türk insanına klasik müzik dinleten adam.
klasik müziğin türk insanına ters gelen yönü keman nağmelerinin batı ezgileriyle çalınm ası ve bizim kulağımızı tırmalamasıydı. ama farid farjad klasik müzik yaparken kemanı doğu enstrümanı gibi kullanıp amiyane tabirle kemanı ağlattığı için bize hoş geliyor.
vivaldi'den four seasons dinlerken bile yahu bu ezgi kulağımda hafifi bir acılık bırakıyor diyen insanlar farid farjad'ı pür dikkat dinlemekte ve pürüzsüz bir zevk almaktalar. bu adamı büyük yapan sanırım müziğe, ahenk ve acı katması.
keman gibi bir batı esntürmanının içine doğunun hüznünü, acısını katarak mükemmel bir tarz yaratmıştır. bir süre dinledikten sonra bir eserin ona ait olup olmadığını pek de zorlanmadan söyleyebilirsiniz, o kadar özgündür.
ne zaman dinlesem 'sen ne acilar cektin be adam boyle' diye dusunurken buluyorum kendimi ...mecnun olup collere mi dustun? evlat acisi mi cektin? ata topragindan mi suruldun? yasarken mi oldun? yok benim kafam almiyor bu notalari, icime oturuyorlar sade...
gerçek müzik insanı. kemanıyla duygulandıran, coşturan üstad. sessizlikte ve loş bir ışıkta dinlendiğinde insana ruhani yolculuk yaptırıyor. alıp götürüyor.
Anroozha albümlerini açıp, tüm sessizliği içli keman sesine boğan, eskileri hatırlatıp efkarlandıran virtüöz. fonda sarı gelin çalarken hayatınızın gözlerinizin önünden akıp geçmesine şaşırabilirsiniz. ama akşam üstü dinleyeceksin, etrafta henüz iş çıkışı koşuşturması yokken.
bildiğim kadarıyla iran devriminden sonra ülkesinden sürgün edilmiştir. ankara da ki konseri çok büyük ilgi görmesine rağmen izmir de ki konseri reklamlama da ki eksiklikten dolayı yeterli ilgiyi görememiştir.