f tipi cezaevi

entry130 galeri4 video1
    64.
  1. sayıları yeterli seviyede değildir. katlettikleri, vahşice öldürdükleri kişileri düşünmeleri için fazlasıyla vakit veren yerdir. sayısı çoğaltılmalı, daha oraya gidecek fazlaca cani ve hain var zira.
    8 ...
  2. 65.
  3. katlettiği insanların resimlerinin süslediği bir oda dizayn edilmeli. hergün görmek zorunda bırakılmalı ki, olmayan vicdanı harekete geçer belki... çoğaltılmalı efenim.
    4 ...
  4. 66.
  5. tüm dünya ile bağlantısı kesilmeli hatta mahkumların. günışığından bile, böyle yapılmalı ki! kara toprak altında yatmak zorunda bıraktığı insanları anlayabilmeli, belki.
    5 ...
  6. 67.
  7. katillerin, insanlık ve hümanizmi öğrenmelerini dilediğim okuldur f tipi.
    4 ...
  8. 68.
  9. herkeste "f tipi" denilince bi memnuniyetsizlik ifadesinin yer aldığı fakat içeride ki tek handikap'ın maksimum 3 kişinin yüzünü görmek olduğu bunun haricinde bilgisayar,ingilizce, el sanatları, gitar, bağlama vb. kurslarla bu handikapı ortadan kaldırmaya çalışılan ana amacı normal kapalı koğuş sistemi olan cezaevlerindeki çeteleşmeyi önlemek ve terör örgütü üyeleri için staj yeri olma özelliğini bertaraf etmek olan ve bunu sağlayan genelde terör, organize, uyuşturucu suçlularının bulunduğu yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları.
    3 ...
  10. 69.
  11. 'Nazi Kampı' denen olayın 8-9 beden aşağısı olmasına rağmen bu bile yetmektedir.
    2 ...
  12. 70.
  13. istanbul milletvekili mehmet ufuk uras tarafından, türkiye büyük millet meclisi başkanlığı'na, adalet bakanı mehmet ali şahin tarafından yazılı olarak yanıtlanması için, f tipi hapishanelerle ilgili aşağıdaki soru önergesi verilmiştir:

    "türkiye büyük millet meclisi başkanlığı'na

    aşağıdaki sorumun adalet bakanı sayın mehmet ali şahin tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

    24/03/2008
    mehmet ufuk uras

    özgürlük ve dayanışma partisi genel başkanı

    istanbul milletvekili

    adalet bakanlığı tarafından 22 ocak 2007 tarihinde 45/1 sayılı genelge yayınlandı. bu genelge f tipi hapishanelerde bulunan tutuklu ve hükümlülerin onar kişilik gruplar halinde günde 2 saat olmak üzere haftada 10 saat 'sohbet' edebilmelerini düzenlemektedir. bu genelgede düzenlenen sohbet hakkı tretman şartına bağlı değil ve disiplin kurulu kararları ile engellenememektedir. sohbet gruplarını tutuklu ve hükümlüler kendileri belirlemektedirler.

    ancak bu genelgenin yayınlanmasından 1 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen bugün sadece bir tane f tipi hapishanede uygulanmaktadır. bu da izmir-kırıklar 1 nolu f tipi hapishanesidir. diğerlerinde ise değişik gerekçelerle uygulanmamaktadır. adalet Bakanlığı tarafından personel yetersizliği ve yer yetersizliği olduğundan bahisle 6 ay içinde bu sorunların çözüleceği söylenmişti. hatta dönemin adalet bakanı ve bürokratları mehmet bekaroğlu, süleyman çelebi, kazım kolcuoğlu, gencay gürsoy gibi kişilere bu sohbet hakkının zaman içinde 20 saate çıkartılacağını sözlü olarak beyan etmişlerdir.

    ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi bugün sadece bir f tipi hapishanede uygulanmaktadır. diğer hapishanelerde ise ya hiç gündeme getirilmemekte, ya da 10 saatlik süre kısıtlanmaya ve tretman şartına bağlanmaya çalışılmaktadır. hatta bu sohbet hakkının kullanımı disiplin kurulu kararları ile engellenmeye çalışılmaktadır. bu bilgiler doğrultusunda;

    1- 45/1 sayılı genelgenin uygulanmadığı f tipi hapishanelerde uygulanmama nedenleri nelerdir? bakanlık bu nedenlerin ortadan kaldırılması için ne gibi önlemler almaktadır ya da alacaktır? aynı genelgenin tutuklu ve hükümlülerin aleyhine olan diğer bütün hükümleri uygulanmakta iken, onların yararına bir hak olarak düzenlenen bu sohbet hakkı niçin uygulanmamaktadır?

    2- bu genelgenin uygulanmadığı f tipi hapishanelerde uygulanması için ne gibi tedbirler alınmaktadır?

    3- bu genelge bir adalet bakanlığı emri olduğuna ve emir uygulanmadığına göre, emri uygulamayanlar hakkında işlem yapılması düşünülmekte midir?

    4- son derece insani bir sorun olan tecrit sorununun çözümü konusunda somut ve ciddi bir adım olan 'sohbet' hakkının uygulanmaması subjektif nedenlerden kaynaklanıyor olabilir mi? eğer böyle ise adalet bakanlığı görevlileri içeride bulunan siyasi tutuklu ve hükümlülere baskı uygulama konusunda kendilerini görevli mi addetmektedirler? bu önyargılı yaklaşım var ise bakanlığınız bunu ortadan kaldırmak için ne gibi tedbirler almayı düşünmektedir?"
    2 ...
  14. 71.
  15. insalık dışı ve mahkumları burada tutmanın da insanlık suçu olduğu defalarca yurt içi ve yurt dışı sosyal örgüt ve derneklerin raporlarınca kanıtlanmış olan ceza evleridir. hapis hükmü suçlunun cezasını çektikten sonra tekrar topluma faydali hale getirilmesi için verilen bir hüküm olarak geçer, bahsedilen yerlerde değil ceza çekmek, hayatta kalmak bile başarıdır lakin yine raporlarla sabittir ki böyle bir ortamda insanlar gün geçtikçe intahara meyillenmektedir. bir de fikir suçu denilen saçma bir suçtan dolayı f tipine atılmış ve hayatlarını ölüm orucuyla kaybeden onlarca vatandaşımız vardır ki bu cezaevlerini savunma eblehliğine düşmüş olan uuserlarımızın insanlıktan ne kadar uzak olduklarını da göstermiştir.
    (bkz: sözlüğün sığlaşması)
    edit :karşı olunan olgu f tipi ceza evleridir. neden? çok basit, yazıda da belirtildiği üzere defalarca raporla da gösterildiği gibi insanlık suçu olduğunun belgelenmesidir.
    2 ...
  16. 72.
  17. ceza evinde uygulanan işkence ve dayaklar hakkında bilgisinin gayet kıt olduğunu gördüğümüz yazarların bu ceza evlerinin yapılmasına neden olan olaylardan bahsetmelerinin kendilerini gerçekten de ne kadar komik bir duruma düşürdüğünü anlamadıklarını hayret ve tebessümle izlememize neden olan ceza evleridir..

    canım uuserlarım, cezaevlerinde topluca ayaklanmaların cıkış nedenine bakmanız gerekiyor önce...bu paradoks sürer gider kendi içinde, ama kesin olan tek bir sonuç var o da bu ceza evlerinin insanlık suçu olduğudur.
    2 ...
  18. 73.
  19. f tipleri terörle mücadelede caydırıcı ve önleyici unsurlardan biridir. mahkum cezaevinde diğer mahkumlardan izole edilerek hem kendi güvenliği sağlanmakta hem de kendisi gibi diğer mahkumlarla etkileşime girmesi engellenerek, yalnızlaştırılarak zamanla kendiliğinden apolitik bir hale büründüğünden cezası tamamlandıktan sonra geçmiş ideolojilerinden arındırılmaktadır.

    evet f tipi ceza evleri insan haklarına aykırıdır fakat unutulmaması gereken f tiplerindeki mahkumların bu konuda hak iddia edemeyecek kadar insanlık suçlusu olduğudur. sonuçta bu ihlalin yönü çift taraflıdır. ancak altı çizilmesi gereken husus bu paradoksun bir tarafındaki mahkumların bu ihlali gerçekleştirme eylemleri gözardı edilirken diğer tarafta ceza mantığının temelinde yatan kısasa kısas veya bireyi bazı haklardan mahrum etme olgusunun eleştirilmesidir ki burada artniyet veya en iyimser tanımla gerçekleri görememe söz konusudur.

    ayrıca önümüzdeki günlerde güvenliğini artık jandarmanın sağlamayacağı cezaevidir. en geç 6 ay içinde asayiş, silahsız güvenlik görevlileriyle* sağlanmaya çalışılacaktır.
    1 ...
  20. 74.
  21. bir veya üç kişilik olarak hazırlanmıştır. üst katta yataklar bulunmaktadır. alt katta oturma yeri ve lavabo vs. bulunmaktadır. ayrıca her koğuşun bir bahçesi vardır. birkaç koğuşun bahçe kapısı aynı yere açılmaktadır...

    kısacası bu cezaevlerinde teröristlere mis gibi bakılmaktadır. buna rağmen teröristi memnun emek mümkünsüzdür. hep bir memnuniyetsizlik hali hüküm sürer. pezevenk sanki tatile gidiyor cezaevine değil de.. dağda aç gezdiği günleri, bu ülkenin evlatlarına kurşun sıktığı günleri unutmuştur tabi şerefsiz...

    ?edit:niye eksileniyor anlamadım... f tipinden internete de mi bağlanılıyor yoksa? oradaki hükümlüler sözlüğe girsin eksi eksi oylarını versin? diye düşündürdü beni...
    4 ...
  22. 75.
  23. eğer teröristin kökeni olan teröre inecek olursak karşımıza çıkacak şeyin "korku yaratma, panik havası estirmek" olduğunu görüyoruz. eğer işbu kavram ile yargılananlar f tipine sokulacaklarsa son 25 yıldır hükümet olmuş tüm yöneticilerin, başbakanların, emekli generallerin, cumhurbaşkanlarının burada cezalarını çekiyor olmaları gerekirdi. tıpkı aynı iktidarların 301. maddeden yargılanmış olması gerektiği gibi bu gerçekte, böyle algılandığı sürece bir saçmalık olarak kalacaktır.

    f tipi cezaevleri insanlık dışıdır ve her daim sistemin devrimcilere, solculara karşı kullandığı baskı aygıtları olmuştur. hiç öyle silahlı örgütlere gitmeyin. f tiplerinin kuruluş amacı ideolojik bir saldırının fiziksel boyutunda yatıyor. ve kavganın içinde buna insanlık dışı denir. görüşü ne olursa olsun, burada basit bir demokratlıktan ya da hümanizmden bahsetmiyorum, kimseye işkence, baskı ve f tipi cezaevleri gibi cezalar verilemez. eğer kavga verilmek isteniyorsa, sistem kendini korumak istiyorsa bunu psikolojik savaşa başvurmadan mertçe yapar. çünkü; f tipleri meşru değildir, hiçbir zamanda olamayacaktır. çünkü; bu araç mertlikten çok kepaze bir korkaklığın delicesine bir ironisiden başka bir şey değildir.
    2 ...
  24. 76.
  25. o kadar süpersonik cezaevleri ki; 8 milyon tane daha açılmalı. hatta tüm dünyanın üstü tel örgülerle sarılıp- tel örgülerle sardık tüm dünyayı dört baştan türküsü söylenerek- bir f tipi cezaevine çevrilmelidir.

    kimler yok peki buralarda? ülkeyi satan, tüm üretim araçlarını sermayeye peşkeş çeken başbakanlar, bakanlar yok. memleketi abd'ye peşkeş çeken nato'cu generaller yok. başka kim yok? sokakta dehşet uygulayan polisler yok, 1 mayıslar'da işçileri ayaklar altına alanlar yok, yere düşen kadınların kafasına postalla tekme atanlar yok. nice valiler, emniyet amirleri yok. oraya buraya bombaya koyan çakallar yok. üniversite'de 3 kişiye 25 kişi dalanlar yok. üniversite'ye satır, şiş, tabanca sokanlar yok.

    bunlara sizin oralarda nedir bilinmez, ama bizim orada sizin tabirle terörist derler. eh madem öyle niye bu adamları sokmuyorsunuz f tiplerine? niye 301'lerden yargılamıyorsunuz? f tipleri apaçık, diğer tüm mafya babalarını ve çeşitli silahlı örgütleri yok sayıyıyorum, sistemin solu ezmesi için kullandığı psikolojik bir araç. işkence yaptıktan sonra pişman olsun, fikirlerinden vazgeçilsin diye kurulmuş yerler. karşısındakini ayaklara kapandırıp gözleri yaşlı af dilerken, bunu herkese göster. göster ki; kendinin ne kadar yenilmez olduğunu göster.

    şurası çok açık: bu tarz bir psikolojik savaş yürütmek mertçe değildir, aşağılıkçadır. korkaklığın, kendini kaf dağının arkasında görmenin yansımasıdır. hiç kimse ve hiçbir sistemde bu tarz bir psikolojik savaş aletinin kullanılmaması gerekiyor.
    4 ...
  26. 77.
  27. 9 Eylul tip fakultesinde okurken bir protesto eyleminde goz altina alinan, sonrasinda iskence ile belli belirsiz bir kagit imzalatilarak yaptigi(!) suclari kabul eden oz kuzenimin konuldugu cezaevi. Annesi haricinde kimseyle gorusme firsati olmamistir kaldigi sure boyunca(Gorusme kabinli telefonlardan olup, telefon dinlenmektedir. Anne, cocugunun yuzunu iki camin ardindan belli belirsiz gormektedir). Tek kisilik hucrede kalirken gunun belli belirsiz saatlerinde gelen gardiyanlarin , "ayaga kalk sayim yapiyoruz" gibi sudan sebeplerle dayak atabildigi bir cezaevidir. Gunun herhangi bir saatinde hucrenize girip sizden hincini alabilmektedirler. Butun gun boyunca son ses "cile bulbulum" sarkisinin dinletildigi, isiklarin hic sonmedigi, kimseyle gorusme imkaninin olmadigi 5 yildizli otellerdir buralar. F tipini savunan arkadaslarin burada bir gun gecirmeleri fikirlerinin degismesi icin yeterli olacaktir. "Ben suc islemedim, onlar terorist" gibi mantiksiz savunmalar yapacak olanlara sunu sormak gerekir; sen gercekten suc islemedin mi? Butun gun gezip eglenip, veya bilgisayar basinda oturup, "ben ulkemi seviyorum" demek suclarin en buyugudur. Ulke'nin satilmadik kurumu kalmamisken, insanlar ac iken, her gecen gun gelir dagilimi ucurumu artar iken sen oturcan oturdugun yerde "ulkemi seviyorum" diyeceksin ve de sucsuz olacaksin, ne yaptin ulken icin ? Asil bunlara dur diyenler, bu bozuk duzene alternatif arayanlar sucsuzdur ve bu "sucsuzlar" f tiplerine konulmaktadir; sirf birilerinin cepleri dolmaya devam etsin diye... Hala savunan varsa f tiplerini takdir ediyorum ne diyim...
    11 ...
  28. 78.
  29. Küçükken bir kabahat işlendiğinde ceza olarak kapatılan karanlık odanın , yetişkinler için olan ve uzun süreli olan versiyonu.
    1 ...
  30. 79.
  31. en yüksek güvenlik önlemi alınan ceza evi çeşididir. teröristler kadar düşünce suçlularıda bulundurur. bu ceza evlerinde mahkumlar tek kişilik odalarda kalır avluya aynı anda çıkmalarına izin verilmez. yani insanların yanlızlıktan en çok kaçmak istiyebileceği anda yanlızlığa makum edilmişlerdir biryerde. insanların ve insanlığın olmadığı yerdir f tipi ceza evleri. ülkemizin 21. yüzyıldaki utanç kaynaklarıdır. (bkz: düşünce suçlusu)
    4 ...
  32. 79.
  33. Çünkü biz, yaşıyoruz hala !
    Devrimci Tutsaklar

    Belki az çok tanıyorsunuz, belki de hiçbir fikriniz yok. Belki de
    yaşamınızın bir döneminde bizlerle kesişti yollarınız, belki bir
    arkadaşınızdan biliyorsunuz ya da bir akrabanızdan dolayı tanıyorsunuz
    bizleri.

    Bu mektupta asıl yazacaklarımıza geçmeden önce bir de biz kısaca
    tanıtalım kendimizi. Kimimiz on sekizindeyiz, kimimiz elli yaşını
    geçtik. Kimimiz issizdik, kimimiz mühendis; kimimiz isçi, memur;
    kimimiz öğrenci, işportacı, esnafız.
    Neden burada yattığımızı da, neden hapishanede olduğumuzu, 'suç'umuzu
    da bilmek hakkınız. Kimimizse 'Hapishanelerde Neler Oluyor? Bilmek
    Hakkınız!' kampanyası çerçevesinde tutsakların yaygın olarak çeşitli
    kişi ve kurumlara gönderdiği mektupta, bir çağrıda bulunuluyor
    Bu mektup Tekirdağ F tipi tecrit hücrelerinde tutuklu bulunan
    devrimciler tarafından yazılmıştır.
    Sendikalarda, derneklerde, meslek odalarında örgütlendik; kimimiz
    gecekondu yıkımlarına direndik; kimimiz polisin terörüne, baskısına,
    hukuksuzluğuna karşı boyun eğmedik, karşı koyduk. Ancak hepimiz,
    IMF'nin, Dünya Bankasının sömürü politikalarına, AB'nin ve ABD'nin
    kuklası haline gelen, ulusal onurumuzu ayaklar altına alan iktidarlara
    karşı çıktık. Haklarımız ve özgürlüklerimiz için mücadele ettik.
    Sonuçta buradayız.
    Asil konumuza gelelim. F tiplerini ne kadar biliyorsunuz? Tecrit
    işkencesi nedir, hiç duydunuz mu? Bilmiyoruz. Ama Almanya'daki Nazi
    kamplarını duymuşsunuzdur. Ya da bugünün dünyasında ABD'nin
    Guantanamo'daki hapishanesini veya Irak'taki Ebu Gureyb hapishanesi'
    ni mutlaka duymuş olmalısınız. Iste ülkemizdeki F tiplerinin de o Nazi
    kamplarından, Guantanamo ve Ebu Gureyb'lerden farkı yoktur.
    Türkiye'deki F tipleri 19 Aralık 2000'de 28 tutuklunun yakılarak,
    kurşunlanarak öldürüldüğü, yüzlercesinin yaralandığı 'Hayata Dönüş'
    operasyonunun ardından açıldı. F tiplerindeki uygulamalar söyle:
    - F tiplerine gelen herkes daha önce elle ve elektronik cihazlarla
    defalarca aramadan geçirilmesine rağmen girişte atlet ve külotunuz da
    üzerinizde kalmayacak şekilde çırılçıplak soyulur. Dayatılan bu
    onursuz ve ahlaksız aramaya direnirseniz, dayak yersiniz.
    - Hastane ya da mahkemeye gidip gelirken daha hapishaneden çıkmadan
    gidişte BES, dönüşte BES kez olmak üzere tam ON kez aramadan
    geçirilirsiniz.
    - Kaldığınız hücreler TEK ya da ÜÇ kişiliktir. Tek kalıyorsanız hiç
    kimseyle, üç kişi kalıyorsanız yanınızdaki IKI KISI dışında
    -gardiyanlar hariç- kimseyle konuşamaz, kimsenin yüzünü bile
    göremezsiniz. Hastane ve mahkemelere götürülürken bile hücrelere
    bölünmüş araçlarla götürülürsünüz.
    - Mahkemeye sunacağınız el yazısı savunmanız önce hukuki bir bilgi ve
    yetkiye sahip olmayan gardiyanlar tarafından denetlenir. Gardiyanlar
    tarafından 'sakıncalı' bulunmaz ve 'olur' denilirse dilekçenizi
    mahkemeye ulaştırabilirsiniz. Yoksa el konulur.
    -Avukatınızla görüşmeye giderken yanınıza kağıt kalem almanız yasaktır.
    Hücrenizden en fazla elli adim uzaklıktaki avukat görüsüne giderken,
    gidiş ve dönüşte tam üç kez aranırsınız.
    - Bir haksızlığa uğradığınızda verdiğiniz dilekçenin akıbetini
    bilemezsiniz. işleme konulup konulmadığını öğrenmek için bile dilekçe
    üstüne dilekçe yazmak zorundasınız. (Ek bilgi; dört yıldır F
    tiplerinden verilen on binlerce suç duyurusu dilekçelerine rağmen ne
    uygulamalar değişmiştir, ne de keyfi dayatmalarda bulunan tek bir
    görevli cezalandırılmıştı r. Keza gelen ve giden mektuplarımızın da
    akıbeti belli olmaz, tıpkı dilekçelerimiz gibi.
    - Acil ve hayati rahatsızlıkları nedeniyle revire çıkmak isteyip de
    'doktor çarsıda', 'doktor uzmanlık sınavlarını kazanıp gitti'
    cevaplarıyla doktor yüzü görmeden ölenler veya bizzat 'doktor'
    tarafından hastaların kovulması F tiplerinin 'sıradan' olaylarıdır.
    F tiplerindeki tecrit uygulamalarını daha da uzatabiliriz. Hem de
    sayfalarca. Ama gerek yok. Sanırız aktardığımız bu birkaç madde bile
    yeterince anlatıyor tecriti.
    Ve simdi yeni Ceza infaz Kanunu (CIK) ile bütün bu yasadıklarımız,
    maruz kaldığımız tecrit işkencesiyle sessiz sedasız hücrelerimize
    gömülmek istemiyoruz.
    Yeni CIK'in tek bir maddesi değil, bastan sona bütün maddeleri
    incelendiğinde tecrit işkencesinin, hukuksuzluğunun yasal uygulamalar
    haline getirildiği görülecektir. Bu mektubu, bilmediğiniz,
    duymadığınız ya da şimdiye kadar da yanlış bilgilendirildiğ iniz F
    tipleri, tecrit ve Yeni CIK konusunda GERÇEKLERI bir de bizden öğrenin
    diye yazdık. Ama sadece bu gerçekleri bilesiniz, öğrenesiniz diye
    değil. Bu gerçekleri başkalarına da aktarmanızı istiyoruz. F
    tiplerindeki tecrite ve bu tecriti yasal bir uygulama haline getirecek
    olan yeni CIK'e karşı çıkmanızı istiyoruz.
    isterseniz önce dile getirdiğimiz bu gerçekleri araştırın, soruşturun;
    biz burada söylediğimiz her cümleyi dilerseniz belgelerle, tanıklarla
    kanıtlayabiliriz. Bize yazmanız, sormanız yeterli. Ancak bu
    söylediklerimizin gerçek olduğuna inanır, ikna olursanız bir
    sorumluluk da yüklenmiş olacaksınız. Her şeyden önce vicdanen, adalet
    duygunuza karşı bir sorumluluktur bu. Kendinize karşı duyduğunuz ya da
    duyulmasını istediğiniz saygının zedelenmemesi için bu sorumluluğu
    yerine getirmelisiniz. 'Bana ne' dediğinizde bilin ki, en basta
    insanlığınızdan bir şeyler kaybetmiş olacaksınız. Biliyoruz, belki
    ağır bir itham oldu ama ne yazık ki böyle olacaktır. Düşünün Ve
    unutmayın, 20 Ekim 2000'de F tipleri ve tecrite karşı başlatılan ölüm
    orucunda şimdiye kadar 123 insan öldü. 600'den fazla insan sakat
    kaldı. Belki ilk defa duydunuz, belki de görmek, duymak istemediğiniz
    bu gerçekle bir kez daha karsılaşmış oldunuz bu satırlarla.
    Sonuç olarak istesek de istemesek de, bir direniş yöntemi olarak doğru
    ya da yanlış da bulsanız, ölümlerin yaşandığı bir GERÇEK'TiR. Ve
    bilirsiniz ki, kimse durduk yerde ölmez, ölemez. Tecrit denilen
    politikanın nasıl bir şey olduğunu anlamanız için hatırlatmak istedik
    bunu da.BU MEKTUBUMUZLA BIR ZINCIR OLUSTURMAK ISTIYORUZ. Tecrit
    denilen karanlık kuyuda boğulmak istenenleri boğdurmamak için uzatılan
    bir zincir olsun, bu zinciri oluşturmak için; Mektubumuzun
    fotokopilerini çekerek tanıdıklarınıza, eşinize dostunuza
    postalayabilirsiniz ; mektubumuzu internet ortamında dağıtabilirsiniz;
    sendikacıysanı z ya da bir dernekteyseniz panonuza asabilirsiniz;
    gazeteciyseniz kösenizde yer verebilirsiniz, haber yaptırabilirsiniz;
    ev kadınıysanız misafirlerinize okutabilirsiniz; esnafsanız işyerinize
    asabilirsiniz; milletvekiliyseniz meclis kürsüsünden okuyabilirsiniz;
    bu mektubu bir gazete ya da dergide okuduysanız küpürü kesip
    cüzdanınıza koyup yakınlarınıza okutabilirsiniz. Kısacası sözlü ya da
    bu haliyle yazılı olarak elden ele, kulaktan kulağa BIR ZINCIR OLUP
    ulaşmalı bu gerçekler.
    insan düşüncesinin başka ve zorla yok edilmesine karşıysanız,
    işkenceye, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşıysanız, insanın
    sadece mezarda yalnız kalabileceğine inanıyorsanız ve TECRIT denilen
    bu silahın bir gün size de yönelmesini istemiyorsanı z BU ZINCIRE BIR
    HALKA DA SIZ EKLEYIN! F tiplerinde tecritin kaldırıldığı, ölümlerin
    durdurulduğu günlerde görüşmek umuduyla hoşcakalın.

    TEKiRDAĞ F TiPi HAPISHANESi'NDEN DEVRiMCI TUTSAKLAR
    5 ...
  34. 80.
  35. dışardayken ağa, içeri düşünce hanımağa olanların zorda kaldıklarında çamur attıkları cezaevi türü.

    hanginizi cami avlusundan, okul bahçesinden, hastane kapısından aldılar. oradasınız çünkü çaldınız, oradasınız çünkü ateş ettiniz, oradasınız çünkü hak yediniz, oradasınız çünkü şerefsizlik yaptınız. oradasınız siz çünkü vatana ihanet ettiniz.

    bedelini de ödeyeceksiniz...
    2 ...
  36. 81.
  37. düşünce, varlığı birey haline getirir, birey belki eline silahı almaz ama alacakları organize eder masum insanların ölmesine neden olacak düşünceyi eyleme getirdiği an itibariyle sucludur.

    imralı maymununun tecrit edilmediğini düşünelim, etrafına topladığı kişileri cezaevinde özel ders 'beleş' verip kendi benzerlerini oluşturduğunu ve eğitimli teröristlerin dünyanın dört bir yanına dağıldığını.. dehşet...

    aslına bakarsanız bunlara f tipi beş yıldızlı otel sayılır. bana kalırsa öldürdükleri kişi sayısınca idam edilmeliler.
    5 ...
  38. 82.
  39. sokaktaki simitçiden simit çalmış çocukların atılmış olduğu cezaevi gibi anlatılan cezaevi türü. oradakilerin hepsi ya terörist yada 3-5 kişiyi öldürmüş canilerdir. koğuş sisteminde cezaevine giren teröristler propagandaları ile terör ile alakası olmayan adamı bile yoldan çıkarıyorlardı. devlet kendini ve vatandaşlarını korumak zorunda kimse kusura bakmasın.
    3 ...
  40. 83.
  41. Terörist kimdir?Artık her kurum ve insan evladı yapacağı insanlığa aykırı eylemleri için çok güzel bir kılıf buluyor."Teröristler için cezaevi,teröristler içinse doğrudur,zaten bunların alayı terörist az bile f tipi bunlara..."Ortalık da bir insanlık suçu var;F tipi.Nasıl örteceğiz?Cevap belli,terörist.iyi ki şu terörist kavramı var.Yoksa bir çok godik içlerindeki faşite uygun bir kavram bulamayacaktı.Ama doğru onlar nereden bilebilirki,bir ülke için,insanlar için,yeniden kurulacak bir dünya için savaşmanın onurunu,gururunu...inkarcılığa ve haksızlığa karşı savaşanları...Onlar sadece yaftalarlar;terörist,terörist....Bu nedenle anlayış beklememek lazım F-tipi denen psikolojik bir işkencehane'de insanların neler çektiğini anlamayan bu insanlardan...insan hakları vs. birileri için hala çok uzak bir şarkı...

    (Küçük bir not Türkiye'de tecavüzcüler,katiller,hırsızlar F-tip'lerine gitmiyor.)
    1 ...
  42. 84.
  43. siyasi suçluların mahkum edildiği cezaevleridir.
    1 ...
  44. 85.
  45. sen silahlı eylem planlayacaksın, ya da gerçekleştireceksin. masumların canını alacaksın, sonra kamaşullahı eline verince de "ay bu ne". her türlü cinayet suçlusunun girmesi gereken yer. ya da idam gelsin mesela, şırıngayla öldürün. ipe, kurşuna gerek yok. it gibi öldürüp doğaya kazandırıcaksın işte. mis gibi. ya da banane lan nabarsanız yapın. iğnenin ucu size dokunduğunda, oğlunuz, abiniz, kuzeniniz elinizden, yuvanızdan alındığında görüşelim sizle. göt rahat tabi oh.

    not: bak her türlü cinayet suçlusu diyorum, sağ sol ayırmadım. atlamanın manası yok "faşistsin sen!" diye. iyi ki faşizm diye bi kavram da var ha, yoksa iki laf edebileceğiniz yok.

    not 2: insan hakları bıdı bıdı diye de gevelemeyin, adı üstünde insan hakları. insan bedenine sahip herkes insan değildir.

    edit: lan. bak lan diye başladım lafa ne kadar öküzüm, cahilim sen anla. komünizm! eşitlik! halkların kardeşliği! diye bağırıp halkevlerinden karı kız kaldırmak için günde 5.000 kalori harcamakla olmuyor bu işler. bir örnek vericem sonra siktirgit, kendisini komünist olarak adlandıran bir arkadaşla aramda geçen dialog;
    * komünizm olmalı, eşitlik, özgürlük, ehehe ühühü ahaha eki eki
    - şimdi türkiye'ye komünizm getirmek amacımız diyosun di mi?
    * ivit.
    - bu ülkenin en az yarısını öldürmen gerek ama nabıcan kesip biçicen mi herkesi?
    * bi şeylerin değişmesi için bazı şeylerin olması gerek ama.
    - sen al eline o silahı in şehire, nefes alamadan götünü keserler adamın. çok afedersin anasını skertirler.
    * ama komünizm?! che?!

    dipnot: şimdi neyin hakkı? neyin insanlığı? bu herife versen gazı, doldursan. eline de versen silahı adam öldürecek resmen. ben isterim ki herkes mutlu mesut yaşasın, ama yavrum siz de kaşınıyosunuz kusura bakmayın. *
    4 ...
  46. 86.
  47. idam ın yanında bir hediye olacağı cezaevi. mahkumlar tek başlarına bir oda da kalırlar. tek konuşabildikleri insanlar gardiyanlardır ( günde sadece 30 saniye.)
    müebbet ceza almış bir mahkum için her gün meydana gelen idam cezasından farksızdır.
    4 ...
  48. 87.
© 2025 uludağ sözlük