temposu hemen hemen aynı şekilde devam eden, izlenesi kara film! polis kadının filmin sonunda dediği gibi olayın özeti; "bir miktar para için değer miydi?" her yerde kar vardır ve o soğukluk iyi verilmiştir. bunun karşısında da ev ortamının sıcaklığı bazı sahnelerde görülmektedir.
filmde yaşanan olayların gerçek olduğu iddiası muhtemelen izlenirliğini arttırmıştır. gerilim ve mizahın çok ince ayarda tutulmuş olması ayrı bir güzellik tabi!
iki kelimeden biri yeahtır, bir yerden sonra adamı baymaya başlar!
Coen'lerin belki de en önemli filmidir "Fargo". "The Hudsucker Proxy" gibi başarılı olmuş bir filmden sonra herhalde bu denli bir film kimse beklemiyordu ki bu film onun da başarısını geçti. Hatta film için kült film diyebiliriz. Coen'ler deyince akla "Fargo" gelir oldu artık.
87 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden uyarlanan film; karısının babasından para koparmak için karısını iki adam tutup fidye istemeleri için kaçırttırması ve hamile bir dedektif etrafında geçer. Filmin bu kadar başarılı olması; üst düzeye senaryosuna, başarılı oyunculuklara, müziklere ve verdiği mesajlara bağlıdır. Filmdeki diyaloglarda çok keyifli ve günlük hayatımızda duymaya alışkın olduğumuz cinsten. Ayrıca güzel esprilerde yer alıyor. Coen'ler filmde iç karartıcı olayları, trajikomik bir şekilde filme aktarmış. Bu bağlamda Tarantinovari bir film de diyebiliriz, tabii senaryoyu da bu bağlama katmak şartıyla. Filmdeki verilen mesajlar çok başarılı bir şekilde gönderilmiş. Amerikan toplumunun yaşamı, her gün aynı şeyi yapmaları kısacası hayatın monotonluğu ve bazı şeylerin önemsenmemesi filmde çok güzel eleştiriliyor. Senaryo o kadar akıcı ve sürprizlere açık ki her ana izleyiciyi şaşırtıyor Coen'ler. Filmde şiddet de üst seviyede kullanılmış.
Filmdeki oyuncu seçimi ve bu oyunculuklar da çok başarılı. Zaten 2 Oscar'lı filmin bir Oscar'ı Frances McDormand'a diğeri ise senaryo dalında Coen'lere gitmişti. Bir diğer başarılı oyunculuk da William H. Macy'nin oyunculuğu. Çaresiz, ne yapacağı belirsiz ve son derece şansız bir kişiyi çok başarılı bir şekilde canlandırmış. Ayrıca Steve Buscemi'nin oyunculuğunu da unutmamak gerek, "Reservoir Dogs"tan zihinlerimizde yer etmişti.
Filmde yer alan "Scarface"e yapılmış bir göndermeyi de yazayım. Carl(Buscemi) yaralanmış bir şekilde ortağının yanına gelir ve "Sen bir de diğer adamı gör" der. Bu düpedüz "Scarface" göndermesidir. Bu cümlenin aynısı o filmde de geçer.
Filmle alakalı bir duyumumu da yazayım. Filmi izledikten sonra bir kişi, evinden kalkıp o saklanan parayı bulmaya geliyor ve onu ararken donarak ölüyor. Bir başka duyumum da filmin gerçekleri tam olarak yansıtmadığı ve sadece filmin etkileyici olabilmesi için filmin başına öyle yazılmış olmasıdır; fakat ne kadarı doğrudur bilemeyeceğim.
işte böyle bir film "Fargo". Zamanın da bu denli tartışılmış ve 90'ların kuşkusuz en iyilerinden. Filmi izlerken "Para insanlara neler yaptırıyor?" demekten kendinizi alamayacağınız, son derece keyifli diyalogları olan, klasik bir Coen'ler filmi.
bu filmin başrolündeki hamile polis margie'nin kocasıyla olan ilişkisi hoş bir detaydır bence. sabahın köründe, daha hava aydınlanmadan gelen telefonla karısının gitmek zorunda olduğunu görünce kocası da kalkmak için yeltenir, bir şeyler hazırlayayım sana, kahvaltı etmeden gitme diye. karısı "yat sen" diye üstelese de kalkar yine de inatla.
bundan daha büyük bir sevgi ifadesi olamaz herhalde, sabahın beşinde bir adamı yataktan kaldıran sevgi önünde saygıyla eğilirim arkadaş.
uzun zamandır kavuşmayı beklediğim türden üst düzey bir dizi.
-kurgusu sağlam, asla sıkmıyor.
-diyalogları şahane, özellikler karakterlerin anlattıkları anekdotların bölümlerle olan bağlantısı.
-kamera açıları çok hoş, sondan başa doğru gidiş ve bazı sahnelerdeki odaklamalar beni benden aldı cidden.
-mekan benim için mükemmel ötesi, her yer kar kış tam ağzıma layık. çekimler kanada'da yapılıyormuş belki de ondan dizide duyduğumuz en ağır küfür "heck". o da küfür sayılırsa artık.
-oyunculuğa dair söyleyebileceğim pek bir şey yok, martin freeman'ı beğenmeyenler olmuş ama ben üstesinden geldiğini düşünüyorum. ama tüm kast bir yana lorne malvo'yu canlandıran billy bob thornton döktürmüş. başka bir açıklaması olamaz böyle bir oyunculuğun, sonra villain sevince adımız çıkıyor; nasıl sevilmez arkadaş!
-ilk sezon gayet iyiydi. böyle bitse de olurmuş ama kıyamamış ikinci sezonu da koymuşlar, iyi yapmışlar. muhtemelen sioux falls cinayetleri işlenecektir. ilk sezon kadar iyi olur diye umuyorum.
bu arada son olarak nasıl ki futbol asla sadece futbol değildir ise fargo da asla sadece polisiye değildir. aksini iddia edenle kötü kavga ederim.
edit: son olarak kısmına ek olarak; yeni bir diziye başlamama kararımı bu diziyi önererek yerle bir eden -iyiki de eden- sevgili cok uzaktan gecen bir gemiye teşekkürler teşekkürler!