üniversitede lise arkadaşımla denediğimiz ama pek de beceremediğimiz yapabilene tebrik ve hayretlerimi sunduğum mevzu.
Bir süre sonra (en fazla 3 ay) yaptığı her hareket batmaya başlar efendim. su bardağının tezgahta kalması bile çıldırtır.
hele de en sevdiğiniz 38 beden gömleğinizi 40 beden vücuduna zar ve zor kullanarak giyindiğini gördüğünüzde şartellerin attığı yeter dediğiniz durum. yeter dediğiniz kişi.
Su siralar ev arkadasima bir hayli sinir oluyorum. Her konuda muhalif olmasi, yeni ve dogru bilgiyi kabul etmemesi husudunda can sikmaya basladi. Bilmiyorum ama sanki anlasamiyoruz gibi.
Uzmanlik verdigim konuda hatta yillarimi verdigim konuda dahi bana karsi bildigini savunuyor.
Eyvallah insan bir seylere inandigi muddetce onlari savunabilir. Asil sorun bu degil ama. insanlar bir seylere inansa dahi farkli dusuncelere acik olmalidir.
Mesela IP adresinin yerel ve erisime acik iki farkli turunun oldugunu ona kabul ettiremiyorum.
Bir de isin siyasi zirvaliklari var tabii. Afedersiniz der hukumet baba ve baslar cumleye. Afedersiniz kendisi milliyetci oldugunu dile getirir. Her siyasi cenahtan arkadasim var. Bilgileri eksiktir ya da fazladir. Ancak hicbir arkadasim ulke siyasi aktorlerinin konjokturel davranislarini okumadan pek konusmaz.
Bu arkadasimin burada da fikirleri var. Gercekte kimlerle tanisik oldugumu bilmesini istemem sizin de oyle tabii. Ancak saniyorum ki milliyetciligin getirmis oldugu ozguvenle ve cikmadigi o Turk milliyetcisi militarist sitelerin etkisiyle Turkiyenin dunyayi dovecegini buyurabiliyor.
Ayni arkadasim AK Parti icraatlarina karsi cikarken, bu gelisimin olabilecegini savunmakta.
Kendisi bir turlu torpille teknik alanlara adam alindigini kabul etmemekte. Aranan adam zirvaligina kapilan digerleri gibi yine arkadasim devletin temel politikasi olan adam kayirmanin olmayacagini universiteden mezun olan her masumun istedigi gibi is bulabilecegini savunuyor.
Ozetle: Her iyi yemek yapan, okumus bilgi sahibi kulturlu olmuyor. Pekala gayet rahatsiz edici, bilgisiz oluyor. Savundugunuz bir sey varsa arastirin. Arastirmadiginiz konularda konusmayin. Benik gibi. Bu arada bana egoist demesi ayri bir sinir harbi. Resmi kurumlarla nasil konusulacagini bu yasa gelmis bir universite ogrencisine ben ogretecek degilim.
Telefonda birisiyle mesajlasirken, diger yandan bir baskasiyla konusamayacak insanlari hic anlamiyorum. Bu kadar mi beyinsizsiniz yahu. Birisi bise derse 3-4 dakika sonra cevap verilmez.
en tehlikelisi ise yabancı olan ev arkadaşıdır. finallere bir hafta kala bütün erasmus arkadaşlarını eve toplar ve yılbaşı kutlaması için parti yaparlar. sizin ders çalışmaya çalıştığınız ise umurlarında olmaz....
20 senelik kardeşim saydığım en yakınımın bizi ziyarete geldikten sonra'bak ev arkadaşın delikanlı çocuk burada birbirinize emanetsiniz siz gözüm arkada kalmayacak' diye tanımladığı; zaten benim de bunu bildiğim için hayatımın her döneminde kesinlikle bağlarımı koparmayacağım dostum. eh, en azından şimdilik bile daha beraber gülecek çok vaktimiz var.
biri vardır ki kardeşten ötedir benim için. sabahın köründe ders çalış diye uyandıran ,uyanmayınca götüyle ittirerek yere düşüren, ders çalış diye bilgisayarımın şifresini değiştiren bana avakadolu kahvaltılar hazırlayan
her şeyiyle kabul edilen ve sizi her şeyinizle kabul eden
kışın camın önünde saatlerce sohbet ettiğiniz, hastalanınca ondan daha çok acı çektiğiniz, yeni keşfettiğiniz bir şeyde ilk onu aradığınız biri.insan bu hisleri bir tek evladına karşı duyabilir sanırım.
kısacası çok özlenendir şimdilerde görüntülü konuşarak idare ediyoruz ve o bile dünyanın en mutlu insanı olmama yetiyor.
özleniyorsun küçük kevaşe.
şu anda sabır sınamasına maruz kalmamı sağlayan kişidir. sıçtığımın karısının babası gelmişti dün, gitmişler markete bir ton alışveriş yapmışlar. 10 paket çorba, 10 paket makarna, diş macunu, bilmem kaçar kilo meyve bir ton şey daha. lan dedim adama bak paraya kıymış bizi düşünüyor ne güzel. sonra elimi gelir giderleri yazdığımız deftere attım baktım 173 lira market alışverişi var. kafamdan aşağıya kaynar sular boşaldı, doldu, tekrar boşaldı. o an spagettileri götüme mi soksam, defteri alıp arkadaşımın götüne mi soksam karar veremedim. ayın 22'si lan. ayın 1'ine kalmış 1 hafta. ben de gidip toplu alışveriş yapmayı bilirdim parasını ben ödeyeceksem. insan giderken haber verir eksik gedik sorar bari bana da giren çıkan varsa. ben ailemde böyle bir şey görmemiş insan olarak şu an napsam bilemedim. bizimkiler çocukların ceplerinden para çıkmasın diye bir ton alışveriş yapar, üzerine o an gelmiş faturalar varsa onları da öder giderler. var mı lan böyle bir psikoloji? bundan sonra 1 liraya çekirdek alınca onu bile o deftere yazmazsam en adi orospu çocuğuyum.
Muhtemel ev arkadaşı tipleri.
3 tane ev arkadaşı değiştirdim ve bu tiplerden çoğu vardı.
- faturayı ödemeyi unutup elektriksiz kalmamıza sebep olan,
- demliğin altını kapatmayı unutup tam 8 demlik yakan,
- sürekli ailesiyle konuşup ağlayan,
- her akşam eve zengin olmanın yolunu buldum diyerek gelen ama bir türlü zengin olamayan,
- kuaförden çıkmayıp sürekli saç rengi değiştiren,
- haftalik sevgili değiştiren ve her birine feci bağlanıp sürekli aşk acısı ile ağlayan,
- gecenin 2.sinde krep börek makarna yapan arkadaş ki onunla kaldığım dönemdeki kiloya halen erişemedim.
Daha birçok anı vardır tabi de aklıma gelenler bunlar.
Güzel günlerdi her biri.