Ezel'i çok uzun izleyemedim. Sıkıldım. belki O zamanlar kahraman ile empati ve sempati yapamadım. Bu tür dizileri sonuna kadar takip etmek için asıl karakter ile sempati gerekir çünkü.
Behzat ç ise benim kolay kolay hiçbir dizi ile kıyaslayamayacağım bir şahanelik. Ne zaman 60. bölümlere gelsem iyice bozdu diyip izlemeyi bırakıp sonra başa dönsem bile dizi tarihinin efsanesidir. Öncelikle türk işidir. Samimidir. Karakterler efsane işlenmiştir. Karakterler aileden biri gibi yakın gelir, benimsersin. Küfürler tam yerine cuk diye oturur. Cikcik der mesela behzat komiser hakaret etmek için. Bundan hoş bir hakaret duymuş değilim. Masanın üzerine çıkıp ayak ucu ile zanlı dövmesi mesela. Onun ayak ucu kalp ben. Bunlar hoş detaylar. Zekice geliyor bana.
Behzat komiser çaresiz bir adamdır. Ketumdur. Hafif delidir. Kadınlarına karşı efsane kibardır. Onları kırmaktan korkar içten içe. Onları sever. Son derece gerçekci ve tutarlı bu yönleri ile. Kimsenin karşısında duramadığı o adamın sevdiği kadınlar karşısında mahçup durması ve aslında çoğu karakterin sevdiği kadına davranışı nedenli kadın dostu bir dizi olduğunu düşünürüm. Bu da türk televizyon tarihinde görülemeyecek bir detaydır. Önemlidir.
Ve türk dizi tarihinin en iyi kötü karakteri olan ercüment çözer var. Onu böyle kısaca anlatmak saygısızlık olur. Korkarım.
Haliyle behzat ç diyorum. Her karaktere ayrı sempati duyar, empati yapar ya da nefret edersin. Bunu sağlamak çok zor iş. Ben ezel izlerken o sempati ve empatiyi yakalayamadım. Yok.
çok sık konuşulmaya başlandığı için ezele başlamayı hep ertelemiştim. karantina vesilesiyle başladım. bu kadar saracağını hiç düşünmemiştim. çok iyi dizi.