eskiler her zaman en iyisini yapardı ve yaptıklarının içerisinde bir anlam yüklüydü. şimdilerde ise hayret etmeden duramıyorum. saçmalıklarla dolu bir dizi yenilikleri modernlik olarak bize yansıtmak gerzeklikten öte değil..
tüm bunlar bir yana;
hangi insan evladı yaşadığı evin içerisine sıçabilir? hangi insan evladı ailesinin yaşadığı yere, çocuklarına aş verdiği yere artıklarını bırakır?
hatta atatürk bir sözünde "aile türk milletinin mukaddesatındandır" derken türk milletinin ailesine olan bağlılığını dile getirmiştir. bizim örfümüzde insan ailesi için yaşar, gerekirse uğruna canını ortaya koyar.
tüm bu olgular doğrultusunda aile'yi tek bir çatı altında toplayabiliriz. biz buna ev diyoruz.
peki mukaddes saydığımız ailemizin yaşadığı yere hangi mantık çerçevisinde açıklama yaparak o eve sıçtığımızı açıklarız?
biz hayvan değiliz!!!
yattığımız, yaşadığımız yere sıçalım, işeyelim, tükürelim, artıklarımızı bırakalım....
netice itibari ile..
insan tuvaletini evinin dışında yapmalıdır. teee yukarda "eskiler her zaman en iyisini yapardı" derken bunu kastetmiştim. akil olan anlar...
doğru bir tespittir. hatta daha da geniş ele alınması gereken bir konudur. değil evin içine sıçmak, evin içinde osurulmaz el yüz de yıkanmaz zira o da bir tür pislik birakmadır, hatta evin içinde terlenilmez bile. bu bağlamda düşünürsek eskiler ama çok eskiler doğru olanı yapmıştır evde bile yaşamayıp mağarada yaşamışlardır. ama biraz daha geniş bakarsak insanın değil evine ya da mağarasına, bu dünyaya sıçması bile abestir. hiç insan evladı yaşadığı gezegene sıçar mı?. yine eskiler ama bu sefer çok çok eskiler insanlığın öncesinden bahsediyorum, dünyada yaşamayarak en doğrusunu yapmışlardır.aklı olan anlar.
bazı şeyleri putlaştırma, batıllaştırma çabasında hala kurtulamamış yurdum insanının feryadı olsa gerektir. zira bu tip, bazı değerli şeylerin içeriğini sömürerek*bunun üzerinde, hiçbir akıl mantık ilkesine dayanamayan ve gelenek-görenek uğruna bağnazlık yanlısı fikirler üretmek bizim bir türlü sıçtığı yeri düşünmekten üretmeyi ve çalışmayı akıl edemeyen toplumumuzun en büyük zehirlerinden biridir.
aile kutsaldır doğrudur. evet insanlar orda yaşar ve büyür, istese de ölür o da tamam. fakat zaten bu insanlar gidip mutfağın tezgahına, ya da oturdukları yere sıçmıyorlar. tuvalet adabı şeklinde evin daha çok tecrit edilmiş bir yerinde doğal ihtiyaçlarını gideriyorlar.
eğer bünye burda bu sıçma eylemini doğal ihtiyaçlarını gidermekten ziyade, bunu ailesine yaptığı bir terbiyesizlik olarak görüyorsa, o bireyin düşünce tarzında bir sorun var demektir ne yazık ki. insanlığa bazı düşünceler sığar, bazıları sığmaz. bu tip mizaç meselelerinin göreceli olduğu kabul edilebilir fakat genel geçer kurallar da mevcuttur bu konu üzerinde. zaten bu genel geçer kuralların dışına çıkanlar için de psikiyatristler vardır. görününüz...