zaman ve atmosferin korozif etkisine maruz kalmış. Çelik iskelet üzerindeki Boyama artık fayda etmemektedir. On seneye komple iskeletinin revize edilmesi gerekmektedir. Aksi halde yıkılışına şahit olabiliriz.
efendim bugün sözü geçti ve fotoğraf kursumdaki hocam şöyle bir şeylerden bahsetti;
öncelikle estetik yoksunu, demir yığını olmasının yanında bir de bizimle hemfikir olanların bir hikayesi varmış burada.
sözde bir yazar burada, kulenin altında, hep yemek yermiş. bir gün gelip sormuşlar; neden bu kulenin altında yemek yersin diye?
o da şöyle bir ithamda bulunmuş... ''bu lanet yapının görünmediği tek yer burası! '' hal böyleyken fazla söze ne haceet...
edit: hikayeler farklı şekilde olabilir. bu kişi bir şair olabilir, yemek yemeyip, şiir de yazabilir vs. ama netice aynıdır...
Kulenin aydınlatmaları 336 adet 600 Wlık sodyum projektör lambası ile yapılır. Her gece saat başlarında gerçekleştirilen özel ışıltılı aydınlatma için ise 20.000 ampul kullanılır. Kulenin yıllık elektrik tüketimi 7,8 milyon kWhdir. Herhangi bir elektrik kesintisine karşı 3 adet 1600 kWlık jeneratör her zaman hazır bekletilir. Tüm yapıya elektriğin dağılması ise toplamda 80 kilometre uzunluğu bulan elektrik kabloları ile sağlanır.
Kule ile ilgi bazı ilave bilgiler vermek gerekirse, her yıl kesilen biletler için 2 ton kağıt kullanılır. Ziyaretçilerin harcadığı suyun yıllık miktarı ise 63.000 tondur. Bazıları gece görüşlü olan 100ün üzerinde kamera kulenin güvenliğini sağlar. Herhangi bir yangına karşı farklı noktalara 800 uyarı sistemi ve 150 yangın söndürücü otomatik sistemler yerleştirilmiştir.
Bugün kulenin üzerinde 120 anten bulunmakta olup bunların 31 tanesi radyo istasyonu, 30 tanesi paralı televizyon kanalı, 18 tanesi dijital yayın yapan televizyon kanalı ve 6 tanesi analog yayın yapan televizyon istasyonuna aittir. Kalan antenler ise devlete ait kurumlarındır.
yapıldığı dönemde hiç kimsenin beğenmediği, hiçbir estetik unsur taşımadığı için nefret edilen bir yapıdır ki özenti tipleri saymazsak günümüzde de bu tiksindiriciliğini korumaktadır. yapım amacı radyo vericisi görevidir.
tokyo tower da buna çok benzer bir verici ve gözlem kulesidir. yapımına 1957'de başlanmış, 1958'de bitirilmiştir ve mâliyeti dönemin parasıyla 4 milyon usddır.
niçin bu kadar aşk ve romantizm simgesi haline getirildiğini hiç anlamadığım, düzenli bir şekilde dizilmiş demir yığınından başka bişey olmadığını düşündüğüm enteresan bir yapı.
son zamanlarin en populer profil resmi. paris e gidip kulenin onunde fotograf cektirmeyeni dovuyorlar galiba hissini uyandiriyor insanda. biz gidene kadar demode olur muhtemelen, iyisi mi biz yeni yerlere yelken acalim.
yılın 365 günü açık olan kule 2 günden beri çalışanların grevi dolasıyla kapalıdır. 300 kadar çalışan, sendikalarının yaptığı çağrı üzerine çalışma koşullarının düzeltilmesi ve ücret artışı talebiyle greve gitmiştir.
demir yığının bir araya getirilmiş bir yapıt , ama insanlara çok güzelmiş gibi tanıttıkları dünyayı kendilerine çektikleri ve budan onların turistleri nasıl çektiklerini kendi eserlerini nasıl tanıttıkların bir göstergesi . Türkiye de olsa kimse bakmazdı bile.
Kulenin aydınlatılması için şehrin en yüksek voltaj elektriği burada harcanmaktadır. isteyenler merdivenlerden çıkabilirken isteyen 30-40 dk bir arayla asansòrle kulenin tepesinden parisi izleyebilmektedir.