Canlıların kökenini araştırmak için başvurulabilecek en somut deliller, fosil kayıtlarıdır. Yani yaratılış veya evrimden, hangisinin doğru olduğunu saptayabilmek için, fosil kayıtlarının, hangisini desteklediğini incelemek gereklidir. Evrimciler, “Tesadüflerle, ilkelden gelişmişe doğru bir ilerleme kaydederek bugüne gelindi” diyorlar. Evrim gerçek olsaydı, evrimcilerin iddia ettikleri yüz milyonlarca yıl boyunca gerçekleşen evrim sürecinde, yüz milyonlarca canlı, kendinden önceki bir türden bir sonraki türe doğru gelişecekti. Bu ise, kaçınılmaz olarak yüz milyonlarca “ara-geçiş formu”nun varlığını gerektirirdi. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir.
özetle; Fosil kayıtlarının evrimi desteklemediği ortadadır.
1) iki ayrı konudur.Bütün din kitapları, ilk insan olan Hazret-i Âdem’in, buğday ektiğini, ev yaptığını ve kendisine on forma kitap verildiğini bildirmektedir. Görüldüğü gibi ilk insanın, dünyanın oldukça tekamül ettiği bir zamanda yaratılmış olduğu, dört ayağı üzerinde yürüyen, mağaralarda yaşayan mahlûklarla hiçbir ilgisinin olmadığı apaçıktır. bütün din kitapları, Hazret-i Âdem’in, Hazret-i Havva ile Cennette yaşadığını, sonra dünyaya indirildiklerini bildirmektedir. Cennetten gelenlerin başka ilkel mahlûklarla ne alakası olabilir?
2) çok cahilce bir örnekti, keşke daha tatmin edici bir örnek verebilsen. her neyse... sevgili kardeşim; yarı at yarı balinadan bahsetmiyorum. madem ki tırnaklarımız yahut eklemlerimiz zamanla dış dünyaya karşı bir direnç-uyum olarak parmaklarımız üzerinde yahut kemiklerimiz arasında evrildi. e o zaman bu süreci ispat eden milyonlarca değişim süreci fosilini şu an inceliyor olmamız gerekirdi. evet türler kısmı değişimler yahut yok oluşlar gösterebilir ancak bu doğal seçilim ile azınlıkta olan alt türün zamanla baskın olması veya yok olması ile açıklanabilir.
evrim bir şeyin başka bir şeye dönüşmesi değildir. yani ara türden kastınız eğer yarı at yarı insan bir şey görmekse tabi ki olayı anlamayacaksınız.
yani gidip şempanzeyi alıp bu neden insan olmuyor ya da madem maymundan geldik bu neden insan olmadı diyemezsiniz. bunlar çünkü birbirine zaten dönüşmezler.
böyle bir şeyi evrimciler demiyor zaten.
araform zaten herkestir. yani şöyle düşünelim: bir popülasyon içinde belli genlerin birikmesi belli kalıtsal özellikleri değiştirsin doğa bunları elesin. bir sonraki nesille de biraz uzun boylular geçsin. bu bir özellik, şimdi bunları senler içinde bin taneye çıkar ve hepsinin bir anda olmadığını düşün. o zaman ne olacak?
net bir şekilde şu insandır, şu hayvandır dediğin bir ara geçiş olmayacak. böyle bir şey de yok zaten.
mesela a ortak ata diyelim, bu a, 10 olduğu zaman bir kısmı b ye diğeri c ye dönüşsün.
mesela, a1, a2, a3....... a10 olsun. şimdi bu bir iki üç diye giden sistemde ortak atadaki özelliklerin gittikçe ayrıldığını düşün.
mesela a3 de olan ayrım a9 olan ayrımdan farklıdır. a3 de benzerlikler fazlayken a9 da ayrımlar fazla olacak ancak a10 a geldiği zaman biri b ve diğeri c olacak. ( yani farklı özellikler aynı türde öylesine artacak ki zamanla onlar iki farklı türe dönüşecek)
işte biz o zaman birine şempanze diğerine insan haca diyebileceğiz ancak aradığın araform ne şempanzedir ne de insandır.
umarım anlatabilmişimdir benim kafam bu kadarına yetti çünküm. evet.
Daha önce duydunuz mu bilemiyorum ama ornitorenk, memeli olmasına rağmen yumurtlayabilen bir canlı olmasının yanında gagaya sahip bir canlıdır. En somut örneklerindendir...
@8 Evrimle hiç alakası yoktur. Papağanı insan gibi konuşturan, maymunu güldüren, yılanı ayaksız yürüten bir yaratıcının varlığını gösterir. Allahü teâlâ her hayvana bir özellik vermiştir. Köpeğin koku alması, kedinin karanlıkta görmesi, akrebin zehri, geyiğin boynuzu, kirpinin dikeni, bukalemunun renk değiştirmesi, kuşların uçması, balıkların yüzmesi, aslanın parçalaması, yarasanın engellere çarpmadan gözsüz uçması evrimi, devrimi değil, hikmet sahibi yüce bir yaratıcının varlığını gösterir.
Ya salak salak konuşmayın ara form yok diyo allahım o kadar bilim adamı üniversite 200 yıldır uğraşıyo ama adam hiç bir sik yapmadan ara form yok evrim yalan diyip bitiriyo, olum evrim olmasa bile senin dediğinin ennnn ufak bir kanıtı yok hele ki dinler vs komple kanıtsız delilsiz, geçin şu işleri artık, bişeyi çürüteceksen antitezini sun kendi hipotezini ispatla, yapabiliyomusun, tabiki hayır, o zaman bb.
@11.
evrimin yahut diğer batıl teorilerin karşıtı yani hak olan yaratılıştır. yazıyı soluklanıp bir kez daha okursan herksin algılayabileceği dilde olduğunu görürsün.
Birincisi, yaratılış masal değil gerçektir. Esas masal olan, çeşitli türlerde atomların uzun bir zaman içerisinde, tesadüfler sonucu bir araya gelerek, elektron mikroskobu yapıp, kendi vücudunun hücre yapısını inceleyen bilim adamlarına dönüştüğünü iddia eden Evrim teorisidir.
ikincisi, Evrim teorisinin yanlışlığı, elbette ki, yaratılışı ispatlayan delillerden biridir. Canlıların tesadüfle oluşmasının imkânsızlığı, şuurun varlığı, bu da yaratıcının varlığını ispatlamaktadır. Başka bir deyişle, yaratılış, hem bilimsel verilerin yaratılışı doğrulamasıyla, hem de yaratılış dışındaki alternatiflerin imkânsızlığıyla kesinlik kazanmaktadır. Yazar, “Din ile bilim hiçbir zaman birbirleriyle uyuşmaz” diyor. Demek ki yazar, Evrim teorisini ilim ile karıştırıyor.