Alman milli takımının formasınıda giymiş, ligin en iyi ön libero oyuncularından.
Çok hızlı koşmaz, ama koşar. %120 vermeye çalışır her maçında.
Golcü değildir, gol atar. Çabası vardır çünkü. Çektiği şut sabrivari bile olsa tribünden küfür yemez.
Güçlüdür, profesyoneldir, savaşçıdır. Bu tip oyuncular fenerbahçe' de alex, galatasaray' da melo olarak gözlemlenebilir. Alex dakika 90' da boş kaleye kaçırsa kimse ses çıkarmaz. Maç sonu 2-3 konuşulur unutulur. Melo pas yerine şut çeker, maç sonrası kritiğinden sonra hatırlanmaz bile. Çünkü kulübü için savaşan adamlardır bunlar. Ernst' te öyle işte. Ligimizin panzeri.
brezzars'taki kel adam olduğundan feci şekilde işkillenmeye başladığım beşiktaştaki tokmakçı tipli alman futbolcu. Alman disipliniyle z.ker af edersin...
genelde alamanların, sert ve soğukkanlı olduklarını duşunurdum ama ersan gulumun kampta sakatlandığı sıradaki mimik ve hareketleri sonucu almanlarin icinden de insan evladı cikabileceğini gostermiş futbolcudur.
33-34 yaşında adam, onlarca maçtır aralıksız takımın en çok mücadele eden adamlarından birisi, dinlenmedi etmedi;
dün 88. dakikada bizim ceza alanından rakip ceza alanına bir deparı var ki; bunu kaç futbolcu yapabilir bilmiyorum. ismail, necip, hilbert falan belki yapamaz. bu adam böyle bir adam yani. ihtiyacın olan her yerde. takım defansının bel kemiği, komutanı.
fazla söze gerek yok. üstün alman teknolojisi.
http://www.ligtv.com.tr/v...=1&r=1&hid=103717
profesyonellik abidesi olmasının yanında iyi derecedeki ingilizcesi, ve ingilizcesiyle oldukça güzel mesajlar verebilmesiyle de dikkat çeken beşiktaş'ın en önemli taşlarından.
ben bu adamın ileride önemli bir teknik adam olacağını düşünüyorum. umarım dediğim gibi olur ve en güzel yıllarını da beşiktaş'ın hocası olarak geçirir. gerçekten isterim bunu.
Eski direncini yitirdi mi bilmem ama son maçlarda savunma anlamında eksik kalıyor. ayrıca kendisi bir AMC veya MC değildir. tam anlamıyla bir dmc dir ernst. bu bakımdan oynadığı pozisyondan ötürü* de olabilir bu savunma sıkıntısı.
beşiktaşın tartışmasız bir şekilde , ilk onbire isminin yazılması gereken ilk kişidir fabian . formu giderek yükselmektedir ancak 2009 ve 2010 yıllarındaki gibi değildir. belki de yaşından ötürü düşmektedir performansı ancak bu adam bize niye önceden gelmedi ki diye çok hayıflanıyoruz orası kesin .eskiden kaleye çok sık şut atardı ama artık onu da yapmamakta ayrıca melih gümüşbıçak ın ; "fabiaaan eeeeeeeeeeeernssttt dışarııyyaaaaa "
haykırışı da orgazm sebebeidir benim için .
''yüzde 70 bruce willis yüzde 30 brad pitt karışımı'' olan ve saçları olsa kıvanç tatlıtuğ gibi yerli sarışınlardan çok daha yakışıklı olacak olan başarılı oyuncu...aslında kel hali de çok karizma..yani kelliğin bu kadar yakıştığı insan azdır herhalde..
beşiktaş'ın sağ kolu, sol kolu, yüreği.
gece kulübünden beşiktaş'a vakit ayıramayan futbolcularımıza tapmak yerine ernst gibi, necip gibi, hilbert gibi hatta ve hatta inanılmaz antipati duyduğum holosko gibi futbolculara gerekli değeri vermeyi öğrenmemiz gerekiyor sanırım.
başarı hiç bir zaman "yıldız" olup sahada takımı için hiçbir şey yapmayan futbolcularla gelmez.
başarı; ernst gibi adamların çoğunlukta bulunduğu, ernst gibi olmayanların barınamadığı, dışlandığı takımlarla gelir.
carvalhal'e bu yolda sonuna kadar destek veriyorum. helal olsun. umarım tayfur hoca çıktığında ikisi mükemmel bir ekip olarak yıllarca başımızda kalırlar.
serdal reis de bu takıma başkan olur inşallah. bunu demeden edemeyeceğim.