tlc'de hafta içi her gün yayınlanan ve kendi çaplarında her biri birer pinti kralı olan insanların hayatlarını anlatan amerikan yapımı bir program.
insanların aklına neler geliyor tasarruf yapacağım diye mutlaka izleyin çok keyifli.
Aynı diş fırçasını kullanan ve aynı anda iki dakika süre sınırlamalı duşa girmeleri ve kadının kafasında köpüren şampuanı, kocasının "biraz şampuanından ver lütfen" diyerek, karısının kafasındaki şampuan köpüklerini kendi kafasına transfer etmesiyle bir hayli eğlendirmiştir.
sifon çekmemek için şişeye işeyip, bahçeye, bitkilerin üstüne döken insanlar da var.
Bana bazıları mantıklı geldi. mesela kırık sabunları bir tencereye koyup, birazcık su ekleyip kaynatmak ve soğumaya bırakınca yepyeni bir kalıp sabun elde etmek gibi.
tamamen çöpten beslenen insanları da işliyor bu program.
yumurtayı bedavaya getirmek için tavuk besleyenler (çöp artıklarıyla) ve aynı diş ipini ortaklaşa kullananlarda cabası...
hele bir bölümünde ağız gargara suyunu üç dört defa kullanan biri vardı.
burnunu sildiği mendilleri kurutup, tekrar kullanmak...
1 cent bile inanılmaz derecede değerli o'nlar için.
bende izlerken, her ay düzenli olarak 50 dolara satın aldığım likör için inceden bir utanmadım değil.
veya haftalık bilgisayar oyunlarına verdiğim ortalama 120 lira içinde inceden bir düşünmedim değil...
hayatta en önemli şey denge. ne çok müsrif ne de çok cimri olacaksın.
mesela şu likörü her ay düzenli satın almasam veya her hafta oynadığım mmorpg oyununa 120 lira gömmesem hayatımdan ne eksilir diye düşündüm. muhtelemen hiçbirşey. fakat alıştığım şeyleride kısamam doğrusu.
birde insan harcamalarını kısar ki başka birşey için para biriktirdiği için fakat bu programdaki insanlar asla hiçbirşeye harcamamak için para biriktiriyorlar. bazı kişiler cast ajansından olduğunu söylüyor programdaki kişilerin fakat bu beni ilgilendirmiyor çünkü çok eski bir tanıdığım bu programdakilere taş çıkartacak iğrençlikler yapıyordu tasarruf için.
yani oturup günaydın gibi bir yerde haftada bir iskender yemeyeceksem ben o parayı ne yapayım.
herşey dozunda güzel, abarttıkça, obsesyonlara girip, patolojik bir hal alınca artık siz birer hasta oluyorsunuz. bu tip insanlar kesinlikle tedavi edilmeli.
mendil paketi 4 dolar diyor, bazen çok ıslak olanları biraz sıkıyor, sonra masanın üzerinde camdan gelen güneş yardımıyla kurutuyorum diyor adam. ya abicim sen geber o zaman ya.
gerçi bir lokma bir hırka yaşayan dervişler, ermişler bilmemneler de var fakat dünya nimetlerinden neden uzak durayım ki; ruhun tekamülü veya arınma diye cevaplıyorlar, ulan ruhlar aleminde mi yaşıyoruz heralde dünya nimetlerinin tadını çıkartacağız. şahsen dini dogmalar sikimde bile değil. deist bir insanım.
para harcamak içindir, ama bunların düsturu, para asla harcanacak birşey değil, biriktirilmesi gerekilen birşeydir diye olaya yaklaşıyorlar.
kendileri korkunç bir psikolojik hastalığın pençesinde olduklarını dahi bilmiyor ve kabul etmiyorlar. aslında çok uzun tartışılması, analiz edilmesi, dersler çıkarılması gereken enteresan bir konudur cimri insanlar.
özellikle parayı hiç sikine takmamış biriyseniz şaşırmaktan insanın çenesini düşüren programdır.
hele hele burda bir japon abla vardı, inanması mümkün değildi.
kadın misafirlerine çöpten bulduğu (evet yanlış duymadınız) yemekleri ikram ediyordu lan, hatta yanlış hatırlamıyorsam umumi tuvaletlerde kullandığı kağıt havlu parçalarını çantasına atıp, eve götürüp kurutarak yeniden kullanıyordu kendisi.
bir de bi abi var, adam ağız temizleme gargarasını (bkz: listerine) 2 kere kullanıyordu. 2 tane şişesi var, biri yeni, diğeri eski ürün şişesi. Adam yeni şişesinden sıvıyı ağzını alıyor, çalkalayıp eski şişesine tükürüyor.
mantığı da "bunlar normalde 30 kullanımlık, ben 60 kullanıma çıkarıyorum."