özgürlüğün dört duvar arasındaki son noktasıdır, sonuna kadar tadılır, yalnız yaşayanların belki de rutinlerinden biridir ama yalnız yaşamayan insanlar, sırf bunu yapmak için, evde kimsenin olmadığı bir an yakalamak isterler.
bir nevi streslerden arınma davranışıdır. bünye yele bırakılır, hazzı hiçte küçümsenmeyecek derecede fazladır. yalnız pencere önlerinden geçerken aman dikkat diyoruz, yurdum komşuları paparazi misali dört bir yanı çevrelemiş durumda.
* perdeleri kontrol et. hepsi çekili mi, evet...
* kapıyı kontrol et. kilitli mi, evet...
* evi kontrol et. istenmeyen madde var mı, hayır...
* güzel. şimdi sere serpe eve yayılabilirsin, evet...
bir de teşhirciler vardır ki bu liste onların umru bile olmaz...
eğer evin son katta ise ve etrafta senin yükseklik muadilinde başka bina yok ise; gönül rahatlığıyla yapılabilinecek eylem. balkona bile çıkabilirsin esen rüzgarın bilimum bölgelere serinletici etkisinden yararlanmak için.
ara sıra çok nadir de olsa helikopter falan geçer, pilot şahit olabilir içinde bulunduğun ahval ve şeraite. ama olsun, varsın görsün yılda bir, ne olacak ki? en fazla açar telsizi üssündeki kuleye şikayet eder.
kısacası paha biçilemez bir keyiftir, keşke vogue modayı yaratmasaydı dersin.
(bkz: saldım çayıra mevlam kayıra)
insandaki relaxlığı göze sokar. arada olmalıdır, sıcaklardan kurtulma manifestosu köküne kadar uygulanmalıdır. habire çalan ev telefonuna bakmamakta peşisıra gelir. gamsızlık vardır, iyidir iyi...
yapanı paranoyaklaştırabilecek eylemdir. nethekim evde dolaşırken perde açık mı kapı mı açık lan hekırlar bilgisayarıma girip şu kamerayı açtılar mı dur şu yöne çeviriyim gibi saçma düşünceler basar.
kimselerin olmadığı zamanlarda kendi kendime yaptığım bi nevi terapi. sererim aga dal daşak, ohh.. hatta bazen koşar, sallandırırım. eğer uzun süre kimse gelmeyecekse önceden planlarım, 2 biramı alır açar müziği evde şizofrenik ortam yaparım. evet herkes kadar bende sorunluyum. ne var?