bir south park veya bir simpsons'ı herkes sevebilir ancak bir family guy'ı herkes sevemez efendim. dizinin espri anlaşıyı okadar farklıdır ki ancak bu anlayışa sahip insanlar izlemekten keyif alırlar, kalan kesim anlamaz, "neresi komik bunun" ya da "espiri mi yaptı" diyceklerdir hatta.
bu anlayışla dikkatlice izleyen herkes family guy'da ki karakterlerin nerdeyse hepsinin hareketlerinden tutun verdikleri absürd cevaplarına kadar hakkaten gelişigüzel yapılmadığını anlayabilirler.
dizide sürekli olarak geriye dönen 40-50 saniyelik flashback'ler de bunun bir parçasıdır, öyle anlamsız ya da saçma olaylar üzerine alakasız flashaback'ler girerler ki komik hale gelir.
mesela bir bölümde stewie aşırı üşüyor, brian da ona "kendini sıcak bir yerde hayal et" diyor. bunun üzerine stewie hayal etmeye başlıyor, kolunda 2 kızla kumarhaneye gidiyor, kazanıp duruyor, kızlar ona kur yapıyor, herşey çok süper gidiyor, ardından kaybetmeye başlıyor, kızlar gidiyor, stewie herşeyini kaybettikten sonra otobüse binip uzaklaşıyor.
yani hayal edilen şey ana fikirden uzaklaşmış oluyor, beklendiği gibi bitirmeyip bu şekilde kendi flashback olaylarını ti'ye alıyorlar.
sonuç olarak demek istediğim: diğer komedi dizileri gibi family guy sadece espri üzerinden götürmüyor, güldürme işini çok dolaylı yapıyor. çoğu insan bunu anlamadığı için komik bulmuyor ama aslında cidden hayattaki komiğimize giden her detayı kullanıyorlar.
"her sigara içen, yakışıklı ve yalnız erkekten film olmaz ayrıca ambulans sirenleriniz gay lerin sevişme sesine benziyor." repliğiyle fransızlara giydiren sürekli terse çakan esprileri hoş, hızlı diyaloglarını takip etmesi zor, yetişkin çizgi filmidir.
yapımcısı seth macfarlane ateist olduğundan sıklıkla ilahi dinlere göndermeler yapar. emilia clarke'i gördükten sonra imana gelmesini bekliyoruz kendisinin.