son dönem modernizm açılımlar incelendiğinde, aslında yanlış bir saptama yapılmış olan genelleme. zira yeni modern gençliğin, çıkış noktası itibariyle postmodern dış görünümü yenilik olarak dayattığı, bunu da kapital pazarlama mantığı ile gözümüze soktuğu bir yanılgıdır. çarşıda, pazarda o kadar rahatsız edici görüntüler ile karşılaşmaktayım ki bu durum artık farklılaşmanın benzeşmesi ile tikyy-yozlaşmış bir şekilde normalleşmiştir. tam olarak anlayamadığım bir başka durum ise elit kesim şeklinde tanımlanan zümreler ile al tabaka arasında, aynı şeyler giyinilse dahi ortaya konulan farklılaşma. yoksa parası var diye o her b.ku yiyecek alt tabaka da b.k yemese de sürçülü ihsan eyleyecek. yok öyle yağma tikyy can...
nasıl giyindiklerinden önce, ellerine ayda kaç para geçiyor diye sorulması gereken kişi. ayrıca realiteden de bahsedildiği üzere, o insan için ne giydiğinin bir önemi yoktur, onun için önemli olan akşam ne yiyeceğidir, evine nasıl yemek götüreceğidir asıl önemli olan. kötü giyinmelerinin asıl sebebi, giyimini düşünene kadar, düşünmesi gereken birçok şey olduğudur.
nasreddin hoca boşuna dememiş, ye kürküm ye diye, sözlük bile böyle düşündükten sonra. biraz empati.
-fetiii, olım çok rüküşün laaa, heheee
-yuh, daha yeni 10 senesi oluyo lan, ne rüküşü, gıcır gıcır evelallah...kendinkine bak sen!
-olım ben bunu nerden aldım biliyon mu! bit pazarının en daşşaklı seyyarı sansar necmiden *
-kaça aldın ki?
-vala o zamanın parasıyla 5 kuruşa
-ne zamanki o zaman?
-bizim rahmetli sansarın bıyıkları yeni terlemişti...öldü işte yaşlılıktan, avaz avaz bağırmaktan, sen hesap et işte...
öyle iğrençler işte bu fakirler, ıyyy, öldürcen hepsini, kurtulcan kötü giyinenlerden...
"yoksul insanların çok iyi giyinecek parası olmadığından dolayıdır." herkes anasının karnından zengin doğmuyor. birileri yoksulluktan parasızlıktan giyinemez, diğerleride paranın çokluğundan saçmalar durur işte..
fakirlik başka pislik başka. insan fakir olsada temiz giyinmelidir. giyim bir bakıma insanın karakterinin belirtisidir. giyim ayrıca zevk işidir. fakir insanların elbiseden önce yeme ve barınma ihtiyacı vardır. güzel giyinmek marka giyinmek değil. önemli olan elindeki elbiselerden güzel bir nüans oluşturmaktır. sadece giyimde insanları değerlendirmeye yetmez...
Başlık bir facia içeriği ayrı bir facia, isviçrede mi yaşıyoruz? Yemek için ekmeği olmayan halk açlıktan kaburgaları sayıldığı için,üzerlerine en şık markayı da giyseler yakışmayacaktır. Millet açlık derdinde açılan başlığa bak, resmen rezalet. Ha bir de derler ya ne elbiseler gördüm içinde insan yok,o geldi bir de aklıma nedense başlığı görünce.
ilginç bir şekilde benim de dikkatimi çeken olay. niyeyse çok kötü giyiniyor bunlar. hayır piyasada onca moda dergisi var; git, al, oku, sınıf atla di mi? neyin peşindeler bazen hakikaten anlamıyorum!