doğanın dengesini acımasızca müdahale edip çiçekleri naturel ortamlarından ayırdıktan sonra milletin gözüne hoş görünsün diye sergileyen gösteriş meraklısı ibiş...
hakikaten anlamakta güçlük çekiyorum. üstelik tüm algılarım da açık. çiçeğin, hayvanın, tozun toprağın ne işi var lan evde? doğanın bi yapısı var. hiç mi belgesel izlemediniz? hayvanların ve bitkilerin doğaya ait olduğu evde yetiştirilemeyeceği girmedi mi o kütük kafanıza? bitikiler canlı değil mi? onların da yaşama hakkı yok mu? bir ömür boyu aynı bitkiye bakabilmeyi garanti edebiliyor musunuz? o zaman susacaksınız...
sizin seviyenize inip daha basitçe şöyle anlatayım; çiçeklerin saksıda yetiştirilmesi diye bi olay söz konusu olsaydı, ya rabbim her çiçeğe bi saksı yaratırdı, ya da çiçekler hiç kimseye sormadan gider bi saksıya yerleşirdiler.
evde yapacak bir iş bulamayıp çiçeklere zaman ayıran insan bitiktir. hem ruhsal hem de düşünsel sorunları vardır. bazıları sevgi aşıladıklarını zannedip bitkilerle duygusal diyaloglara bile girerler. gidin. kaybolun şurdan allah aşkına. manyak mısınız nesiniz diye sorarlar adama.
olayın diğer bir boyutu var ki o çok daha vahim; çiçek düşkünleri aynı zamanda rabbimize şirk koşarlar... "ben yarattım. sizi ben yetiştirdim. ben olmasam siz de olmazsınız. kuruyarak geberip gidersiniz.." havasında simgesel de olsa tanrı rolü üstlenirler. kendilerine itiraf edemeseler de hoşlarına gider bu durum.
evde çiçek yetiştirmenin neresinden bakarsanız bakın mantıklı bir tarafı olmadığı gibi, kişilik problemlerine de işaret etmesi muhtemeldir.
evet belki de sorunlulardır fakat bunun egoyla alakalı bir sorun olmadığına eminim.
babannem bizim evimizi çiçeklerle donatmıştır. hala da öyledir. o kadar güzel bakar ki onlara, resmen boyu 2 metre olan bir çiçek bile var evde.
her gün çiçeklerinin yanlarına gider, onlarla konuşur. sevgi sözcükleri söyler onlara. arada da kızar bak işte niye büyümüyosun diye.
velhasıl, yurdumun kadını, sevgi sözcüklerini söylemeye o kadar çok açtır ki, bu açlığını çiçeklerle doyurmak istemektedir.(babannem yaklaşık 50 yıldır dedemle evli. görücü usülü. anlayın gerisini.)
annem evde çiçek yetiştirmez, hatta kapının önündeki garibim çiçeğe de ölemedin gitti der durur. bu sorunsuz olduğunu göstermiyor, hatta farkedildiği gibi evde çiçek yetiştiren sorunlu tiplerden daha sorunlu.