eşcinsel evlilik

entry115 galeri13 video1
    114.
  1. Hemcinsler arası yaşanan evlilik türü. diğer adı (bkz: evlilik eşitliği)
    0 ...
  2. 113.
  3. 111.
  4. Yallah barbar terörist batıya.
    1 ...
  5. 110.
  6. New York’ta yasaldır. Ama türkiye’ de dudak bükülür.

    (bkz: coğrafya kaderdir)
    (bkz: hoşgörü)
    0 ...
  7. 109.
  8. Hadi cidden eşcinsel olup da isteyen vs neyse de...

    Haha... Ulan olur da bir kanun geçsin faraza...

    Emekli maaşı vs kalsın diye kimler kimlerle evlenir şaşarız heralde.
    0 ...
  9. 108.
  10. Evlilik tanımı bir erkek kişisi ve bir kadın kişisinin bir araya gelerek yuva kurma girişimini anlatan bir tabirdir. Bir kadın ile kadın yahut bir erkek ile başka bir erkeğin bir araya gelerek her ne yaptığı elbette onları ilgilendirir ancak bu bir evlilik değildir, buna müsade edilen ve müsemma gösterilen ülkelerde bu nikah belgeleri ve evrakları bu sebeple paçavradan ibarettir, birsey ifade etmez, bizlere sosyal medya ve internet ortamlarında, paralı platformların dizi ve filmlerinde bu durumun dayatılarak normal karşılamanızı sağlamak için ellerinden geleni yapıyorlar, başarır iseler bir sonraki aşamada bir insan ile bir hayvanın, bir insan ile bir robotun evliliklerinin makul olup olmadıklarını tartışacak bakış açısına ulastiracaklar. Velhasıl kelam; kadın ve erkek evlenebilir, başka sapkın durumlara devletlerin izin vermesi dahi bu durumu değiştiremez.
    2 ...
  11. 107.
  12. bazıları meme sever bazıları da kendi cinsini. bazılarının başka türlü yapamayacağını bazılarının bunu tercih ettiğini bazılarının heves ettiğini bazılarının merak ettiğini bazılarınınsa marjinallik ettiğini düşünüyorum. tek bir doğru yoktur ne de olsa. yine de benden uzak olsunlar.
    1 ...
  13. 106.
  14. bakın bu başlık altında türkiye'nin gelecekteki ailelerin çocuklarına karşı cinayet/dayak/sokağa atma gibi eylemlerini gerçekleştirecek bireylerini okuyorsunuz..

    eşcinselliğe hastalık gözüyle bakanlar gitsinler akıl hastalıklarına yatsınlar. cinsel yönelim hastalık değildir. öncelikle bunu bir kenara yazmaları gerekiyor.

    bu duruma ahlak bekçiliği yapılıyor da ülkede sanki her şey ahlaklı, namuslu da bir bu eşcinsellik büyüyü bozuyor sanarsın.

    yallah hollanda'ya diyen meczup mesela; mehmet akif ersoy'a "pezevenk" diyen, cumhuriyet düşmanı fesli kadir'e övgüler yazan bir adam. bu adamın fikirleri mi ülkenin ahlakını düzeltecek?

    ülkede hakkıyla işini yapan yok, esnafların hepsi müşteri sikiyor, bunlar da eşcinseller birbirini sikecek diye birbirine giriyor ahlak bekçiliği yapıyor.

    kardeşim önce kendi bahçenize bakın hadi.

    t; birbirisi ile ilişki yaşamaktan, sevişmekten, vakit geçirmekten keyif alan iki bireyin hayatlarını birleştirme olayı.
    1 ...
  15. 105.
  16. 104.
  17. Yasal hak olmalıdır.
    Özendirir falan diyenler var. Bir insan anatomik olarak heteroseksüel ise özendirmez.
    Mesela kadınlar ruj sürüyor, o zaman ruj sürmeye mi özeniyoruz? Ne alaka yani. Özenmeyle eşcinsel olunmaz.
    Olanları da rahat bırakın hayatlarını yaşasınlar.
    2 ...
  18. 103.
  19. 102.
  20. Heh, eşcinseller var. Adına hastalık deyin, tercih deyin, yönelim deyin, sapkınlık deyin.. ne derseniz deyin. Var. Eee ne yapacağız öyleyse?

    Evlenmek Gelişimsel, ruhsal, sosyal ve hukuki açıdan da çok önemli. Eşcinsel değilseniz karışmayın bari arkadaş.. zaten ülkemizdeki kültürel yapıdan kaynaklı sadece hayal olarak varlığını gösterebilecek bir kurum. Eşcinseller seviyor, sevişiyor ama evlenemiyor. Komik bence, sonra diyorsunuz ki eşcinseller terbiyesiz, eşcinseller çok kişiyle birliktelik yaşıyor, ilişkileri kısa sürüyor.. ne yapsın insanlar. Hukuki bir bağlayıcılık yok aralarında, sosyal açıdan bağlayıcılık yok..

    Erkekseniz, pavyona gidip masanıza konsomatris çağırabiliyorsunuz. Mideniz kaldırırsa geneleve gidiyorsunuz. Aman bunlar hastalık değil, ihtiyaç. eşcinsellik hastalık. Zihniyetiniz ölmüş sizin, hayırlısı olsun.
    8 ...
  21. 101.
  22. eşcinsellik var mı? var. Bu insanlar birbirlerine aşık olup, sevişiyorlar mı? Evet.

    Hal böyleyken evlenmelerinde ne sakınca var?

    Yıl olmuş 2020, hala eşcinsellik hastalık diyen var. Acil şifalar diliyorum.
    8 ...
  23. 100.
  24. insan anatomisine, bünyesine, fiziğine, kimyasına matematiğine her şeyine ters tiksinç eylem.

    Eşcinsellik hastalıktır ve tedavinin ilk aşaması hastalığı kabullenmektir.
    5 ...
  25. 99.
  26. 98.
  27. pastırmalı sütlaç tadında bi durum olur.

    sen hangi toplumsal normu, hangi ahlak kuralını taktın da, evlilik kaldı?
    1 ...
  28. 98.
  29. Aslında yasal olması gerekendir. Çünkü bu insanlar aile kurmayı hak ediyorlar. Ailesi olmayan bir sürü çocuk var, onlara ev olmak isteyen de onlarca eşcinsel çift. Bir taşla iki kuş. Yani amerika'daki eşcinsellerin canı can da bizimkilerinki ne?
    Yalnız önce sokakta el ele yürüyen iki erkeği rahatsız etmemeyi öğrenmeli insanlar.
    5 ...
  30. 97.
  31. karşı değilim. saygı duyarım.

    ama aynı evde bir erkekle kalmak. onu geçtim aynı yatağa girmek. allah yazdı ise bozsun. düşüncesi bile kötü.
    0 ...
  32. 96.
  33. Kimseye karışmam ama doğacak çocuğun hali ne olacak. Erkeğe anne mi diyecek yada kadına baba mı?
    0 ...
  34. 95.
  35. dinimize, kültürümüze, insan fıtratına uygun olmayan evliliktir.
    2 ...
  36. 94.
  37. https://youtu.be/I41kHQdp1UY

    Videoda baştaki dayılardan "tabii ki, neden olmasın, onlar da bizim gibi sıradan insanlar..." demelerini beklerdim.

    Sadece o dayılardan değil ülkemin gerikafalı tüm insanlarından.
    1 ...
  38. 91.
  39. mide bulandırıcı bir durumdur. acilen önlem alınması gerekir. arkadaşlar meseleye sadece aşk gözüyle bakamazsınız. insan fırtratı gereği cinsel ihtiyaç duyuyor. pekala bunu bir şekilde hallediyorlar. fakat ya üreme isteği? bunun nasıl önene geçecekler? söyleyeyim mi? işte tam olarak böyle;

    https://www.sabah.com.tr/...cocuk-ailelerinden-alindi

    Bu ve bunun gibi olaylar silsile halinde çoğalacak. bir sorun başka bir sorunu doğuracak. ne demek küçücük bir çocuğu öz anne ve babasından ayırmak? sırf 2 tane aptalın verdiği karar yüzünden 25 bin çocuk (sadece hollandada) annesiz babasız yetişmeye mecburmu? bu mu medeniyet? bu mu insanlık? o yavrucak ne anne ne de baba sevgisi tadacak hayatı boyunca ve hatta belkide ailesinden kopartılan yavrucak büyüyünce öz anne ve babasına düşman olacak.
    ilk olarak resimlere baktığınızda birbirine aşkla bakan 2 çift görüyorsunuz. ama olayın bir de perde arkası var lütfen bunları da görün. ve ne kadar vicdansız olduklarını fark edin. her şey doğasına uygunken güzel.
    2 ...
  40. 90.
  41. Diyelim kapınız çalındı, postacı bir zarf getirdi. Aldınız, açtınız, içinden bir davetiye çıktı, bir nikah ve de düğün davetiyesi. (Bazı dangalakların her ne hikmetse yapmayı pek sevdikleri yanlışla, "düğün kokteylisi"!)

    Oğlumuz Ahmet ile oğlumuz Mehmet'in falanca gün falanca saatta Zırt Düğün Salonu'nda yapılacak nikah törenleri ve düğünlerini teşrifleriniz. imza, babası Abüzittin, babası Abdül bilmem kim.

    Ne o, pek mi şaştınız?

    Peki, bakın bakalım şimdi elin gavuru ne işler peşinde, nerelere varmış?

    örneğin Kopenhag... Danimarka eşcinsellerin evlenmelerine izin veren ilk ülke. Yani kabul edilen yasa uyarınca, birlikte yaşayan eşcinseller, bu ilişkilerini "kayıt ettirebiliyorlar". bunun yanında 18 ülke daha var; Kanada, ABD, Brezilya, Uruguay, izlanda, Norveç, isveç, Finlandiya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, ispanya, Portekiz, Fransa, irlanda, Birleşik Krallık, Güney Afrika ve Yeni Zelanda. Meksika'da belli hukuki bölgelerde yasal.

    hatta Danimarka'da konunun yasallaşmasının ardından ilk evlenen çiftin de 74 ve 67 yaşlarında Axel ile Eigil olmuştu. Kırk yıldır birlikte yaşayan eşcinsel çift, sanırım 1990 yılında evlenmişlerdi. şimdi muhtemeldir ki öldüler hatta kemikleri bile kalmamıştır...

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1635825/+

    geçmiş gün, neyse, Allah mesut etsin diyelim geç de olsa...

    Gelelim Türkiye'ye.

    Ne dersiniz? Evlenebilirler mi Ahmet ile Mehmet? Ya da, Ayşe ile Fatma?

    Gelenek ve göreneklerimiz, örf ve adetlerimiz diyeceksiniz.

    Örf ve adetlerimize göre bir erkek dört kadınla evlenebilirdi, biz onu küt diye tepeden inme değiştiriverdik ama, naber? (Şimdi yeniden değiştirmek, gene dört kadına dönmek isteyenler var, var da, savcı da onların tepelerine biniveriyor.)

    O başka, diyeceksiniz. O, erkekle kadının evliliği.

    Ama bakın, Danimarka'da vakti zamanında o iki yaşlı eşcinsel, neydi adları, Axel ile Eigil, kırk yıldır birlikte yaşıyorlardı. Birbirlerini pek seviyorlarmış anlaşılan. Biri gelmiş yetmiş dördüne, biri varmış altmış yedisine, (daha bu saatten sonra aralarında ne cinsellik olacaktı sanki, yaş yetmiş, iş bitmiştir!) yahu kırk yıl boyunca dırıltısız gürültüsüz hangi erkekle kadın bir yastıkta kocamayı başarabilmiş ki, parmakla gösterilir!

    iki insan birbirini sevsin de, tek sevsin yeter ki, erkek olmuş kadın olmuş ne değişir, diyenler de yok değil.

    Ne yani, parası için tutup evlendiğin herifle, ya da beybabanın seni başlık parasına, iki dönüm tarla, bir sarı inek, üç de bakır bakraca sattığı yamyamla kırk yıl hır gür içinde çile doldurmak daha mı özlenir bir kısmettir, "hayır" bu kısmetin neresinde Allah aşkına?

    Ya da, üstüne gelen genç, güzel kumalara katlanmak?

    Ya da ya da, üç apartman katı, iki "hususi", "şoförde bir de taksisi" var diye nikahladığın dırdırcı kakneme boyun eğmek yıllar boyu, "gözü kör olasıca herif, bana geldiğinde sırtına giyecek ceketin yoktu, sayemde adam oldun" hakaretlerine göğüs germek?

    iki insan birbirini sevmiş, kırk yıl aynı yastığa baş koymuşlar, varsın aynı cinsten olsunlar, gönül de onların keyif de, Allah mesut etsin, diye düşünenler de var dünyada. Biz, Türk milleti olaraktan, hala meseleye öyle bakmasak da...

    Günün birinde, Türkiye'de de, neden olmasın? Daha şimdi değil, görünür bir gelecekte de değil ama, sözgelimi 2089'da, ha?

    Sağa sola "bulaşmadıkça" bu insanlar, elalemin çoluğuna çocuğuna sataşmadıkça, kendi köşelerinde kendi hayatlarını yaşamak istedikleri sürece, neden onlara da bizim gibi mutlu (ya da mutsuz) olma imkanını sağlamayalım?

    Evlilik yapınca ille de çocuk mu üretmek şart?

    Hangisi daha "makbul"? bir erkekle bir kadının ite kaka, zorla, para pul uğruna, "ekonomik güvenlik'" belasına, zavallı, mutsuz bir çocuğun "istikbalini" düşünme ayağından yürütmeye çabaladıkları bir cehennem mi? Yoksa, birbirini gerçekten seven, kafasını çevirip de bir başkasına bakmayan iki aynı cinsten insanın, yıllarca gürültüsüz patırtısız yan yana, el ele, omuz omuza yürütüp götürdükleri bir beraberlik mi?

    Bundan on binlerce yıl önce "poliandri" geçerliydi dünyada, yani bir kadının birden çok erkekle evliliği. Tuhaf geliyor şimdi size, değil mi, olmaz öyle şey, bu ne rezillik diyorsunuz... Neden diyorsunuz bakalım? Bir erkek dört kadın alınca oluyor da, bir kadın dört erkek alamasın mı? O ne kadar "makul ise", bu da bir o kadar makul!

    Demek ki, insanlığın ilerlemesi boyunca, binlerce, on binlerce yılda, her şey, her kavram, her alışkanlık değişiyor. insan dediğin, değişen hayvan! Çocuğun babasını belirlemenin mümkün olamadığı çok çok eski çağlarda kadının "başat" duruma yükselmesi doğal, teknoloji ilerleyip kol kuvveti öne çıktıkça, belirleyici oldukça erkek de öne çıkıyor, insanlık anaerkil düzenden ataerkil düzene geçiyor. Bilim böyle söylüyor bunu, nitekim bakma, kışın ısınmak için gidip dağdan odun kesmek şart olduğu yüzyıllarda erkek çatır çatır ali kıran baş kesendi de, artık bilgisayarı çalıştırmak için bir düğmeye azıcık basmanın yeterli olduğu çağda kadın da özgürlüğüne kavuşmaya koyuldu! Yalan mı? Evliliğin de önümüzdeki birkaç yüzyıl içinde, kim bilir belki de hemen yirmi birinci yüzyılda ortadan kalkacağını ileri sürenler var. Hem zaten çoktandır tavsamadı mı şu evlilik dedikleri iş?

    O zaman bırakınız evlensinler, bırakınız mutlu olsunlar eşcinseller de, ortadan kalkma yoluna girmiş, modası geçmiş, bayatlamış, işi bitmiş bir kurumun tadını, hayli geç de olsa onlar da çıkarsınlar, diyenler var.

    Hemen çomar siluetine bürünüp bağırıp çağırmayınız, küfürnameler yazmayınız başlığa...

    ayağa fırlamayınız öyle "vay amına koyayım din elden gidiyor, çivisi çıkacak toplumun" diye, itiraz etmeyiniz, tepki göstermeyiniz. dıngıllığın lüzumu yok!

    iki dakika düşününüz.

    hemen yanlış yorumlar yapmayın, durun hele, ben burada eşcinselliği savunmuyorum, kimseyi de buna "teşvik" etmek aklımın köşesinden geçmez.

    Üstelik onlardan pek de hoşlandığım söylenemez, lezbiyenlerin erkek düşmanlığı tersime gidiyor, erkek eşcinsellerin hırçınlığı, dedikoduculuğu, o ille de çevrelerine saldırma tutkuları hiç beğendiğim, onayladığım tavırlar.

    Onlardan uzak durmaya dikkat ederim. Ama onların da insan olduğunu, onların da bizim gibi kendi cinselliklerini yaşamaya hakları bulunduğunu, hiç kimsenin de onları ezmeye, horlamaya kalkışmaması gerektiğini gözden ırak tutmadan, tutmamaya gayret ederek.

    Çünkü, zıtcinseller nasıl insansa, eşcinseller de insandır.

    yoksa siz Danimarka'nın yalnızca sanayi üretiminde, gayri safi hasılada, kişi başına düşen milli gelirde falan mı bizden ileride olduğunu sanıyordunuz?
    20 ...
  42. 88.
  43. 87.
© 2025 uludağ sözlük