"alman devleti bizi devamlı birbirimize düşürmek ister ama bizim düşmememiz lazım, bir araya gelmemiz lazım, oyunu bozmamız lazım. onu da geçmişte yapmamız imkansızdı. çünkü türk devleti alman devletinden kısmen daha kötüydü islam düşmanlığı bakımından. ama şimdi konsoloslar geliyor, ilk ziyaret ettikleri yerler ati, milli görüş, konsolos bir şey oldu mu hemen orada. anında orada.
geçen bülent arınç gelmişti. baktım milli görüş'ün başkanını çağırmış, islam kültür merkezlerini hepsini çağırmış. orada namaz kılmak istedi. demiş, kıble ne tarafa? "kıble bu tarafta demiş". hemen din ateşesini çağırdı. "sen kıbleyi tekrar göster" dedi. güvenmiyor konsolosa çünkü adam kıblenin nerede olduğunu bilmiyor, öyle bir şey yok. "ya sayın başbakan yardımcım bu evde de namaz kılınıyor" diyor. 'kılınıyor ama karın çırıl çıplak. sen karına bak, diyor". sana bakan niye güvensin? gerçi aynıymış kıble. bir devlet, başbakan yardımcısı başkonsolosuna güvenemiyor. o diyor ki, "kıble böyle" "yok&" diyor illa teyid etmesi gerekiyor. niye çünkü güven telkin etmiyor kardeşim. bunların böyle şeylerden hiç nasipleri yok adamların. dışişlerinde bir tane o zamana kadar ben tanımadım.
daha dün düseldorf başkonsolosu 'ya kadınlar ayaklarına galoş giyip içeriye girebilirler mi? demiş. demiş ki "ya böyle şey olur mu sultanahmet'e gelen turistler bile ayakkabılarını çıkarıp öyle giriyorlar camiye. bunu duymamış olayım girmesinler o zaman camiye demiş. bizim türk kadınları ayakkabılar ile girecekler camiye, eşekliğe bak."
--spoiler--
kadınlara ikide birde örtünmesini söyleyen erkeklerin neden bu konuda direttiklerinin göstergesi . sen kendi nefsine hakim olama , her gördüğünden göz kirası iste , sonra da yok karın çıplak yok bilmem ne. insanların eşlerine bile göz dikilinecek raddeye gelinmiş. vah ki ne vah.