fatih sultan mehmet , bellini ye portresini yaptırmadan önce, osmanlı ve venedik arasında süregelen çatışmalar vardı.
en sonunda venedik senatosu ile barış yapıldı. bu sebeple venedik, en yetenekli ressamı olan bellini yi fatih sultan mehmet' e portresini yapması için gönderdi.
bu bir nevi barış hediyesi idi. dinle değil diplomasi ile ilgili.
hiç de iddia edildiği kadar dindar bir padişah olmadığının kanıtlarından biridir.
malum, zaman ilerleyince yobaz tayfası resim yasağı konusundaki hassasiyetlerini bir kenara koydular. fakat söz konusu yasak fatih döneminde son derece ciddiye alınırdı. ne var ki fatih'in yobazlardan çekindiği filan yoktu. sarayına davet ettiği italyan ressam bellini'ye resmini
tabi ki bellini'nin protreleri kadar başarılı değiller. zira minyatür sanatında batı tarzı portrecilik yoktur. minyatür ekolünden gelen nakkaş sinan ağa'nın zorlanması normaldir.
fatih'e çocukluğunda kullandığı defterdeki batı tarzına öykünerek yapılmış çizimler, resim sanatına çocukluğundan beri ilgili olduğunu göstermektedir.
resimlerine bakanların şişman olduğu sonucuna varmasına sebep olmuştur. ne önemi varsa bilemem tabi!..
fakat söz konusu kişilerin gözlemleri doğrudur. resimler ömrünün son yıllarında yapılmıştır ve fatih o dönemde aşırı şişmandı. gut problemi de vardı.
resimlerin asıl önemi döneminin yobazlarına bir meydan okuma niteliği taşımalarıdır. yobazlar beslendikleri vakıfların bir çoğuna el koymasına ses çıkaramadıkları gibi, resimlere de laf edememişlerdir ama oğlu tahta geçtiğinde bellini'nin yaptığı resimleri satmışlardır.
kimisinin kıvırarak örtbas etmeye çalıştığı gerçektir.
ne yani? şimdi esat sucukçu muhasebecisi'yle arasını düzeltip, "barış hediyesidir" diye bir şişe şarap gönderse sucukçu muhasebecisi şarabı içecek mi?
yurdum insanı hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığı konularda tevil için götünden element uydururken şaşılacak kadar rahat!...
bellini fatih döneminde türkiye'ye gelen tek batılı sanatçı değildi. fatih hem bellini'yi, hem diğerlerini bizzat kendisi çağırdı. kaldı ki istanbul'u fetheder fethetmez çevresindeki sufilere yol vermiş, çok sayıda yabancı alim toplamıştı etrafında.
Türkiye'de birçok konuda kendisinden örnek verilir. Dini konularda da atıf yapılır. Bir hadise de Mazhar olduğu söylenir istanbul'u fethetmesiyle. Ancak bir başka örnek ise canlı özellikle insana ait suretlerin resimlerinin yapılması. Diğer bir konu ise yine sözlükte de konu olan eve insan resmi varsa o eve melek girmeyeceği konusunda. Peki bu tabloyu nereye koyacağız? Birine bu konuyu açtığımda ise onun da hataları olabileceği yönündeydi. Mesele onun hataları değil de daha çok her konuda örnek teşkil edecek bu şekilde birçok örneğin olması.
Mesela tiyatro, roman konusunda arası iyi olmayanların 2. Abdülhamit'in tiyatro, Opera ve roman konusundaki merakı da ayrı olarak değerlendirilebilir.