kaç defadır experimental nickli yazarı okumak istiyordum. ne zaman bir entrysini açsam xxxxxxxxx nolu entrynin devamıdır yazısını görünce "lan kim uğraşacak şimdi" deyip boşveriyordum. boşvermemeliymişim, bu entrysini okuduktan sonra anladım.
tebrikler üstad, süper bir yazı kaleme almışsın. helal olsun, seni boşverdiğim için kusurluyum, özür dilerim.
sözlükte sadece bir entrysiyle nickini unutmamama neden olan yazar. o entrysini arkadaşıma mesajlarken canımın çıktığını fakat yine de yazdığımı söylemek isterim. o dümbükten gelen cevap ise sizi tebrik etmek elbette. *
(#6650622) entrysiyle beni benden almış, hayatımın yönünü değiştirmiş ve bana acil yapılacaklar listesi hazırlatmış yazardır. tanımadan bir entry ile sevilendir.
kendisi tweet attığında mutlu oluyorum. kafasını kaşıyıp hatta tweet atacak kadar zaman bulabildi diye seviniyorum. meşgul bir zat bir o kadar da yardım delisi.
tanım;sözlüğün kaliteli yazarı experimental ile naçizane 7.nesil yazarı bendeniz canlarbenimicincaliyor un tanışma toplantısı öncesi göz yaşlarına hakim olamamasıdır.
bulutlu mu güneşli mi belli olmayan rüzgarlı ve sıkıcı bir havaydı. buluşmayı toplantıya gelecek arkadaşının işi yüzünden bir saat ertelemişti. ertelenme yüzünden salmıştım ben de kendimi nasıl olsa daha çok var diyordum çaydı kahveydi derken saatime baktığım da yarım saat kalmıştı toplantıya aceleyle evden çıktım şanslıydım caddede taksiler bekliyordu hemen atladım bir tanesine taksim dedim, yola koyulduk. ufak tefek trafikimsi yoğunluklar atlattıktan sonra vefa'nın oradaki ünlü kemerlere gelmiştik. yıllardır bu yolu kullanıyordum taksime giderken ve buradan ne zaman geçsem ya trafik olurdu ya da kaza. bu sefer trafik vardı sözlük işte ilk kez orada gözlerim doldu geç kalacaktım sözlük, sonra döndüm kendime baktım sözlük hiç hazırlıklı değildim sadece bolca umudu ve isteği olan gencecik bir adamdım (yakın zamanda hepinizin haberdar olacağı bir oluşum içerisindeyiz sevgili experimental ile) bu beni daha da hüzünlendirdi artık ağlamak için taksicinin açacağı damar bir şarkı yeterdi ama daha fazlası olacaktı sözlük... önümüzde genç yaşta bir erkeğin kullandığı yanında da 2 tane arkadaşının olduğu 106 vardı o an anlamıştım tehlikenin yakınındaydık bir yandan da taksiciyle muhabbet ediyorduk canımın sıkkın olduğunu anlamıştı adam "tabi insan sarrafı olduk artık" havasını bilirsiniz taksicilerdeki benimle muhabbet etmeye çalışıyordu bense heyecanlıydım experimental ile buluşucaktım. kolay mıydı ? experimental bu adamın ağlamadığı yer göz yaşı dökmediği mecra kalmamış hiç kolay değildi. bütün heyecanımla yola bakarken taksicinin "ben 9 sene hapis yattım" cümlesi kulak zarımı iğneledi sanki. hüznüme şimdi bir de korku eklenmişti. ne için yattın abi demeden öndeki 106 acı bir fren yaptı sözlük, yapmaz olaydı. neyse ki durmuştu taksi ama az da olsa dokunmuştu 106'nın tamponuna. taksici abinin suratında bir kızarma sinir vardı sözlük o an sadece aklımdan 9 yıl ve "shawshank redemption" dan sahneler dönüyordu. korkum artmıştı sözlük önde ki 106 nın sürücüsü napıyorsun yaa diye çıkıcan arabadan o an kendimi koyverdim sözlük başladım ağlamaya toplantıya geç kalacaktım üstüne kavga seyredecektim hatta karışacaktım... taksici arabaya geri döndüğünde "ya adam haklı lafa daldık fark edemedik neyse olur öyle diyordu" çok sakin davranmıştı. o an adam morgan freeman gibi gözükmüştü bense ağlamaya devam ediyordum adam ne oldu kardeşim niye ağlıyorsun dediğinde "abi çok güzel davrandın duygulandım vallahi" dedim. gerçek bu değildi ama bu söz bana o sıkışık trafikten ışık hızıyla çıkmayı sağladı üstüne bir de adam ücrette iskonto yaptı. buluşmaya da gecikmemiştim sözlük experimental'ın karşısına aslanlar gibi çıkmıştım
peşin not: zamanında dostoyevski, camus, nietzsche gibi kişiler, yazılarından ötürü yadsınıyor, insanları bunalttıkları söyleniyordu. halbuki realiteye dokundurmuş, olanı gözler önüne sermişlerdir. bir nietzsche değilim, ama bu da böyle bir gerçek.
göbekli ve kel.
gece boyunca "hocu 30 yaşında olaydın, o nicke o yaş" diyerek sitem ederken güldü, güldürdü.
tabi bu güldü kısmı ironi. niye? çünkü eksperi depresif birisi. geçti bir köşeye "of hocu, insanlar sıkıcı, insanlar bedbaht" diye ağladı durdu. cehennem başkalarıydı onun için, cehennem aynı zamanda kendisiydi. kendisine yabancıydı. *
canımın sıkkın olduğu günlerden birgün şükela butonunda rastladığım ve o günden beri takibe aldığım yazar.insanın okudukça okuyası geliyor.idolümüzsün hocu.
sol framede adını görünce hemen okunacaklar listeme baktığım uuser.
beğendiğim entryleri okunacaklar listesine alıp okumaya bayılırım. kendisi bilmez ama hayranıydım ve görünce çok sevindim.
(bkz: #5417570) *
(bkz: #5371466)(ancak bu kadar iyi anlatılırdı)
sözlüğün en iyi yazarlarından biri. olgunluğu yazılarına yansıyor. çok uzatıp anlatmaya gerek yok, okunduğunda farkı tokat gibi çarpıyor zaten. dönmüş olması kalite adına sevindirici.
facebook'um yoktu, bir ara açmaya niyetlendim, ama arkadaş "şu uygulama şöyle", "bu uygulama böyle", "yok şu resmini tag'ledi", "yok bu poke'ladı" diye anlatmaya başlayınca kafam karıştı, gizlilik ayarlarını anlatırken uyuyakalmışım, rüyamda öyle bir ayar yapıyordum ki, "a kişisi benim 34 fotoğrafımı göremezken, b kişisi 56 fotoğrafımı göremiyordu, c kişisi ise ikisinin de göremediği fotoğrafları görebiliyordu, d kişisi elma yiyordu"
uyanınca sordum, "hocu yok mu bunun basiti", "twitter var" dedi, "iyi ondan açalım hocu" dedim, "benim basmadı kafam bu facebook'u"
özetle bu sabahtan itibaren benim de bir twitter'ım var, tam olarak nasıl kullanıyor çözemedim, hiç bir şeyi kısa anlatamayan ben 140 karakter sınırıyla ne ederim bilemedim, benim twitter'ımın olmasından kime ne? bunun topluma faydası ne? onu hiç mi hiç bilemedim ama adresi bu, ne sıklıkla tuvalete gittiğimi öğrenmek isteyenlere duyurulur;