küreselleşmeyle beraber, değersizleşmeye başlayan deyimdir. eskiden evde kalmış bu çocuk dendiğinden, herkes yorganın altına girer saklanırdı; ya şimdi? şimdiyse kimse sallamıyor. terbiyesize bak evlenmeyeceğim, birlikte yaşayacağım diyor. düğün ne olacak lan? abim damat oluyor çalmadan olmaz çünkü. hangimiz evde kalmadık ki?
kendinden 5 6 yaş küçük çocuklar teklif ediyorsa evde kalmışsındır. 2 yıl öncesine kadar 5 6 yaş büyükler varken etrafında şimdi ise daha küçüklerin olmasıdır.
yeni nesilin hepsi evde kalacak çünkü hepsinin aklı fikri one direction denen ergenlerde. bazı kezbanlar var ay nial beni seviyo, yok harry'ye evlenme teklif etcem. kızım yaşın kaç başın kaç. senin bu yaşta erkek arkadaş bulmak için sıra arkadaşının yanıda saçını oynayıp onu kendine çekmen gerekiyo. sonra neden evde kaldım demeyin.
kuzenin işe gitmek için evden çıkarken benim evde olduğumu unutup kapıyı üzerime kitlemesiyle evde kaldım. yaşım ilerledi ama evde kalmanın ne demek olduğunu ilk kez şimdi anladım *
Kız veya ailesinin vaktiyle yüksek perdeden çalmasının sonucu olabilir. Gelen doperlerle oyuna girilmemiş kare as beklenmiştir. Öndeki fişler de maalesef bitmiştir artık.
(bkz: buyrun benim)
insanların arkasından konuşmasına aldırmayan biri için sorun olmayandır.
herkes dırdır ediyor ama ben hala diretiyorum. acaba bu kısmetime evet desem mi demesem mi? *
yani it ürür kervan yürür. evde kalmış kız denilen hatun hayatından memnunken diğerleri onun adına içten içe hayıflanıyordur aslında. vay be bu kız kurularının ne çok düşüneni varmış böyle. *
yüzüne sonbahar vurmuş, gençliği heba olmuş, giden yerine yerleşmiş, yaşıtları bir kız bir erkek doğurmuş, en küçük kardeşi bile gelin olmuş, o teyze olmuş hala olmuş, yıllar geçmiş, yüzüne sonbahar vurmuş. kişi.
toplumumuzun belli bir yaşa gelmiş ama evlenmemiş hanımların içlerine kurt düşsün diye varettiği tabulardan biri.
her toplumda görülür ancak bizim toplumumuzda yaş biraz daha küçük tutulur evde kalma mertebesi için. ingilterede misal evde kalmış demek için bi kırka varmak gerekir.
öyle yazık acınası diyenlere sesleniyorum. bu zaten insanın kendisinde biter bi kere. mutlu ki onlar sevişemeyeceği anlamına gelmez zaten. niye kafeslesin ki kendini. artık evlilik diye bi kavram yavaş yavaş yok oluyor zaten. bunu insanın kendisi seçebilir. o insanın kendisinde biter.
evde kalmanın düşünülebilecek tek şekli dışarı çıkmayıp evde kalıp kitap okumak, istediği filmi seyretmek, bir şeyler karalamak, vb. kendine özel ve başbaşa kalacağı zamanı yaratma ve istediği şekilde kullanma durumu olabilir. diğer her hali özgür bir insanın jargonu dışındadır.