe yaptıklarını düşünenlerin çoğunluğu daha önce yapılan felsefeleri geveler durur.
üretemez, fikir yürütemez, özgün olamaz.
özgün olan azınlığın ise pek sesi çıkmaz bu konuda. çünkü onlar "felsefe yapmak" deyimini kullanmazlar.
daha önce söylenenleri ezberle evladım, sat çevrene, beynini sana ait olmayan düşüncelerle doldur
ve kendine bir kafes bul belki besleyen çıkar...
Bir 'düşünme sanatı'dır. Ayrıca her baba yiğidin harcı değildir , kalıpları ve tabuları aşmak lazım bunun için
Ayrıca halkımız tarafından biraz ön yargıyla bakılır buna , ön yargıdan kastım; tefekkür hürriyetine müdahale değil , felsefe yapmanın işlevi ve boyutudur
Misal ; çevreniz tarafından felsefe kitapları okuyan ve felsefe disiplinlerine alakanız olan biriyseniz ; direkt çevre tarafından ya ' felsefeci ' ya da ' felsefe yapan ' biri olarak nitelendirilirsiniz.
Halbuki , felsefe kitapları okumakla felsefe yapmak arasında dünya kadar fark vardır ; ne yazık ki toplumumuzun okuma ve yorumlama konusunda eksiklikleri onları bu tarz yorumlar yapma sevk ediyor.
günümüzde git gide moda olmaktadır. lakin başka şeylerin moda olmasındansa, bunun moda olmasını tercih ederim. ortamda bilgi kirliliği oluşmadığı sürece problem yok. hem belki insanlar kitap okumaya başlarlar, ortam sevdasıyla dahi olsa.