bir de tabii cd kutuları ters açılır üstadın *, tatlı bir şaşkınlıktır, sürprizdir, 'nasıl yani' dedirtir ilk anda. e, malum, arap alfabesiyle yazılır farsça da *...
kendisini, ''varlıkla yokluk arasında bir yerde yaşayan, herhangi bir nesne, sesin bedenine çarpıp bölündüğü bir kütle'' şeklinde tanımlayan ses bilimci.
gönül tellerimizi titretir, gözlerimizin tozunu alır. zaten farjad feryad diye okunur.. bide deniz seki adlı vatandaş hemen yürütmüştür en güzel parçasını.
robaaheh Jaan'dan girip önce bi şöyle sallar, notalar aracılığıyla nerede ve ne yaptığınızı size fısıldar. sonra anlattıkça anlatmaya başlar üstat. Gisoo Anroozha'dan dem vurmaya başladıkça, notalar "gözlerini kapat usta" diye mırıldanır. ardından Mosafer diye çırpınır amcam, "her şeye rağmen yaşamak güzel ulan" diye bir söz alır ağzınızdan. ama oyun oynamayı da pek sever hani. pari kojaie'yi dayar aniden. şaşkın şaşkın bakışlarınızı izledikten sonra bitirici vuruşu yapar. ve Anroozha 2'nin 4. parçasından sonrasını dinlemek artık pek mümkün değildir. bi uyuma hissi, bi baymışlık. fellik fellik mendil aramak. yazmaya mecal kalmamak..
bir kere dinleme sonrası üzerinde bıraktığı etki ile durmadan dinlemeye başlayacağınız mars lı müzisyen zira bu bir dünyalı olamaz..
(bkz: yok boyle bir şey)
(bkz: robaaheh jaan)
dinlediğiniz anda mevsim ne olursa olsun, size sonbaharı getiren keman virtüözü .. kemanı ağlatır, sizi de keman yerine koyar ağlatır, ağlaya ağlaya bir hal olur ve "bir daha dinlemiycem lan .. sanki ekmek paramı veriyor terbiyesiz" dersiniz ama hiç beklemediğiniz bir anda gene karşınıza çıkar ve size saatlerce taghtam deh ve deyad gity dinletir .. çok fenadır ..**