aziz nesin in yıllar önce kaleme aldığı günün anlam ve önemine binaen sözlüğe aktarma ihtiyacı duyduğum muhteşem yazısıdır.
" ey turk fasisti!
birinci vazifen turk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri disleyip duvarlara saldırmaktır. mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri camurlara serip, üzerlerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. bu temel partinin hazinezidir.
bir gün nümayiş yapmak için emir alırsan, bütün polisleri yanıbaşında bulacaksın.
meydanlarda, kitaplarını yaktığın, namuslu insanlar, bütün dünyada eşi-benzeri gorülmemiş biçimde işkenceye uğratılabilirler. emniyet müdürlüğümüzde dövülebilirler. demir ahmet tarafından sövülebilirler.
bütün malları mülkleri zaptedilmiş, matbaaları yakılmış, gazeteleri kapatılmış, evleri başlarına indirilmiş, çoluk-çocukları dağıtılmış, evleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilirler.
bütün bu şartlardan daha elim olmak üzere, amerikadan borç dahi alınabilir. hatta bu borç alınan paralar ziyafetlerde yenilebilir.
ey fasist yumurcakları ! işte bu ahval ve şeriat içinde dahi bütün bu yapılanları kafi görmeden, vazifen matbaaları yıkmak, makinaları kırmak, namuslu yurtseverleri parçalamaktır. muhtaç olduğun kazma, balta, sopa, demir çubuklar, halk partisinin ambarlarında mevcuttur. "
ey türk faşisti,
kendinden utan, sadece ülke ekonoomisini hedef alarak, hiç bir amaca hizmet etmeyen teror örgütüne kin beslediğin için,
utan,
meydanlarda bomba patlatarak, turistleri havaya uçurarak, ormanları yakarak, belediye otobüslerini molotoflayarak özgürlük mücadelesi verenlerden nefret ettiğn için, utan.
utan,
bir ermeniyi öldüren manyağı tüm ülkeye, insanlara mal etmediğin için utan,
utan,
şehit verdiğin her vatan evladına yandığin için utan.
utan,
savunmasız orman işçilerini katleden dürzülere bir kelam etmeyen ama halkların kardeşliğinden dem vuranlardan utan,
utan,
1 mayıs'ta teror örgütleri ile omuz omuza slogan atarak, camı çercevi yıkan, molotoflayan hastalıklı beyinlerin tam bağımsız türkiye için yaptık masalalına inanmadığın için utan.
utan,
bari sen utan çünkü onlarda utanacak, sıkılacak ne şeref var ne hasiyet var.
aziz nesin ustanın tam yerinde söylediği,lafı gediğine oturttuğu yazı.okudukça canım ülkemde hiçbirşeyin değişmediği (bkz: nokta dergisinin toplatılması),yapılanların nasıl yanlarına kaldığı ve anayasa maddeleri gösterilerek yazılan savunmalara, maklalelere (bkz: uğur mumcu suçlular ve güçlüler),yapılan başvurulara rağmen nasıl suçların/suçluların hasıraltı edildiğini bir kez daha hatırlatan yazı.iç acıtan yazı.
aziz nesin'in 2.dünya savaşı'nın patlak verdiği yıllarda türkiye'de yükselen faşizmin devamında chp'li gençlerin zincirli hürriyet adlı derginin basıldığı basım evinin basması üzerine yazdığı yazıdır,doğrudur,ne yazıkki yazı hala geçerliliğini de korumaktadır
aziz nesin'in iyi bir nuktedan fakat cuhela bir yazar oldugunu gozler onune seren yazisidir. zira Turkiye'de fasizm hicbir zaman nazariyeden cikip eyleme donusmus bir hareket olmamistir. eger saga sola saldirmak, vandallik yapmak fasistlikse bunun dik alasinini adina devrimci genclik denilen, iclerinde deniz gezmis gibi saklabanlarin bulundugu capulcu takimi yapmistir. okullari isgal edip, dersleri boykot eden, okullardaki cihazlari kirip gecirenler, normal ogrencilerin egitim haklarini gasp edenler bu capulcu suruleri degil miydi ? fakat tarih bugune kadar fasist oldugunu iddaa edip boyle vandallik yapan bireyleri henuz kaydetmemistir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'nin tarihini bize hatırlattırdığı yazıdır. CHP kendi kurguladığı ve sadece kendi inandığı temiz tarihinin gözünün önünde kayıp gitmesini seyretmektedir. Bu durum Türkiye için hayırlı bir gelişmedir. Ne olduysa çok partili rejime geçtikten sonra oldu palavraları artık iyiden iyiye piyasaya çıkmaya başladı.
aziz nesin'in 1948 yılında kaleme aldığı hitabe. Şimdilerde bu faşistlerin kendi takipçileri arasından çıktığını bilse kemikleri sızlardı. gerçi o öldüktan sonra toprak olunacağına inanıyordu değil mi? o zaman devam küçük faşikler.
--spoiler--
Ey Türk faşisti!
Birinci vazifen Türk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri dişleyip duvarlara saldırmaktır.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri çamurlara serip üzerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel partinin hazinesidir.
Bir gün nümayiş yapmak için emir alırsan, bütün polisleri yanıbaşında bulacaksın.
Meydanlarda, kitaplarını yaktığın, namuslu insanlar, bütün dünyada eşi emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabi tutulabilir. Emniyet müdürlüğümüzde dövülebilir. Demir Ahmet tarafından sövülebilir. Bütün malları mülkleri zaptedilmiş matbaaları yıkılmış, gazeteleri kapatılmış, evleri tarumar edilmiş, çoluk çocuğu dağıtılmış, haneleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere Amerika'dan borç dahi alınabilir. Hatta bu borç alınan paralar ziyafetlerde yenilebilir.
Ey faşist yumurcakları! işte bu ahval ve şerait içinde dahi bütün bu yapılanları kafi görmeden, vazifen matbaaları yıkmak, makineleri ısırmak, namuslu vatanperverleri parçalamaktır. Muhtaç olduğun kazma, balta, Halk Partisi'nin ambarlarında mevcuttur.
5 Şubat 1948
Aziz Nesin
Zincirli Hürriyet
--spoiler--