son sezonu cidden rezalet ötesi olan dizi. south park da aynı şekilde son sezonu itibariyle. simpsons desen 22-23 sezon olmuş ama artık devri geçti, american dad falan da yalan. ne izleyeceğiz lan biz.
sadece stewie için dahi izlenilesi dizi. acayip derecede simpsons çakması olmasına rağmen yolunu bulmuştur, güzeldir. ancak gereksiz yere uzatılan sahneler bayıyor. örneğin peter'in acı içinde inleyişini üç dakika boyunca gösteriyorlar, her bölümde bu tarz bir sahne var.
tüm dünya da izlenmiş, hafızalar da yer etmiş filmler ile arası iyi olanların daha bir keyif alarak izleyecekleri çizgi dizi.
bazı bölümleri keyif verici olsa da bazı bölümleri zaman kaybıdır bunun altında daha çok amerikan izleyicisi ile olan münasebeti iyi tutmak amaçlı repliklerin bolca kullanılması yatmaktadır.
şu linkten tüm sezonları alt yazılı izleyebilirsiniz. şahsen ben öyle yapıyorum. bıkana kadar gidecem bakalım. 5. sezonun ilk üç bölümünü izledim. dikkatimi çeken yerler olursa burda yazmaktan çekinmem*:
bir kaç bölümünü arka arkaya izlediğinizde mantık hataları bulabilirsiniz. örneğin bir bölümde brain stewie yerde ölü taklidi yaparken klozete havlu atıp sifonu çekiyor ve klozet suyu taşıyor tabi. ama ileriki bir bölümde brain ne hikmetse klozeti nasıl kullanacağını bilmiyor. hatta sifonu çekince çıkan sesten korkuyor. belki bu mantık hatasını kasıtlı yapmışlardır. veya senaristlerin zikinde bile değildir. ama bunu yazmak gerek.
milliyetçilik duyguları kabarıp amerikan bayrağı desenli takım elbise giyen petera stewienin özgürlük heykelinin pezevengi gibi olmuşsun demesiyle yarmıştır.
peterin gay geni alıp gay olduğu bölüm de komiktir. eller meller komedi ya. çizgi filmdeki her karakter her role yakışıyo. peterdan gay olduysa megden apaçi bile olabilir. hele stewie kadın oluyo yakışıyo psikopat oluyo yakışıyo havalı genç oluyo yakışıyo süper bir karakter.
amerikanın her türlü değeriyle dalga geçer. hiç çekinmez. hatta bir bölümünde. koyu solcu köpek brian sağcı kesimin uç isimlerinden birinin kitabını okur ve sağcı olmaya karar verir. evin annesi louis ise sağcılardaki mantık hatalarını anlatırken madem o kadar dindarsınız müslümanları niye sevmiyosunuz der. o sağcı kesimin uç ismi dediğim adam da ibadethaneleri çok uzun korkuyoruz der.
bir bölümde de louisin yahudi olduğunu öğrenen kocası peter louis yabancılık çekmesin diye yahudi gibi davranmaya başlar ve yahudilikle hristiyanlığın çok benzediğini söyler. brian da aslında üç büyük ilahi din arasında bir fark yok müslümanlık da hristiyanlğa benzer deyince peter abartma lan der.
petera rodeoda yenildiği damızlık boğanın tecavüz etmesi de çok komiktir.
evet o bölümde çok kere tecavüze uğramıştı zavallı peter.*
tecavüz eden boğanın peterı arayıp sevişesim geldi atla gel hemen demesi ve peterın da gitmesi de yara adamı.
seslnedirme görüntülerinin de gayet komik olduğu çizgi dizi. seslendirmelerde gördüğümüz kadarıyla brian stewie quagmire ve peteri seslendiren seth macfalenein gerçekten yüksek ses perdesine sahip olduğunu görüyoruz. louisi seslnediren alex borsteinin louisin aksine kısa ve şişman. megi seslendiren mila kunisin ise megin tam tersi gayet sesksi olduğunu ve sethin milayı kestiğini gayet net görüyoruz. ayrıca clevelandı seslndiren adamın zenci değil beyaz olması da ayrı bi ilginçlik katıyor olaya.
dizinin yaratıcısı seth macfarlane, brain ve stewie dahil dizinin pek çok karakterini kendisi seslendirmektedir. ancak macfarlane' in politik düşüncelerini paylaşan tek karakter ailenin köpeği brian. what the hell deyimi dizinin her bölümünde mutlaka geçiyor
dizi bazı ülkelerde yasaklı. bu ülkeler; endonezya, tayvan, vietnam, iran, güney kore, malezya ve güney afrika. açıkçası bunu yazarken muzır bilmem ne kurulundan da çekinmiyor değilim. bu diziyi çocuk çizgi filmi zannediyor olmaları muhtemel ve eskaza bu entryi okurlarsa yasaklarlar diye düşünüyorum. chris' i seslendiren seth green, the silent of the lambs filmindeki seri katil buffalo bill den esinlenmiş.
çizimlerinden olsa gerek bana the simpsons ve south park'tan daha samimi ve sıcak gelen çizgi dizi. ayrıca beni surfin bird ve dust in the wind şarkılarıyla tanıştırdığı için çok minnet duymaktayım yapımcılarına.
osmanlı imparatorluğuna da selam çakmış dizidir. ottoman ingilizce minder demek olduğundan ottoman empire minder impRATORLUĞU ANlamına geliyor. ordaki adam da ayağını mindere uzatmış işte benim imparatorluğum bunun üzerine* kurulmalı diyor.