Bu fasulye yedibuçuk lira parçası kıymete bindi bu filmden sonra.
bu fasulye yedibuçuk lira.
hem kaynasın hem oynasın.
yandan halimem yandan seviyom seni candan.
seviyosan candan boşan gel kocandan.
bu fasulye yedibuçuk lira.
hem yağlıdır hem pahalıdır.
yandan halimem yandan seviyom seni candan.
seviyosan candan boşan gel kocandan.
akşam oldu param gelmedi.
çocuklar evde yorganları yedi.
yandan halimem yandan seviyom seni candan.
seviyosan candan boşan gel kocandan.
sözlükte çok fazla beğenildiğini görünce gittiğim fakat çok gülmediğim film. çok fazla abartılacak kadar komik olmayan eğer boş vaktiniz varsa veya adam gibi film yoksa gidip izlenebilir. filmde aklımda kalanlar ilk aklımda kalan salih kalyon un konuşmaları, ikinci aklımda kalan google esprisi ilk aklıma gelenlerdendir.
ata demirer ve demet akbağ'ın kısa tv skeçlerinden sinemaya transfer olurken fena şekilde sarsıldığı filmdir. sahneler bir birinden kopuk. senkron kötü. sanki bir sinema filmi değil de ardarda sıralanmış olacak o kadar paradolieri izler gibi hissetmemek için dangalak olmak gerekli. olay örgüsü zayıf. her biri izleyen dakikalarda önemli bir olayın anahtarı olacakmış gibi görünen anekdotlar havada un ufak olup gidiyor. örneğin, hüseyin'in elmaya tiki var. güldük ettik ee n'oldu.. mafya babası hüseyin'i sevdi, para verdi; devamı nerde? yok!.. hüseyin ve saz arkadaşları katillerin eline düştüğünde sarhoş fatih kurtardı.. sonra ne oldu. sevgilisiyle barıştı mı.. sorular muhtelif. karakterlerde de sorun var. şimdi hüseyin nasıl bir insan. önce saf bi'şey sanıyoruz. öyle değilmiş anlıyoruz. senarist bunu bi'şekilde istanbul'a yollamak için kayıp baba hikayesini uyduruyor. bunu da hepi topu 2 sahnede öğreniyoruz. yetim, ana kuzusu karakteri oturdu mu? zorlarsan oturur.. hüseyin'in keçi sakallı arkadaşı ne ayak. neden istanbul'a gelmiş? hikayesi nedir? nanay?..
anlayacağınız rezalet bir film. kötü. başarısız.
bu denli büyük bir fiyaskoya dahi anıra anıra gülenler var ki, bu şarkı onlara gelsin;
ölüyü bile güldürebilen bir filmdir. gülmekten zaman zaman karnınıza ağrı girebilir. özellikle babasını hastanede bulması ve onunla konuşması ayrı bir güzeldir. ağlamaya başlamadan tekrar güldürür. Sinemadan çıktığınızda dudağınızın kenarında bir tebessümle gezersiniz.
esprileri batmayan, gayet sevimli ve sıcak, küfür dozu ayarlı güzel film. ege şivesini sevenler için birebir. abartı oyunculuk yok, demet akbağ rolüne uygun...daha ne olsun. yahşi batıya kızan benim gibilere ilaç niyetine.
ata demirer'in senaryosunu kendi yazdığı komedi filmi. tüm oyuncularının küçük rolleri de olsa çok başarılı olduğu, ata demirer'in tek kişilik dev kadro işinden sonraki en iyi işidir. film boyunca kahkahalarla gülünmese de yüzünüzden tebessüm eksik olmuyor. çok güzel...çok. mutlaka gidilmesi, izlenmesi gerekli. özellikle dede* ile napıyon-napan be yaw sahnesi unutulacak gibi değildir. en önemlisi de izleyiciyi sadece oyunculuk ve başarılı senaryo ile güldürmektedir. belden aşağı espirilerle değil...
(bkz: ata demirer)
(bkz: salih kalyon)
(bkz: demet akbağ)
her ne kadar müjgan la sonlarının ne olduğu konusu havada kalmış olsa da izlediğim eğlenceli filmlerden bir tanesidir.özellikle ata demirer e bayıldım çok tatlıydı filmin başından sonuna kadar o surat ifadesi süperdi..
ata demirer'in ve demet akbağ'ın oynadığın başrollerini paylaştığı filmde bir çok tanıdık yüze rastlamak mümkün. Dün gece 10 seansına gittiğim ve yüzümde gülümsemelerle çıktığım tatlı hoş ve eğlenceli gidilesi film. Kaçırmayın derim.
iyi oyunculuklarla kurulmuş samimi bir anlatıma sahip Hakan Algül filmidir. Hüseyin ve Firuzan karakterlerinde başrolü paylaşan Ata Demirer ve Demet Akbağ'ın kör taklidi yaptıkları sahnede tepine tepine gülmeme neden olan pek bir bahtiyar filmdir. kesinlikle gidilesi, izlenesi...
içinde kürt karakter olmadan da komedi yapılabiliyormuş demek ki şeklinde düşüncelere sevkeden film. çokta güzel film.
türk sineması 50 yıldır kürt karakterin kekoluğunu komedi malzemesi olarak kullanıyor. sonunda bir uyanış başladı sanırım.
sanırım eskiden insanlar kürtleri uzaktan tanıyorlardı ve komik geliyordu o kekoluklar. artık biraz tiksinmeye başladı insanlar, komik gelmiyor. abartı değil gerçek olduğu görüldü çünkü bazı şeylerin.
reklamlar da da pek kürt göremiyoruz artık. turkcell in hidolu kürtlü reklamlarından sonra pek elle tutulur kürtlü reklam çıkmadı. diziler de de gözle görülür bir kürtlerden arınma söz konusu. mardinli, ağalı, kan davalı, berdelli, türkiye nin her türlü rezilliğini gösteren diziler pek tutmuyor artık.
bir tek yılmaz erdoğan ın "çok güzel hareket bunlar"ı kaldı türk ekranlarındaki kürt komedisini devam ettirmeye çalışan.
büyük ihtimalle güldürmez ama maksat vakit geçsin diye düşünülüp gidilen ama karnı ağrıtacak kadar olmasada güldüren, sıcak, az ama öz esprilerle geçen bir film işte.