kadro oluştururken hangi kriterlere dikkat ettiğini merak ettiğim teknik direktör. şimdi de defansta değişiklik yapmak için emre aşık'ı milli takıma çağırmıştır. sezon başından beri galatasaray'da ve ankaraspor'da henüz forma şansı bulamamış bir oyuncu defansı ne kadar toparlar göreceğiz artık.
kadroya bile girmeyen adamları ilk 11 e alan , haketmediği milyarları cebe indiren
teknik direktörümsü . galatasaraydaki basarıları kesinlikle futbolculardan ötürü .
milli takım'ı kulüp takımı gibi yönetmekte. iskelet denen kadroyu 3-4 futbolcuyla değil başta hakan şükür olmak üzere 8-9 futbolcuyla kuran teknik adam. hani sakatlık veya cezalar olmasa, her maça aynı kadroyla çıkacak hazret. yok formsuzmuş, yok 2 senedir kendi kulübünde bile forma giyemiyormuş falan hikaye. ne olursa olsun, sabri, hakan gibi topçuları kayırmakta zat-ı muhterem. mehmet topuz gibi bir sağ beki oynatmayan, hamit gibi muhteşem bir sağ açığı, forvet arkası gibi oynatan tuhaf insan. 4 maçta kumarı 1 kere tuttu, diğerinde biraz yırttı, son 2 maçta da patladı.
takımı gençleştiriyoruz nidası atıp, hakan şükür'ü kesemeyen kişi.
karşı takımı dağıtacak planlar yerine, 40 ila 60 metre arasında değişen mesafelerden, hakan şükür'e top şişirmek, hakan'ın vurması olmadı topu indirmesi olayını dünyanın bir numaralı futbol mantalitesi zanneden kişi.
soğuk şekilde davranarak, otoriter olduğunu zannetmekte ayrıca...
eleştirinin yapıcı olması gerektiğini vurgulayan ve eleştiri kabul ediyorum diyen teknşk adam.
şimdi, sistem eleştirildi, yapıcı şekilde, hakan eleştirildi yapıcı şekilde, kadro seçimi ve kurgusu eleştirildi yapıcı şekilde, başarısılık sonucunda da yerden yer vuruldu ama fatih terim her maça benzer yanlışlarla çıktı. şimdi eleştiriden ders alan bir adam mı var karşımızda, eleştirilere karşı inatla yanlış bildiğini yapmaya çalışan mı?
"oyuncularıma laf söyletmem, beraberlik benim hatam" diyerek başladığı konuşmasını oyuncuları kötüleyerek bitirmiş kişidir. milli takımımızın ağzına sıçmış kişidir. (bkz: nerede o eski fatih terim motivasyonu)
oyunculari yunanistan'a deplasmanda 4 tane atinca imparator, malta ile berabere kalinca gunah kecisi ilan edilen teknik direktor. milli takimda senol gunes gibi sonu olacagi kesin. yazik.. hayir sahada orta yaptiniz da gol mu atamadi adam?
(bkz: medya ve kurbanlari)
malta' ya karşı alınan sonuçla yerin dibine sokulan eleştirilere maruz kalan, macaristan karşısındaki muhtemel galibiyetle göğe çıkartılacak, kariyeri su götürmez başarılara sahip, türk halkının günlük eleştiri anlayışından nasibini fazlasıyla alan imparator.
bugün yaptığı basın toplantısını izledikten sonra ne kadar haklı olduğunu gördüğüm, iğrenç saldırılara uğrayan çok kıymetli teknik adamımız.* Kendisi üst düzey bir kişiliğe ve usa sahiptir. birebir sözler aynı olmasada şöyle söylemiştir: "Biz hata yaptığımızda gerekeni yapıp, istifa ediyoruz. Siz yorumcular ve medya hata yaptığında niye istifa etmiyor? Burada adaletsizlik yok mudur?"
17 mayıs 2000' de kendisiyle sevinenlerin şimdi kendisini yerden yere vurduğu teknik direktör. elbette herkes hatasında eleştirilmelidir, ancak eleştiri istikrar da taşımalıdır!
macaristan macini kazanarak uzerindeki kara bulutlari dagitacak milli takimimizin, kariyerli, basarili, karizmatik teknik direktoru. basariyi paylasan, basarisizligi ise ustlenen babacan insan.
(bkz: imparator)
zaman zaman hatalı kararlar alan * milli takım teknik direktörü. ancak yerden yere vurulup, abartılı bir şekilde eleştirilmeyi haketmeyecek kadar da bilgili, mantıklı bir insan. bugün düzenlediği basın toplantısında söylediği her cümle de haklıdır.
"milli takım kazanınca "hepimizin milli takımı", ancak; kaybedince "fatih terim'in milli takımı" oluyor"diyerek, haklı bir serzenişte bulundu. allah sabır versin kendisine, sinirleri iyi dayanıyor.
edit: ben bu entrymi yerim arkadaş. hatta mideme falan dokunur en iyisi yok olsun gitsin. bilgili, mantıklı bir insanmış. nah mantıklı.
yunanistan maçından sonra da aklı başında kişilerin eleştirdiği kişidir.
keza, maçın kritik dakikalarında kalecinin şanssızlığıyla gol atmış, yine kritik bir dakikada bir top kale dereğimizden dönmüştür. norveç maçı yine aynı terane... bosna hersek maçı mağlubiyeti ve malta beraberliği. milli takım'ın son 4 maçının 4'ünde de hem oyuncu seçme hem de takım kurgusu bakımından hatalar vardır.
futbolcuların beceriksizliği yok mudur? elbette vardır, ancak milli gol kaçırma rekortmeni hakan şükür'ü kadroya her daim alan da ben değilim. hakan'ın kaçırdığı her pozisyon, hakan'ın yetişemediği her pozisyon bire bir fatih terim'in suçudur.
yok orta yapılmış da fatih terim mi gol atmamış. hakan denen şahıs, alacak o zaman o topları... "2008'de sahadayım" demesini biliyor, onu demeyi biliyorsa, "iyi niyetle mücadele etmek" dışında şeyler de yapacak... yoksa köşesine çekilecek, ümit karan, gökhan ünal, mehmet yıldız gibi çocukları izleyecek... efsane olmak demek, vefa duygusuyla bir şeylere sahip olmak demek değildir. can bartu da oynasın o zaman!
günah keçisi olmasının sebebi de takımı devamlı ve inatla yanlış kurguyla oynatması...
yunanistan'ı deplasmanda 4-1 yendiğinde ondan iyisi olmayan; fakat bir iki şanssız puan kaybından sonra yerden yere vurulan büyük teknik adam.
(bkz: imparator)
(#2209656) bu entry ile malta maçı öncesi iki kelam ettiğim için bugün de bir şeyler deme hakkını kendimde görüyorum müsadenizle. sabah evdeki tamirat işleri nedeniyle yarım gün izin almış olduğum için öğlen 12'ye doğru ajanslarda ne var diyerek yıllardır yapmadığım bir aktivite olan haftaiçi gündüz evde tv seyretme olayına sardım. ntvde terim'in basın toplantısını görünce yaşadığım şehirdeki bomba paniğini dahi es geçerek seyretmeye başladım.
öncelikle beni şaşırtmadı. insani bir durum. insan yedisinde neyse yetmişinde de odur. hepimiz böyleyizdir. kabullenmek, eleştirene afferin bana çok güzel ayar vermişsin demek imkansız. deyinmek istediğim nokta bunun ötesinde olan durum. ben ders almam ders veririm, ben çok büyük başarılar kazandım, çok emek harcadım, gazeteclilik meslektir, vicdansızlık meslek değildir (sanki çalışma bakanlığı bürokratı, millet de onu merak ediyordu)gibi ifadeler artık baydı. ortada bir kötü gidiş var. yunanistan maçında da vardı. bugün daha da derinleşti. a milli takım kötü oynuyor, kötü yönetiliyor, oyuncu seçimleri kötü yapılıyor. bunlar benim kişisel beğenmemelerim değil evrensel kötüler. oyuncular oynadıkları liglerdeki performanslarına dahi ulaşamıyor. hal böyleyken çıkıp da doksanlı yıllardaki başarılardan bahsetmek manasız. çok şey değişti ve başlığığa adını veren teknik direktör çalıştırdığı son üç kulüp takımında net bir başarısızlık yaşadı. a milli takımdaki başarısızlık da burdan geliyor. hala bir travma içinde. bugün basın toplantısında böyle bir konuşma yapan hırstaki birinin başarısız hatta bir dönemi de işsiz 4-5 yıldan sonra nasıl bir travma içinde olduğunu varın hepberaber kestirelim. euro 2008'e katılabiliriz ama kaybettiğimiz yıllar 2010'da olmasa bu gidişle 2012'de kendini gösterir. ki sorunun tff boyutunu hiç ele almıyoruz şimdilik.
bu sabah itibari ile futbolcularımın kılına dokundurmam diye beyanat vermiş teknik adamdır.
fatih hocam yaptıkların asla tartışılmaz. hatta türkiyenin en büyük spor adamlarından biri olduğunu iddia etmek de mümkündür. ama hocam.. adamlar maltayı bile yenemeyecekler, basın ve halk da onları eleştirmeyecek. hatta sen de basına kızıp elemelerin sonuna kadar basına demeç vermeyeceksin. kusura bakma ama türkiye cumhuriyeti kimsenin babasının çiftliği değil. o topçular bu forma için harcadıkları bütün emeğin karşılığını hem ytl bazında hem de jeep bazında alıyorlarsa bu halk da malta rezilliğinin hesabını sorar.