Bir gün iStanbulda Yahudinin birinin kulağına yakınlardaki bi camiden Ezan sesi geliyor...Çok güzel..Nur sesli birisi okuyor ezanı...Yahudi olduğu halde o adamın bile hoşuna gitmiş...Kalbinde bi kıpırtı bile olmuş...
Neyse bu yahudi camiye gitmiş sormuş ordakilere;bu ezanı okuyan kim diye_?
Oradan getirmişler ezanı okuyanı tabi yahudi aferin falan demiş sonra çıkarmış cebinden 10 lirayı bu kişiye vermiş...
Daha sonra bi gün bi ezan sesi daha gelmiş kulağına..Ama nasıl bi ses...Çok kötü
Yahudi gitmiş camiye...Bu ezanı okuyanı çağırtmış yine..Cebinden bu sefer 100 lira çıkarmışl vermiş adama....Aferin bundan sonra hep sen oku ezanıda kimsenin kalbinde bi sıcaklık oluşmasına mahal verme diye_?
ezan çok hoş ve rahatlatıcıdır tabi anlayabilene.
doğal bir haktır.
bunu arkadaş ortamında etrafta tanımadık kimse yoksa bağıra çağıra söyleyip, söylenilince prim yaptığını sanmak şeklinde kullananlarda vardır.
tabularin yıkıldıgını goren minik gremlinlerin boyunu ancak gecen tugla parcalarinin uzerinden atlayarak suya kosmasidir, kosarken de baslik da acmasidir.
ne zamandan beri çoğunluk azınlığa uymak zorunda kalıyor...%98 i müslüman olan, yada müslüman olduğunu söyleyen bir ülkede yaşıyorsan eğer ezan sesine katlanacaksın...ezan güzel okunmalıdır, sesi güzel olan, gerçekten güzel, usulüne göre ezanı okuyabilenler okumalıdır. ama "ben rahatsız oluyorum" diyerek bencil davranamazsın...ezan saatleri bellidir; çok rahatsız oluyorsan kulaklık takar müzik dinlersin...
müslümanlığın temellerinden biri de ezandır. müslüman ülkede yaşadığını ezanla anlarsın. nasıl ki yurt dışına gittiğinde çan sesinden ki (allah bize hiç bir zaman nasip etmesin) vatanıma dönsem de ezanı duysam diye yırtınırsın, ezanın anlamı da budur. o kadar rahatsız oluyorsanız, ezan okunan sınırlar içinde bulunmazsınız kardeşim!!
bir hastalıktır, evet evet bildiğin hastalık. tedavi için en yakında bulunan camide allah ile başbaşa kalıp biraz nefis muhasebesinin yapılması lazımdır.
sizin dininiz size, benim dinim bana diyen bir Rabbin dinine mensub olarak ezan sesinden nefret edilmesinden rahatsızlık duymuyorum. koskocaman cehennem nasıl dolacak yahu * .
ezan sesinden değil de ezanı okuyan bed sesli müezzinlerin sesinden nefret edilebilir. *
yoksa makamına uygun okuyan güzel sesli birinden dinlemek insana huzur verir, mest eder.
herkes kendi kafasına baksın sorunsalından başka bişey değil.
ancak öle kafalar var ki klise çanının altına koyup bir kere koycan tokmağı çana ozaman anlarlar belki.
haysiyetsiz, terbiyesiz, şerefsiz, boktan, eşşoğleşşek bir davranışmış, vay anasını. ulan seven sever, sevmeyen nefret de eder. bunca mal nasıl olup da toplanıyor, ezandan nefret eden bir insanı şerefsiz ilan edip ana avrat küfür ediyor anlamak mümkün değil...
hem "sizin dininiz size, benim dinim bana" diyeceksiz, hem de senin inancından haz etmeyen adamın anasına avradına saydıracaksın, oh valla. şşt olm adam ister ezandan nefret eder ister allah'tan, ister muhammed'ten! alooo, size yanlış öğretmişler koçum, nefret etmek bir hakaret sözcüğü değildir!
mahalledeki müezzinin, çirkin sesini her gün dinleyen yazarın haykırışıdır.
böyle ise eyvallah amma;
"lanet olsun, bu kadar berbat bir muzik olabilir mi? lanet olsun, tek kelimeyle"
estaüzübillah! ne diyon la?
ezan - müzik !
git sor müslümanım der bide bu.
bırakın desin.
belki ileride en azından saygı duymayı öğrenir onun sayesinde.
kuran kursuna giden bir çocuğa ezan okutan tek millet biziz heralde. çocukluk döneminde subyan sesle okunan ezandan nefret etmek kadar doğal bir şey olmaz.