Reşat Çalışlar'ın da (Oray Çalışlar'ın oğlu) bu kategoriden bir gazeteci olması olasılığı vardır. Her ne kadar henüz tam bir 'medya insanı' olamadıysa da, yakındır, Reşat da bu mesleğin adamı olur...
gazetecinin cinsel tercihi değil, mesleğine duyduğu saygı dile getirilmelidir. Etik ve dürüst gazeteciler diye bir başlık açılabilirse daha iyi olur sanırım.
nasıl bir fişleme mantığıyla listelendiğini anlamadığım gazeteciler topluluğudur. heteroseksüel gazeteciler diye bir başlık atıp da altını "fatih altaylı, yiğit bulut" diye doldurmaktan daha farklı değil bu eylem. eşdeğer gerzeklikte.
bu insanların meslekleriyle ilintili bir şey değil seks hayatları. öte yandan gazetecilik de öğretmenlik, tamircilik, doktorluk ya da çöpçülük gibi bir meslek. diğer insanlardan daha fazla göz önündeler diye bu insanları teşhir listesi halinde sunmanın terbiyesizce bir hareket olduğunu düşünüyorum.
ha, eşcinsellik saklanması gereken bir şey değil elbette. git o adamın başlığına yaz eşcinsel bu diye mesela, işkembeden de sallayabilirsin nasılsa doğru konuşmak gibi bi zorunluluğun da yok. ama eşcinseller listesi hazırlarsan bu farklı bir şey olur. bildiğin fişleyip teşhir etmek bu başka bir şey değil ve sanırım son zamanlarda uludağ sözlük'te gördüğüm en iğrenç hareketlerden biri.
ve her şeyden öte, kime düşmüş insanların kiminle birlikte olduğu. "cinsel ihtiyaçlarını sağlıklı giderememek" ne demek, bunun kararını kim nasıl verecek? kimse seni istemediğin bir cinsel birlikte zorlamıyor, iki tarafta bunu istiyor ve kabul ediyorsa bu neden sağlıksız olsun? cinsel kimlik- yönelim veya tercih değil, kimlik- o bireyin özelidir ve bir başkasını ilgilendirmez. o kimlik senin yadırgadığın bir kimlik olabilir, birey senin onaylamadığın ilişkiler yaşıyor olabilir; ama sen o ilişkiye girmek zorunda değilsin ve bu sebeple insanları fişlemek de mide bulandırıcı.
Murat Bardakçı için de 'eşcinsellik' dedikoduları yapılmaktadır. Hatta bu işi çok ileriye götürüp, çok ünlü bir tarihçi profesörümüzle birlikte olduğunu iddia edenler de bulunmaktadır. Bu entrilerde, en azından tarafımdan, eşcinseller kötüdür eleştirisi yapılmamaktadır. Ama bazı yazarların 'neden öyle yazdıklarını' anlamak için de cinsel kimliklerini bilmenin önemine işaret edilmek istenmektedir. Bardakçı, iyi bir popüler tarihçidir. Tarihi popülerleştirmenin yöntemini bilir. Bu yanına kimsenin diyecek sözü yoktur. (Birisinin eşcinsel olduğunu söylemek, ya da olabileceğine ihtimal vermek, o kişiyi eleştirmek anlamına gelmiyor.)
Yıldırım, bir eşcinsel ve 'cinsel ihtiyaçlarını sağlıklı gideremeyen insanlara karşı' önyargılarım var; dolayısıyla Yıldırım için de önyargılıyım.
Yıldırım böyle yapmıyordur, eminim: Ama sokaklardan buldukları çocuklarla gece geçiren 'gazete yazarları' var...
insan, 'evrendeki her şeye karşı kin ve nefretle dolu olmalarına' BAŞKA GEREKÇE BULAMIYOR. Her şeyden nefret etmek; her şeyi ama her şeyi öfke ve nefretle eleştirmek için bence göt gerekmiyor.
Eşcinsel olduğuna dair dedikodular yapılan bir isim de Doğan Hızlan'dır. Kendisinin bu konuda hiçbir beyanı olmamıştır; ama medya dünyasında çalışan hemen herkes Hızlan'ın 'eşcinsel' olduğunu default kabul eder. Neden acaba?
Oray Eğin: Aksam gazetesi yazarı. Kendini açık açık deşifre etmemiştir (en azından ben bilmiyorum). Yazılarında inceden inceye eşcinsellerin haklarını savunur; kimi zaman başka gazetecilerle polemiklere girer ancak bu cinsel kimligiyle ilgili konularda değil genel konularda olur.
Sayım Çınar: Bavuluyla şirketleri dolaşıp kitap satarak medya dünyasına girmiş; hırsı ve tutkusuyla 'yazan insan' olmayı becermiştir. Kitap tanıtımları yazar; bir dönem medyatava'da medya kişileriyle söyleşiler de yapıyordu. Bazen arkadaşlık ilişkilerinde sorun yaşar; bu sorunlar yüzünden 'sevgilisiyle' yaşadığı mahrem problemler ifşa edilmiş ve Sayım utandırılmaya çalışılmıştır.
Ahmet Tulgar: Eskiden Milliyet gazetesinde çalışırdı; 'ünlü' olması Güneş gazetesinde çalıştığı yıllardadır. iyi söyleşiler yapar. Kürt sorununa 'aşırı' duyarlıdır. Gazetecilik dünyasının 'düzgün' eşcinsellerinden biridir.
Tuğrul Eryılmaz: Türk basınının eşcinsel kimliği tercih etmiş en bilinen 'en yaşlı' gazetecilerinden biridir. Asıl ününü SOKAK dergisini çıkarttığı döneme borçludur. Sokak dergisi yayınlandığı dönemde bir fenomen olmuştur. Yıldırım Türker ile iyi arkadaş oldukları bilinmektedir. Tuğrul Eryılmaz da yıllardır Radikal gazetesinde çalışmakta ve Radikal 2'yi yapmaktadır.
Yıldırım Türker: Eşcinsel olduğunu tüm medya dünyası bilir. Hatta bir dönem, Yıldırım Türker'den etkilenerek heteroseksüellikten eşcinsel hayata 'geçmiş' gazeteciler bile olmuştur. Türker, yazılarında kimliğinin bu yanı üzerinde hemen hiç durmaz. Türkiye koşullarında, eşcinsel olmak, pejoratif göndermelerin konusu olmakla eşdeğerdir; Türker'in bu göndermelerin konusu olmak istemediği anlaşılabilir.