Önce faturalarını paylaşırsın sonra hayatını, üzüldüğünde teselli vermez herkes gibi çünkü senin derdini o da yaşar en derinden hali yoktur ki herkes gibi dışardan baksın. Birlikte ağlar birlikte içer birlikte dibe batar birlikte çıkarsın.. Farklı biri değilir ki o sensindir. Özetle ev arkadaşın benim diyebildiğin kişidir.
an itibariyle kendisinden nefret ettiğim bu sıfatı ona layık görmediğim kişidir. ev kirasını tamamen üstüme yıkıp gitmesi, dolabın bomboş olmasıyla onun bir alakasının olması da cabasıdır.
candır o. sen sabah daha uyanmamışken kalkar kahvaltı hazırlar. hatta bir de taze meyve suyu sıkar. sonra seni usulca uyandırır. (bkz: melek)
sunumun vardır. oturur sabaha kadara seninle slayt hazırlar.
ailenle problemin vardır. annelik yapar.
paran yetmemiştir. babalık yapar.
kısacası ev arkadaşı arkadaştan da ötedir.
hele de 8 yıllık bir geçmişiniz varsa.
alacaksın bunu koyacaksın meydana tarayacaksın efendim. yemin ediyorum azıcık titremez içim. ulan sıçıyorsun bi sifonu çek lan. adaptır bu adap. her sabah kalktığımda senin pisliğini görmek zorundamıyım ben. uyarsanda nafile. insan değil ki herif. fatura gelmedi. ben olmasam haberimiz dahi olmayacak. sadece bizim faturamız gelmemiş. tek tek gittim diğer dairelere sordum. insanda biraz sorumluluk duygusu olur be. yine ben, yine ben uğraşıyorum. bir günde gel arkadaşım bu ayki faturaları yatırmaya ben gideyim de. yok nerdeee..
okula bile ben kaldırırım, kendi kalkamaz. ulan annen baban mıyım ben senin şerefsiz ne bokun varsa ye.
birde bitmek tükenmek bilmez arkadaşları olur bunların. bir gün rahat ver be. her gün mü gelir kardeşim. anladık gelsin arkadaşlarında ulan her gün gelir mi be? haftada bir olur, iki olur bilemedin üç olur ama yok her gün. saygıda yoktur sabahın 7 sine kadar bas bas bağıra bağıra konuşurlar uyutmazlar. biri gider müzik açar, diğeri gider tv açar. saygı lan biraz. kulaklık diye bir şey icat edilmiş. ama bu yaratık acaba neden icat edilmiş düşünemez bile. uyarınca da laf eder utanmadan.
ben el sürmesem evi afedersiniz bok götürecek. bir gün kıllan, bir gün tiksinde kendiliğinden temizle şu evi. yok arkadaş yok. bunu ahıra bağla, yaşar yemin ediyorum orda. bir gün içtiği bardağı yıkasa, döktüğü ekmek kırıntılarını temizlese buradan tüm sözlüğe söz veriyorum kurban kesicem.
sigaradan nefret ettiğimi bilir, 50 kez konuştuk belki de hala geliyor içiyor pezevenk. git odanda iç, bilemedin balkonda iç, hepsini geçtim bari içerken camı aç be insafsız. senin pis dumanını çekmek zorundamıyım ben. laf deyince birde tartışma çıkar. zıkkım iç lan zıkkım iç.
burdan tüm herkese sesleniyorum, sikmişim ev arkadaşını. parası neyse verin kirayı tek yaşayın. krallar gibi mis. yok ben altından kalkamam diyorsanız 12547885 kez düşünün kuralları belirleyin, samimiyetten kaçın. iyi seçin ev arkadaşınızı iyi seçin. üniversite yıllarınızın içine edebilir yoksa. napıyım napıyım diyorum şimdi. baktım olmayacak ayırıcam evi yemin ederim. başlarım böyle işe huzur kalmadı bıktım usandım. en azından kalan yıllarımı kurtarayım, huzurlu bir şekilde yaşayım. verdim verdim, kararımı verdim. yeter lan !
an itibariyle kafasını duvar sürtmek istediğim kişidir. Saçma bir konuyu büyütüp buna kırılan, tartışmaya çalışan ve sonucunda bardak kırarak rahatlamama yol açmış kişidir bir de.
kötüsüne denk gelindiğinde insanı üniversite hayatndan bile soğutacak kadar yetenekli canlılardandır. daha gelişmiş versiyonlarında kendilerinin kafanızı ütülediği yetmiyormuş gibi arkadasları, sevgilileri, hatta anneleri bile sizinle birlikte yaşamaya başlar. evi 2 kişi tutarsınız ama evde en az 5 kişi yaşarsınız. şansınız yaver giderse dönemin ortasında arkanıza bile bakmadan bir yurda yerleşme ihtimaliniz oldukça yüksektir.zaten ya baska bir yere taşınırsınız ya da elinizi kana bularsınız başka bir seçeneğiniz yoktur.
memleketine döneceği sırada laptobu taşımak için çantamı ödünç isteyen, ne demek kardeşim diyerek teslim ettiğim çantayı bir daha bana göstermeyen, çantayı göremediğim gibi, kendisini de bir daha göremediğim orospu çocuğu göztepeli.
borç alıp geri ödemeyen,faturalın kabarık gelmesine neden olan, ben bilirim havasında takılan ama hiçbir halttan anlamayan ve hayattan soğutan kişidir.
aranız bozulana kadar dünyadaki en iyi insan olan, aranız bozulduktan sonra yaptığı her hareket rahatsızlık veren insan türüdür. ayrıca aranızın bozulması konusunda daimi potansiyele sahiptirler.
2 yıldır çok samimi arkadaştık madem dedik böyle iyiyiz aynı eve çıkalım. kabus böyle başladı. annesinin dediğine göre evde daha önce bir tas çorba pişirmemiş, bardaktan başka bulaşık yıkamamış kız 40 yıllık ev hanımı kesildi başıma. ben ki yıllardır evde salon senin mutfak benim işten işe koşulmuş, 1 sene boyunca kendi evinde tek başına yaşamış bir kızdım lakin yaptığım yemekler sultanımızca yağlı, yıkadığım bulaşıklar pis bulunuyordu.
bu mutfak tartışmalarına, evimize gelen embesil köpeği eklendi. hayvanın tek yaptığı oraya buraya sıçmak, tüy döküp yatmaktı. evdeki kesif bok kokusunu anlatacak cümle bulamıyorum. ağır kanlı gezenti sultan evin bu halini sallamamaktaydı.
nihayet evimizi bok götürüyordu. onun pisliğine karşın tüm işi ben yapacak değilim ya nidalarım birleşmiş evde su değen tek şey ikimiz kalmıştık.
bu arada benim eşylarımı kullanma evresi başladı. cömerttim paylaşımcıydım o da bunun farkındaydı ve özellikle makyaj malzelerini rafa kaldırmış bi fiil benimkileri kullanmaya takmıştı. arkadaşımdı feda olsundu sesimi çıkarmıyordum ben izin vermiştim sonuçta.
günler geçerken eski sevgilimle barışmam gerginlikte yeni bir evreye taşıdı bizi. oldu olası ondan haz etmez tam anlamıyla kıl olurdu. sevgilim de öyle. artık evdeki savaşta üç kişi idik. ben sevgilim ve haşmetlimiz. sevgilim eve her geldiğinde imalı laflar, surat asmalar birbirini takip etti. biz uyurken odaya dalmalar, maç izlerken dizi diye tutturmalar... sevgilim herşeyin farkındaydı ve o da artık işi inada bindirmişti. neredeyse hiç dışarı çıkmıyor tüm zamanı inadına evde geçiriyorduk. maksat varlığıyla rahatsız etmekti. ama bu durum ilişkimizi de yıprattı ve bir nevi ev arkadaşımın sayesinde sevgilimden ayrıldım.
o sıralarda eşyaları kullanma olayı tavan yapmıştı. eşyalarım onun odasından çıkıyor, bazıları 2-3 gün odama uğramıyordu.cömerttim ama enayi değildim. yine böyle bir günde allığımı bulamanın siniriyle odasına girdim. sultanımız mışıl mışıl uyuyordu. aradım taradım allık odada yoktu. son çare çantasını açtım. ordaydı hem de en dibinde. aldım ve sinirle kapıyı çarpıp çıktım. muhteşem bir kavga yaşadık. hakaretler, bağırışlar, en sonun elini kırıp bir tarafına sokmaktan bahsederken kapı çaldı da son buldu.
bundan sonraki günler ise soğuk savaş halinde geçti. eve bulduğu her adamı topluyor, gecenin 3 ün de tanımadığım adamların kahkahaları salonumuzu çınlatıyordu. sonradan farkettiğim inleme sesleri ise tuz biber oldu.
evin kirasını peşin ödediğimiz için çık desem de ben parasını verdim kalırım deyip konuyu kapatmıştı. haklıydı maalesef. her gün ne olsa nasıl olsa da gitse planları yapıyordum. ilahi yardım geldi ve beni buldu. apartman sakinleri bunun uyuz köpeğinden rahatsız olmuş hasta bir anne oğul yüzünden gitmelerine karar vermişti. gidersin gitmezsin falan filan derken bugün akşam üstü 4 sularında anahtarları teslim edip kapıyı çekti ve çıktı. bu satırları tek başıma kalmış olduğum güzel evimde yazıyorum. çok mutluyum.
en küçük bi moral bozukluğunda güldürmek için elinden geleni yapan, dışarı çıkarıp hava aldıran, kötü bi gece geçirdiğinizde enerjinizi alıp uyuyamayan, ''ne oluyor yine'' diye yanınıza gelen, birlikte geçirilen birkaç senenin ardından oturup hayatlarınıza girip çıkanları düşünerek güldüren, ''büyüdük mü ne'' diye düşündüren, güven veren, hiçbir zaman yalnız hissettirmeyen kişidir.
üniversite hayatı gibi neyin ne olduğunu tekbaşına öğrendiğiniz, hayatınızla ilgili önemli kararlar aldığınız dönemde size eşlik ettiğinde; bilinçli, ayakları yere basan, yeri geldiğinde dağıtmayı öğrenmiş, yaşamınızda önem sıranızı nasıl oluşturacağını bildiğiniz, mutluluğun bir hedef değil süreç olduğunu birlikte öğrenmiş harikulade iki birey olmanızı da sağlar.
iyi ki girmiş hayatıma, saçmalıklarıma düşünmeden eşlik eden, kararlarımı vermemde yardımcı olan, en büyük geyiklerimi yaptığım insan. herkesin başına gelesidir böylesi.
paramla huzuru satın alırım düşüncesiyle bana sağlayacağı maddi kazançtan ve varlığından feragat ettiğim kişidir.
(bkz: ne şam'ın şekeri ne arabın yüzü)
arkada bırakılmışsa, bırakılan en yakın arkadaşsa özlemi can yakar, sevgili terketmiş kadar acıtır. yeni gelinen yerde konuşacak, içinden geçenleri anlatacak biri de yoktu, yokluğu daha da üzer. aileden biridir o artık, ailenin yanına gelinmiştir ama eksikliği günden güne büyür. hep sizinle olsun, eve geldiğinizde sizi dinlesin istersiniz. birkaç gün önce yanındaysanız ve o güzel günleri yeniden hatırlamışsanız, hayat çekilmez hale gelir.
senin en hayal edilemeyecek anlarına vakıf olan özel kişiliktir.
öğrenci durumunda, sadece maddi durum için eve alınmaması gereken özel bir rütbedir.
özleyebileceğin kişiliktir, yeri geldiğinde koyun koyuna yatarken korkmayacağın kişiliktir.
seni evden kaldırmak için baskın yaptıklarında seninle beraber kaldırılacak, dayak yiyecek ve buna rağmen hatırladığında,
" lan geçen gece ne ekşın yaptık beee ! " diyebilecek ortamdaşın ve ayardaşın olacaktır.
büyük ihtimalle çoğu zorluğa yarıla yarıla gülecek,
mezun olduğunda ise;
" bizden mükemmel çift olurmuş lan,
yardır hollandaya ! " diyebilecek bir kankadır ev arkadaşı.
genel duyuru : sağ kolumu hala sevgilime bile vermedim sergen dön kanka dön bırak staj dediğin nedir ?
ilk birkaç ay sonra her şeyiniz olur.
gurbet elde hasta olduğunuzda çorba yapanınızdır.
sabah erkenden işi olsa da siz istediniz diye sabaha kadar oturup dertleştiğiniz kişidir.
canınız sıkkın olduğunda sizi neşelendirmek için türlü şaklabanlıklar yapandır.
beraber hiç bıkmadan makara çevirilendir.
okulu bırakmaya karar verip elinize bavulunuzu aldığınızda "siktir lan" diye azarlayandır.
yalnız olduğunuzda size kız ayarlamaya çalışandır.
ana baba ayrı öz kardeşinizdir.
candır can yorulduğunda yemeği temizliği üstlenir gerekirse arkanı toplar ama söylenmez söylensede batmaz öyle bir candır işte tatilde özlenir eksikliği hissedilir...
bazen çok iyi, bazen sinir bozucu şekilde kötü olan, yaptığı iki üç iyi şey yüzünden benim fedakarlıklarımı görmezden gelen, son zamanlarda eve sadece ara sıra şöyle bir uğrayan, kendisine çemkirmek için zaman kollanan, hem çok sevilen hem de kendisine çok kızgın olunan kişi.