alçaklığın hasıdır. aşk falan demesin kimse, eğer kişi biraz olsun düşünme yeteneğine sahipse kendi başına gelmesini asla istemeyecek ve "şerefsizlik" olarak nitelendirecektir. bir evlilikte güven ve sadakatten daha temel hiçbir şey olamaz, biri olmadan da diğeri zaten olmaz. evli olduğun halde başkasına gerçekten aşık olduysan efendice derdini anlatır çeker gidersin. yok sen evli birine aşık olduysan onun başkasına ait olduğunu kabullenir aşkını gömersin.
"şüphesiz allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. o, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor." ( nahl, 90)
beraberliğin mahiyeti önemlidir, tehlikeli sulara girmemek kaydıyla muhabbet hasıl oluyorsa güzel birlikteliktir.
şunu unutmamak gerekir, allah zinaya yaklaşmayın diye öğüt vermektedir. insanın kimyası gereği yaklaşılan tehlike nisbetince çekim gücü kuvvetlenir. bu gerçekliği gözardı etmeden hasıl olan muhabbet istenilen düzeyde kalır..
evli kişi için bir heyecandan öteye gitmez. yuva yıkan kadın/adam olmak her zaman için ziyan getirir. böyle bir ilişki uzun ömürlü olmaz genelde. çünkü evli kişi kolay kolay eşinden boşanmayacaktır. tamamen riskli bir durumdur. daha da ötesi, şerefsizliktir.
beraberliğin mahiyetine bağlı olarak farklı sonuçlar doğurur;
toplumsal birliktelik, hergün etkileşim halinde bulunulan insanların kurduğu genel birliktelik.
düşünsel birliktelik, tarafların fikir alış verişinde bulunduğu fiziki olmayan birliktelik.
duygusal birliktelik, farklı açılardan kendine yakın hissedilen kişinin iç dünyasında karşılık bulma halidir..
bu birlikteliklerden hasıl olan muhabbeti tadında bırakmak, sorumlu olunan aile müessesesi için önemlidir, aksi halde karşılıklı olarak onulmaz yaralar açabilir..
gayet doğru bir davranış olabilir.
mesela x ile y evli olsun. x y ile beraber olurken evli biri ile beraber olmaktadır. sonuçta x y ile beraber olurken ikisinden birinin medeni durumu değişmemekte. sizin içiniz fesat.*
bile bile lades demektir. hem kendini rezil etmek hem de o insanın eşini mahvetmektir. sanki beraber olunan kişi onun için evliliğinden vazgeçecekmiş gibi.. ama yoktur öyle birşey. herkes hayatını mal ettiğiyle kalır. kimileri de mal olduğuyla.*
güya globalleşen (aslında kültür emperyalizmine maruz kalan) güzel vatanımın, güzel insanlarının, güzel olmayan kısmının da konuya dahil olduğu durumdur.
baykal a sorulması gereken sorudur, nasıl bir ruh halidir bu, ayrıca kocası ile tanışıyor olmak ve yüzyüze bakıyor olmak, nasıl bir ruh halinin eseridir, nasıl bir yüz lazım bunun için? keçe kardeşler siyasete girmiş ama yolunu bulup çıkamıyor sanırım.
bir de bunun medya da hoş gösterilmesi var, aşk kaçamağı, bunu söyleyen arkadaşlarda baykal ın arkadaş çevresinden eminim çünkü komünist eskisi yazar tipler, benim onlara tavsiyem evlerine gittiklerinde birde evde sorsunlar baykal ı nasıl bilirsiniz diye, sorsunlar alacakları cevaba dayanabileceklerse.
mitterand ın da evli bir (o. demek istiyorum ama) metresi varmış, hatta miterand ın evli kadından çocuğuda varmış gigi namussuzlukları ahlaksızlıkları şerefsizlikleri örnek olarak sunmaları ayrıca şerefsizcedir, aklımdan hemen "ulan bunun çocuğunun dna sına bakmak lazım, kesin kendi çocuğuna babalık yapmıyor bu" diyesi geliyor insanın kusarken...
her gece kahırdan ölmek demektir, karşı tarafı da kendi tarafını da düşünüp hemcinsine ve kendine acıma durumudur. evli olan karşı cinsin yalanlarına körü körüne aldanmak demektir. hele ki çocuğu da varsa yıkılmayacak ve mutlu bir aile de tek suçlu olan karşı cins o kadar akıllıdır ki, her şeyi yapar ve iki tarafı da elinde oynatır.
zarardır, ziyandır, karşı taraftan bir beklenti varsa, kullanılması bence caizdir, çünkü hak etmiş, ki erkekse çoluğunun çocuğunun başında olmak yerine senin yanında vakit geçiriyordur, bayansa sadece ve sadece kullanılmaktan öteye gitmiyordur.