haberturk'e geçtiğinden beri medyadaki imajını yenilemeye başlayan gazeteci.açıkcası şu anki duruşu beğeniyorum. teke tek programları baya iyi oluyor şu sıralar.
18.07.2009 tarihli teke tek programında sözlük yazarları için aynen şu ifadeyi kullanan kişidir;
sözlük yazarları -ki kastedilen sanal sözlük yazarlarıdır- gerçek isimleri ile sıçana dönerler.
sayın altaylı'nın ıp adresi gibi bir şeyden haberi olmadığını varsayarak yorum yapmıyorum.
ülke gündemideki her konu ile ilgili yıpratıcı ve bölücü bir fikri olan, canlı yayında terörist başına başkanım diyen ama sadece bir defa haberi yapılan bildiğin köpek,
haberturk gazetesi 2. sayısının spor ekindeki "olmaz" başlıklı yazısında saçmalamayarak şaşırtmış adam.
bir de galatasaray liseli olduğunu o kadar alakasız belirtmiş ki 2. paragrafta; komik olmuş, gülünç olmuş.
akpkadıköy belediye başkan adayı ve kendisinin yakın dostu olan mimar dr.sinan genimi konuk ettiği 22 mart 2009 gecesi yayınlanan programda saçmasapan bir program gidişhatı izlemiş teke tek program yapımcısı ve sunucudur. insanlar televizyonları başında ciddi ve anlamlı bir tartışma beklerken, karşılarında iki yakın dost olan insanın tabiri caizse "enseye şaplak" muhabbetiyle karşılaşmışlardır. Şahsen bu durumdan hiç haz etmemiş olmama rağmen, programın daha ne kadar saçmalayabileceğini görmek adına sonuna kadar izledim. Kadıköy'de yaşamayan, kendi tabiriyle anadolu yakası'nı doğru dürüst bilmeyen fatih altaylı yakın dostuyla bir olup kadıköy'ün chp'li belediye başkanı selami öztürk'e "ver allah ver" sallamışlardır. Kişisel olarak selami öztürk'e zerre sempatim yoktur, kendisiyle herhangi bir ticari ilişki içerisinde de değilim. Ama meydanı boş bulmuşken bir insana, hele de rakibi sizin yakın dostunuz ise, onunla bir olup, etik sınırlar içine oturtmanın imkansız olduğu bir program konseptiyle "vurun kahpeye" muamelesi yapılması oldukça ahlak dışıdır. Nitekim selami öztürk sonradan cevap hakkını kullanmak üzere yayına bağlanmış, fakat orda da fatih altaylı binbir yolunu bularak bu hakkı sanki kendisi lütfediyormuş gibi ekrana yansıtmayı başarmıştır. sayın selami öztürk programın eşit olmayan şartlarda kendi aleyhine yürüdüğünü görünce "beni de programınızda konuk etmeniz gerekir ki kendimi eşit fıratlarda savunabileyim" diyince, sayın altaylı büyük bir vurdumduymazlık ve bırakın meslek etiğini, insan haklarına saygısızlığı da içeren bir üslupla "programıma kimi çağırıp çağırmayacağımı size mi soracağım?" diyerek inanılmaz derecede lümpen bir kabadayılık örneği sergilemiştir.
Bütün bunların akabininde program öyle sulanmıştır ki trüf mantarlarının kilosunun kaç para olduğundan tutun, levreğin kokup kokmadığına kadar gitmiştir. sinan genim'in mimar olmasına karşın büyük bir pervasızlıkla "fay hattı izmit'ten tekirdağ'a geçiyor, istanbul'a bir zarar vermez" görüşü de bütün bunların üstüne tuz biber ekmiş ayrı bir komedidir.
2 mayıs 2009 tarihli sade vatandaş isimli programın tekrar bölümünde münevver karabulut cinayeti ile ilgili gazetesinde bir kampanya başlattığını ve bunu sonuna dek sürdürmek istediğini belirten gazeteci.. söylediğine göre bu kampanyadan rahatsızlık duyanlar fatih altaylı'yı ''şiddetle'' uyararak, kampanyayı geri çekmesini salık vermişler..
çok şükür ki bu ülkede halen ''katillerin'' karşısında yer alacak olan ''vicdanlılar'' hala var..
çok popülist, çıkarcı olsa da değilim diyen bir yalancı hem de insanların gözlerininin içine baka baka enayi yerine koya koya, hep iyi yönlerim var benim ve çalıştığım grup hep dürüst diyen arabalara meraklı köşe yazarı, habertürk gazetesi genel yayın yönetmeni, teke tek sunucusu ve öyle görünmese de ciner grubu medya başkanı falan filan...
neyse bunlar zaten bilinen özellikleri ve abuklukları...
asıl değinmek istediğim konu süper hatta süper ötesi bir zırva yapmasıdır ki enerjinin korunumu kanununu falan çürüten büyük olduğunu zanneden zat...
nasıl yaptı peki bu zırvayı?
teke tek programında gazetesinin bilmem kaç kupona verecek olduğu manyetik etki altında dönen dünyayı kendi programı teke tek' e uyarlamış ve murat bardakçı ve başka bir kişiyle daha kendi kendilerine tanırken çocuk gibi abuk laflar ediyorlar ve bu lafların en okkalısı ise '' sürtünmeyi falan yok ediyoruz yahu sürtünme sıfır...'' dedi daha cümle tam bitmeden bastım küfürü... salak salak hareketler üflemeler, araya kağıt koymalar falan bi' görsen yani...
bi' de gerçekten bilimden haberi yok ''bunu bir çevirdiniz mi 2-3 saat dönüyor'' dedi... ulan dedim vay be ne adamlar ne konumlara gelmişler...
be adam sürtünme sıfır olursa sen o küreyi bi' döndürürsen sonsuza kadar döner 2-3 saat değil yüzde yüz verim üreten bi' bok da yok...
ayrıca kesinlikle ve kesinlikle ertuğrul özkök' ü hiç sevmez ama en büyük idolü ve özentisidir...
herşeyi önceden bilip egosunu tatmin etmek için ya tutarsa lan mantığı ile sallayıp, tutmadığında saman altı, tuttuğunda manşet yapan adam.
bir değil iki değil bu kaçıncı yahu. iki de mirde kendi yaptığı mükemmel!! gazeteciliği kendi köşesinden ballandıra ballandıra anlatacak kadar da bence! komplekslidir amcamız. Bırak da okuyanlar karar versin. iki günde bir diğer gazetelere laf sokarak kendini niye anlatma derdindesin köşende madem o kadar iyi gazetecisin.
alın size eşcinsel hakem haberi. 15 mayısda kendi köşesinde adama sorup eşcinsel değilim ben haber uydurma diyerek haberi çöpe attık ama diğer onursuz gazeteler doğruluğunu araştırmadan haber yaptı diye artistik yapıyorsun.
13 mayısta haberturk sitesi HT spor köşesinde aynı haberi yayınlıyorsun. internetten yayınlanınca kişilik ihlali yalan haber hak getire maksat gazetede yayınlamamak mı?
"Ben eşcinsel değilim" diyen bir kişinin bu açıklamasını haber yapmanın bile o kişinin haklarına bir saldırı olacağına karar verdik.
Özellikle Doğan Satmış ve Serdar Ali Çelikler, "Kişinin yaşadığı toplum içindeki pozisyonunu olumsuz etkileyebileceği ve özel yaşamını olumsuz etkileyeceği" gerekçesiyle bu haberin yapılmasına karşı çıktılar. HT Spor yayın yönetmeni Halil Özer de aynı görüşte olunca, bu haberi çöpe attık.
diye yazaraktan gazetecilik ve onur dersi verdiğin fatih altaylı haberi, her zaman olduğu gibi patlamış, o hakem 16 mayıs günü kanaltürk televizyonuna çıkıp cesurca, adındaki rumuzu, yüzündeki mozaiği kaldırtarak hakkını savunmuş ve eşcinsel olduğunu beyan etmiştir.
teke tek adlı programda yaşar nuri öztürk'e şöyle bir soru sormuşluğu olan, şu an bir gazetenin, daha önce de çeşitli medya organlarında patronluk yapan kimse;
"hocam şimdi kan grupları var; 'a', 'b', 'ab', '0'. hepimiz de adem ve havva'dan geliyoruz madem. şimdi diyelim ki adem'in kan grubu 'a' olsun, havva'nınki de 'b' olsun. iyi de hocam, bu '0' nedir neredendir o zaman?"
te allahım... mendel çaprazlasın seni emi!
a0(erkek) X b0(kadın) => 00(çocuk)
şu ilkokul biyoloji müfredatımı döktürdün ya bana...
kimlerin medyasını takip ediyor ya rabbi bu millet...
ne zaman adam olunacağını bildiğini sanan köşe yazarı. şu an tepe yöneticisi olduğu gazetede başı dik ve dürüst haber yaptığını iddia eder ama son ankara doğalgaz ihalesi haberi göstermiştir ki araştırma zahmetine katlanmadan köşesinden atıp tutmakta hatta kendi köşe yazsını gazetesine 9 sütun maşet yapmaktadır. ifadeleri narsist olduğu çağrışımı yapar.
abdullah öcalan'a başkanım diye hitap ettiği gün bitmiştir gözümde. hatta ali sami yen'de bir galatasaray fenerbahçe maçında, fenerbahçe'li bir yönetici kafasına kül tablası vurduğunda sevinmişliğim bile var.
habertürk gazetesi daha çıkmadan önce, emin çölaşan a, turgay ciner ile beraber teklif götürüp, kabul ettiren, sözleşme imzalatıp, sözleşmenin tüm nüshalarına el koyan gazeteci.
1 ağustos 2008 itibarı ile işe aldıkları çölaşan a, aylığı 25 bin tl. den ödeme yapmaya başlayan ve kendi adından emin çölaşan ın hesabına üç ay süre zarfında toplamda 75 bin tl. para yatıran ancak daha sonra, başbakanlık müsteşarı akif beki in talimatı ve "nah çıkarırlar gazeteyi" lafından sonra çölaşan a hiçbir açıklama yapmadan sözleşmesini fes eden gazeteci.
bu demek oluyor ki, turgay ciner in sahibi olduğu ve altaylı nın genel yayın yönetmeni olduğu habertürk gazetesi de iktidardan payını almış zamanında. tıpkı doğan holding bünyesine bağlı tüm medya birimleri gibi.
son dönemde 180 derece dönerek rotasını değiştirmiş olup, şaşkınlık yaratan şahsiyet. e artık korku imparatorluğuna yaşıyoruz ya, doğaldır. bokumuzdan korkar hale geldik be kardeşim adam ne yapsın?