şiddetli geçimsizlik sonucu evden ayrılırken kalan eşyalarını da alması için aramanız üzerine gelen, 'benim plastiğe mi ihtiyacım vardı beni aradın' cümlesini kurduktan sonra evdeki damacanayı bile alıp götüren trajikomik insandır.
çoğu kişinin seçim yaparken yanıldığı ve kavga ettiği kişidir. er dişi fark etmez durum aynıdır.
not: ilköğretim birinci sınıftan beri birlikte takıldığınız, aynı gün sigaraya başlayıp, ilk içki deneyimini birlikte gerçekleştirdiğiniz, birlikte efkarlanıp birlikte eğlendiğiniz ve kavgalarda birlikte olduğunuz iki arkadaşınızla ev arkadaşı iseniz sırtınız asla ve asla yere gelmeyecektir.
ev arkadaşı bazen bir sebepten ötürü mecburen seçilmek zorunda kalan, kutudan ne çıkar dercesine yaşayıp öğrenilen, sonuç olarak ya pişman olunan yada kazanılan, olmadı başka arkadaşlara yelken açılan, günümüzde sık sık yaşanılan, evlilik öncesi geçiş dönemidir.
Hayatınızı cennetede cehennemede çevirebilen iyi olanının mutlu ettiği eve gitmeyi iple çekmenizi sağladığıö kötü olanının hayattan soğuttuğu insandır.
bencil olanı hayatı zindan edendir. gitmiş kendine bi kilo erik almış, koymuş bacağına yiyor. inceden laf sokmaya çalışıyorum 'güzel mi ya bende ne zamandır yiyemedim' falan diyorum, kafasını sallıyor falan. yemin ederim oturdum dibine lan insan bi uzatır, bi belli eder en azından. oturdu bir kiloyu tek başına yedi canını sevdiğimin insanı. finaller var çıkıp alamıyorum, şu an bir tane erik için dünyaları yakarım o haldeyim. allah senin belanı vermesin lan.
sonradan edit: gittim kendime erik aldım. torbadan yarısını alıp yıkayıp yedi. ben daha ne diyim.
''banyodaki saçlarını toplar mısın?'' dediğim zaman 'tmm cnm' diye bi cevap alıp akabinde yarım saat sonra ben yatıyorum cnm ya çok yorgunum diyip yatan yaratık. neyse gidiyor allahtan.
+rock müzik dinliyorum ben de.*
-peki hangi grupları dinliyorsun?
+metallica falan işte ya.
-hmm başka?
+iron maiden bir de*
-oo iyiymiş ben de opeth, black sabbath, within temptation* dinlerim.
+süper eheh.
şu an içeride ibrahim erkal'la düet yapıyor boş zamanlarında sürekli yaptığı gibi.
evi ben tuttum emlakçı artı kiralar bana ait orospu geldi yerleşti.ben evde yokken benim yatak dolap masa almış kendi odasına bunlar senin demiştin bana diyo siktir orospu dedim.
yatagı kurtardık masayı da sayılır dolabı alamadık amına koyim.ne yapın ne edin sınıftan arkadaşınızı almayın evinize.ki durumu musait degil yazık kız kpss var sürünmesin vs adına almıştım.orospuluk parayla degil.
bakalım birazdan alışverişe gidicez evdeki eksikler için çöp kovası fırça vs almak şart.bunları ben ödeyemem senin evin sen al gibilerinden bişey derse siktim belasını.
para muhabbetinden nefret ediyorum amına koyim ne var vaktinde zamanında ödeseniz de söyletmeseniz ki söyleyemiyorum da giren çıkan bana.
edit:en iyisi yalnız yaşamaktı büyük hata ettim.bi de bu 2.şahıs dedi ki ben 1 kişi ödeyemem gittim bende 3.sünü buldum bok gibi.aklımı sikeyim.neyse artık agzımı açıcam.sıkıyı görmeleri lazım
biraz önce '' keşke biri sevabına şarap getirse bize'' diye serzenişlerde bulunmuş kişi.
sevabına şarap ne lan, tövbe yarabbim.
neyse güldüm gece gece.
bir tane ev arkadaşım vardı 1 yıl kadar önce. evimizin karşısındaki dans kursundaki kızlar sigara molası verip dışarı çıktıklarında, balkona çıkıp eline bir tane kitap alıp kahve içerdi. kızlar dans kursuna gidiyor ya onların kitap okuyan erkeklerden etkileneceğini düşünüyordu herhalde.
adam 1 yıl üşenmeden aynı kitapla kız kovaladı. o süreçte gerçekten kitap okusa, otisabinin yazdıklarını bile anlayacak seviyeye gelebilirdi belki.
abaza falan ama çocuk inanmış. akşam sosyal ağdan, sabah starbucks, gece de çeşitli clublarda kız kovalardı.
başlarda çok dalga geçerdik ama düşündükçe saygı duyuyorum böyle adamlara, amaç ne olursa olsun yılmadan isteyen insanlara. adamın hayattan bitmek bilmeyen bir isteği var.
kendince bir çabası var.
geçen hafta hastanenin önünde arkadaşımı bekliyorum. 70li yaşlarda bir teyze ''oğlum içme o sigarayı at çabuk'' dedi. ''efendim teyze'' dedim. ''kocamı geçen ay akciğer kanserinden kaybettim'' dedi. ne diyeceğimi bilemedim tabi. sonra elindeki sonuçları gösterdi. ''ben de kanser şüphesiyle 1 haftadır hastanedeyim bak iyi gelmiş sonuçlarım'' dedi nasıl mutlu ama.
kadın zor yürüyor 70li yaşlarda eşini kaybetmiş ve hala hayatla arasında bir sıkıntı yok burda devam etmek istiyor.
ben hayattan beklentisi olan insanlara çok imreniyorum artık. çabalayan insanlara hatta hayvanlara bile. aylardır ne kendim ne de insanlar için hiçbir şey yapmadım. geçmiş değil de
şimdiki zaman ve özellikle gelecekle ilgili sıkıntılarım var.
biz bir öğrenci evinde kalan iki arkadastik.iyi güzel de sıkıntıli tarafı sınıftan ayni kızi sevmemizdi.dostlar sizi yeminle temin ederim ki eger böyle bir durumunuz varsa boku yediniz demektir siz siz olun sakin çıkmayın o arkadaşla eve.
Ev arkadaşına göre değişen kavramdır. Eğer adamın da insanlığın da dibiyse, herşeyi onunla yapmak ayrı bir keyif haline dönüşür. Ha ama eğer bir gün okulu bırakıp giderse, yerini aynı kalitede biri almayabilir. Hatta nispeten orospu çocuğu menfaatçi götverenin teki de gelip yeni ev arkadaşınız olabilir. Bu yavşak ibneden öğreneceğiniz tek şey ise her türlü insanla aynı evde yaşayabileceğinizdir. Gerçi bunun için buzdolabındaki yiyecekleri dahil 2 ye ayırmanız gerekebilir daha sonra al hepsi senin olsun diyebilirsiniZ. Hepsini yiyemiyecek olsa dahi bir kısmını götüne sokmasını umut ederek. daha sonra yapacağınız tek şey ise mecburi haller dışında yüzüne dahi bakmamaktadır işte tam bu noktada her türden insanla yaşayabileceğiniz fark edersiniz sadece kiralar ve faturalar bölünür onun dışında muhattap olunmaz her türlü girişim başarıyla savuşturulur. Bir oç ile aynı evde kalabileceğinizi gördükten sonra hemen herkesle kalabileceğinizi anlarsınız.
ev arkadaşı olmak güzeldir de ev arkadaşının olması zordur. neler neler çekilir bu ev arkadaşından hep o suçludur hep ondan şikayet edilir ya pistir ya monoton yada çok hareketli. ortası olmaz bu işin.