beş-altı yaşlarındayım ve çok pis yemek seçiyorum. sebze yemeklerini kafadan silmişim zaten. etin kokusu bi acayip geliyor burnuma. yumurta, süt, yoğurt filan da yemiyorum. varsa yoksa etipuf, bonibon bir de tüm domates ve ekmek...
bir de, yemeğin içindeki soğandan nefret ediyorum. böyle damağıma değince kusacak gibi oluyorum filan. annem de ısrarla yemeklere soğan katıyor. zaten çok az yemeği severek yiyorum. bir de onlara soğan katınca, iyice aç kalıyorum. afrikalı çocuklardan tek farkım sarı saçlı oluşum.
o akşam da annem kurufasulye yapacak ve ben çok seviyorum kuruyu. ama tabii mutfağı bi soğan kokusu almış ki, genzimi yakıyor. anneme efendi gibi söyledim; anne dedim, soğan katmasan şu yemeğe dedim. cevap her zamanki gibi kısa ve netti: soğansız yemek mi olur!
soğansız yemeğin tadı çıkmaz diyorsun ama, akın'sız da bu evin tadı çıkmaz anne! annem beni sevmiyor, her yemeğe soğan katıyor diye triplere girip terk ettim evi. ama nereye gittim? evin arka tarafında abimle yaptığımız küçük çadıra! dünyam küçükmüş abicim, daha uzağa gidemedim. çok kararlıydım eve dönmemeye. ama hava karardıkça bi tırsma geldi bana. koşa koşa eve döndüm. ama yemeği yemedim! aç yattım...
bu soğan meselesi peşimi bırakmadı ve neredeyse memleketi terk etme durumuna getirdi beni. (hehe, yok lan fazıl say gibi değil.) ne zaman kurufasulye yemek isteyip bi lokantaya girsem, yine soğan çıkıyor karşıma! geçen gün lokantanın aşcısına sordum, fasulyede soğan var mı diye. adam neredeyse gotüyle güldü bana! 'soğansız yemeğin dadı mı olur abi' dedi! çok biliyon sen! eskişehir'den kaçarsam görürsün!
kişiyi içinde yaşadığı evi gizlice terketme olayı olan evden kaçmaya iten nedenlerdir.
-sevdiğine kavuşmak için evden kaçma,
-konsere gitmek için evden kaçma,
-aile baskısından kurtulmak için evden kaçma,
-şarkıcı,oyuncu olmak için evden kaçma,
-heyecan olsun diye evden kaçma,
-dikkat çekmek için evden kaçma,
-arkadaşında kalmak için evden kaçma,
-kendini ispatlamak için evden kaçma,
-ev ahalisini cezalandırmak için evden kaçma vb.