hangi dilde söylemeliyiz tartışmalarının müziğin evrenselliğine gölge düşürdüğü,bi çeşit yıl sonu gösterisinden farksız olan,komşudan on puan gelince sevindirik olduğumuz yarışma.
3 yıl önce Hard Rock Hallelujah(meşhur zombi grubu) kazanmasından sonra benzeri olarak mor ve ötesini,2 yıl öncede Rus çıtır Dima Bilan Believe kazanmasının ardından Hadise'nin bu organizasyonda bizi temsil etmesinden sonra,geçen yıl kemanist Alexander Rybak'ın birinciliğinden sonra da Ankaralı Turgut ile temsil edeceğimize inandığım yarışma.
yıllardır arkadaşlarımın vazgeçmeden ısrarla takip ettiği..
bunun sonucunda oluşturdukları portalları (http://www.whowillwinesc.com ) ile çetrefilli bilgiler edindiğim mecra..
eurovisionun komşuculuk oyunu olduğunu söyleyen türkiyenin bunu bile bile(!) neden hâlâ bu yarışmaya katıldığı boktan bir yarışmadır eurovision. biz bu yıl anladık ki norveç o na 12 puan ülkelerin hepsiyle komşuymuş. allahım ya.
tamamen komşuculuğa bağlayanların hata ettiği yarışma. birinci olduğumuz sene hemen her ülkeden tam puan aldık ama sonra rimi rimi ley gibi ezik bir parçayla sonuncu olacaktık neredeyse. ülkeler aynıydı!
komşuculuk oynansa her sene aynı ülke birinci gelir mantık olarak! norveç mesela geçen sene birincimiydi değildi daha ne?
bu yıl da acayip gazla girdiğimiz ama afedersiniz götümüze bakarak çıktığımız yarışma... millet umursamıyor bile, biz hâlâ bu kadar kasıyoruz. Ne diyelim,Allah akıl fikir versin.
hadise katılmadan önce :
kesin kazanacağımız yarışma. dünya çapında* bir starımız katılıyor. ayrıca sesi süper* ve çok güzel. sütun gibi bacakları var hatunun* birinci biz olacağız, herkesi ezeceğiz ! yupiii ! allaam yaa... hadise'den önce müzik var mıydı bu ülkede ?
hadise katılıp kaybettikten sonra :
ülkelerin komşularına oy verdikleri yarışma. siyasi görüşler açıklanıyor orada. zaten hadise'de hastaydı. bizim böyle anlamsız bir yarışmaya ihtiyacımız yok, neden katılmaya devam ediyoruz ki ? allaam ya... kazanan çocuğun yüzüne de tüküresim geldi. tam bir gay. heh o yüzden kazanmıştır zaten. neden biz kazanmadık ? böhüüü... ama hadise'mizin hakkını yediler. zaten hastaydı o. ama hadise o, her şeye rağmen kazanmalıydı... böhüüü...
ya da... biz yanılmış olabilir miyiz ? belki hadise zannettiğimiz kadar iyi değildi ? yok canım yanılmadık. hadise ile asla yanılamayız... dünya starımız o... ama ama ama... ühü ühü..! hakkını yediler ! bu yarışmaya ihtiyacımız yok bizim, ama biz en iyisiydik. fakat hadise hastaydı yaa... allaam yaa... böhüüüü... küstüm.
Uluslararası şarkı yarışması. 2009 Eurovisionşarkı yarışmasında açık ara farkla birinci bitiren Norveç'li şahıslara tebriklerimizi iletiriz. Ancak Türkiye'de artık güvenini kaybetmiştir. Kimse Sertab Erener'in birinciliğinden bahsetmesin. Türkiye'de güvenini kaybettiği kesinleşmiştir. Ta ki puan sistemi değişinceye dek.
ha bire eleştirilen yarışma. özellikle puanlama kısmı eleştiriliyor türkiyede. tamam bir takım sorunlar var. yok değil. iskandinav-balkan-eski sscb ilişkileri puanlamaya da yansıyor. peki birinci olmamak için bahane mi? hayır. çünkü aynı sistemle hatta jürinin olmadığı, daha kötü sistemde sertab erener birinci olmuştu. demekki eurovision'un sadece puanlama sistemi hatalı değil. türkiyenin sanatçı seçimi, şarkı seçimi, imaj seçimleri de hatalı. bir yıl zombi kılıklılar birinci oldu eleştirildi. bir yıl ukraynalı gay kılıklılar dereceye girdi eleştirildi. şimdide adamın biri keman çaldığı için birinci olduğu, hakkımızın yendiği iddia ediliyor. zaten hep suç karşı tarafta. hadisenin hastalandığında doğru düzgün bir doktor dahi göndermeyen türkiyede değil...
geçen sene mor ve ötesi'nin o eurovision'a yakışmayan süper kaliteli şarkısının 7. olmasıyla kıytırıklığını bir kez daha kanıtlamış, bu sene de hadise'yi birinci yapma saçmalığını göstermediği için takdirimi kazanmış ucuz bir yarışmamsı.
"olmasa da olur be usta" dedirten yarışmadır. allah'ın verdiği bedeni açıp saçıp insanların gözüne sokarak "point" almaya çalışmanın sanatsal olayları gölgede bıraktığı ve anlaşılmaz bir şekilde hemen her ülkenin kendi kültüründen ve benliğinden ıraklaşarak tamamen cilalama ve boyamayla farklı bir hüviyetle sahneye çıktığı modaya uyarak ingilizce şarkı kullanarak göze girmeye çalıştığı "al gülüm ver gülüm" bir yarışmadır.
özellikle de ülkemizde çok fazla abartılan yarışmadır. yok komşular birbirine vermesin, yok eltiler katılmasın, amca çocukları dışlansın.
sanki birileri bunları ciddiye alıp "ya hakikaten öyle yapalım" diyecekmiş gibi.
alt tarafı bir şarkı yarışmasıdır ve özünde eğlenmek için yapılandır.
ne birinciye dünya çapında bir ayrıcalık tanınacak ne de diğerlerinin cd'leri yasaklanacaktır müzik piyasasında.
olmadık şeylere takılıp aslolan eğlenceyi yine teğet geçtiğimiz yarışmadır.
sonuçta birçok yabancı ses, müzik dinlenmiş, sahne performansları izlenmiştir keyifle (bkz: hele o almanya neydi yav).
olması gereken de budur.
hadise kızımız ise elinden geleni yapmış, ama son dönemde tanıtım yapacağım diye ülke ülke dolaştığı ve sesini nadasa bırakmadığı için gerçek performansını sergileyememiştir, buna rağmen dördüncü olmuştur, olsundur, aferimdir.