tanışmanın bir türlü nasib olmadığı inşallah olsa da tanışamayacağımıza beni inandıran yazar arkadaş*
tanışma muhabbetimiz de muhakkak şöyle olacaktır:
chemsuk: c
fatal: f
c -merhaba
f -merhaba, nick neydi?
c -chemsuk... senin?
f -hadi ya! sonunda tanışmış olduk, ben de fatal, hatırlarsın, the messengers*
c -aaaa hatırladım ya, hani şu şey, ben yaz...
f -bi kere 3 tane "a" olmalıydı, "aaa" gibi, sonra cümlenin sonuna "ya" koyma, yakışmıyor.
c -heo, tamam kardeşim. eee sen na...
f -pardon lafını kestim,
c -buyur.
f -ya şimdi biz kardeş değiliz di mi yani hani oraya dost, arkadaş desen sanki...
c -yok biz izmitliler alışığızdır böyle kardeşim demeye ondan...
f -olsun sen dostum arkadaşım dersen, hani daha yakışık kaçar...
c -diyosun, tamam o zaman. ee kard... hıhıhhh, arkadaşım, nası gid...
f -ya bak şimdi seni de zan altında bırakmayım, istersen kardeşim de yani öyle rahat ediyosan,
c -aaaa bizim grup şurdaydı, şunlara bi görünüp geliyim ben abi, birazdan geliyorum bekle...
f -ya oraya 3 tane "a" koy...say...dın. offf, bu insanlar bir türlü doğru bilgi girmeyi öğrenemeyecek...
dedim. dedim ben ama yanlış anlaşılmasın yoksa bu şekilde detay insanı olmamakla beraber yardımcı olmak istemesi ile gündemime gelmiş, beni gammazlardan korumak suretiyle uyarı üstüne uyaran "çok saolasın" yazarı olmuştur kendimce.
ankaraya ilk kez gelmesi sebebiyle ankara topluluğunu anıtkabire götürerek bir kez daha çok büyük yollar aşıpta bugüne gelmiş olduğumuzu ve elimizdekini kaybetmemek için çok çalışmamız, mahlukatlara yol vermememiz gerektiğini hatırlatmış çok sevgili yazar kişisi.
yoldas yazar, kisacik ankara muhabbetinde ayni mentale sahip oldugumuzu fark ettiren..
iyi ki de gelmis, yine gelsin.. gerci her ne kadar bir takim isteklerini yerine getirememis olsak da ** ankara'da her yer asma alti.. *
g.e.:
fatal, dost dosta ayar verebilir mi
FataL:
dost iseler ayarı ziklememeliler sanırım
FataL:
yoksa ayar dediğin nedir ki
g.e.:
tamam ben sana bi ayar veriym o zaman
g.e.:
kusura bakmazsın artık
FataL:
okiş
FataL:
nereye ne yazdığını söyle de
g.e.: sana giricem
FataL:
tamam
FataL:
dilediğini yazabilirsin
FataL:
kendi nick altın gibi davran
g.e.:
saol ya
FataL:
içinden geçen herşeyi yazabilirsin
g.e.:
ahahahhaha
son günlerde açtığı başlıklarla sözlüğün içine sıçan, tespit meraklısı bir gerizekalıyı habire kollayan tarzda entry'ler girdiği için canımı sıkan, sinirlendiren, içimde kafa atma ihtiyacı doğuran yazar kişisidir.
ya acaba bu da bir çeşit tepki gösterisi mi, yoksa...üst komşusunun 10 yaşındaki oğlu falan mı o kişi. detaylı bir açıklama bekliyorum kendisinden.
organizatörlük ayağına 10 metrekarelik alana 30 tane yazar atıyor ya vallahi helÂl olsun. garsonluğu daha iyi beceriyor ancak. fazlasını beklemiyoruz...gel sana organizasyon hakkında iki şey öğreteyim. hıh...
son olarak buradan kendisine çok sevdiğim bir şarkıdan bir kuple gönderiyorum, yok lan ne göndericem, başka birisine gitsin bu, sen aracım ol;
"hayatta hiçbir şeyim az olmadıııı senin kadar,
hiçbir şeyiii istemediiiim seni istedigim kadar.
sende başınıı alıp gitmeee ne oluur.
ne olur tut ellerimiiiiiii."
iş yemeğe gelince damak tatlarının farklılığından bölünen aziz istanbul zirvesinde benim söylentilerime "-kıs kısmısı fazla konuşmaz " diyerek beni susturmaya çalışmış lakin başarılı olamamış olan yazar arkadaş . *