edit-ül tekzip: hani bir aralar modaydı sözlükte; online yazar listesine bakılıp yazar*hakkında başlık açılıp entry girme yarışı. ne günlerdi be sözlük. şimdi kabul görmüyor böyle şeyler. evet yazar olmuş da mesaj atıyor kişisi. *
edit-ül hayret: adam 500. entry devireli bir hafta olacak hala ilk entry çaylak maylak. helal olsun yazarı.
kekleme konusunda uzmanlığı olan yazar. hatta o kadar başarılı ki sizi saatlerce uyutur da haberiniz bile olmaz. gerçeği öğrenseniz de inanasınız gelmez o derece yani. keklendim ordan biliyorum. *
yeni yeni tanimama ragmen sicak birisine benziyor. sesinde soguk bir sicaklik var; yani samimi ama mesafeli birisi havalari. ayrica "ay pardon" olayi tamamen koparmistir.
vapurda dışarıda oturmaktır soguktan donarken, taksimde yürürken sırılsıklam olmaktır yagan yagmurda.
4 saat boyunca uyumaktır cafede, uyanıpta tekrar tekrar uyamaktır.
yatmadan once yapılan yastık savasıdır, gecenin bir vakti yapılan kahvaltıdır en lezizinden.
deniz otobusune yetişmek icin koşmaktır, koşupta soluklanmaktır yanında... tabu'dur yenildigi, trivial pursuit'tir hezimete ugrattıgı, ama en çok pokerdir bol chiplisinden.
ama en önemlisi, iyi ki var olan'dır ve hep var olacak olan...
melekler, yıldızlar ve tüm periler seninle olsun, mutlu yıllar.
ps: guess what?*
"hey, ain't it good to know that you've got a friend?
people can be so cold.
they'll hurt you and desert you.
well they'll take your soul if you let them.
oh yeah, but don't you let them.
you just call out my name and you know wherever i am
i'll come running to see you again."
Bir garip adamdır, evet..
Dengesizdir. Davranışları kimi zamanlarda değişiklik gösterir. Bir bakarsınız; tamamen hayat dolu, uçuk kaçık, yüzü her daim gülümseyen (ya da gülümsemeye çalışan...), mutlu olan (ya da mutlu olmaya çalışan...) bir adamdır. Bir bakarsınız; köküne kadar depresyon ve melankoliye batmış, hayattan soğumuş, sönmüş roldeki bir tiyatrocu. Her şeyden vazgeçmiş, boşvermiş... Kendince boş bir sahnede oturur halde.. Bir bakarsınız; iki gün sonraki vizesine çalışmaya başlamıştır. Bir bakarsınız; yarına üç tane vizesi olduğu halde çalışmaz, umursamaz. Bir bakarsınız; pireyi deve yapan, en küçük şeyi bile büyüten, kalbinin dakikada atma rekoru kırdığı o abartıcı yapısı kaybolmuştur, hiçbir şeyi düşünmez, sonunu aklına getirmez, olabildiğince rahat olur.
Gönlünü kaptırır. Belki zor, belki kolay... Ama kaptırdığında tam kaptırmaktadır. Belki iyi, belki kötü... Düşünür.. Geleceğe yönelik hayaller kurar.. Bağlar kendini.. Gece gündüz gönlünü kaptırdığı kişiyi kafasından çıkaramaz. Hep o'nu düşünür; o, kendini düşünülmüyor sansa da.. Fakat bunların sonu hep aynıdır. Hep hüsran, hep acı, hep üzüntü.. Şanssızlığından mı diyelim, bahtsızlığından mı, bir türlü istediği mutluluğu bulamaz. Bulduğunu sandığı anda, puf diye elinden uçup gider; bir hayal misali. Sürekli ıskalamıştır mutluluğu, bir türlü yakalayamamıştır onu..
Lanet eder bazen.. "Nasıl yapmışım bu hatayı ?", "Nasıl kaptırmışım kalbimi ?" diye.. Bazen de; "Neden olmadı ?", "Neresi yanlıştı ?", "Nasıl böyle oldu ?", "Niçin ?" gibi sorulara bir girdap misali bağlanır ve kaybolur gider...
Kendince bilir.. Mutluluğu en çok hak edenlerdendir.
Bilir.. Mutluluğu bir bulsa, onu o kadar çok el üstünde tutacaktır ki..
Bilir.. Umut etmeyi.. Ama edilen her umudun sonunda elbet bir üzüntü olduğunu da...
Her seferinde olduğu gibi, yine geç farkına varır...
Ona yalan söylediler.
tanım: çaylak olma sebebini öğrenince modlara hak verdiğim insan yavrusu.
bak evladım fergie'den sana yar olmaz, bırak o kızı. hem her şey tamam aranızdaki yaş farkı n'olacak? aşkta yaş farkı önemli değil diyorsan bilemem de bence annene söyle sana sizin oralardan helal süt emmiş bir kız bulsun. fergieciğim sen de yanlış anlama sana helal süt emmemiş demek istemedim.
her daim sohbetin geyiğininde ciddisininde dibine vurmayı başardığımız eğlenceli bünye kişisi... aşık mıdır nedir, bir de bu aralar neşesi pek bir yerinde... **