20. yüzyılın ünlü italyan şairlerinden birisidir.Bazı kesimlere göre en büyük italyan şairdir.
o duygulanmayı, hep şiirsel anlama yönelik bir işçilikle öldürdükten sonra, yeni bir duyarlık, derin bir sertlik, müziksel bir duruluk yaratan, genellikle bireyin içsel ve varoluş sorunlarını evrensel bir açılımla anlatan bir ozandır. bu nedenle onun şiirlerine girmek oldukça zordur.
Zor şairlerdendir ama anlayınca gerçekten bu adam neymiş tepkisini verdiriyor.
Faşist rejime karşı destek vermesede tepkide vermedi sessiz kaldı.
Ayrıca çok iyi eleştirmen ve çevirmendir.Nobel ödülü almıştır 1975'te.
Bugün büyük şairin ölüm yıl dönümü.Toprağı bol olsun.
uzanmak gölgesine, soluk ve dalgın,
güneşten kızgın bir bostan duvarının,
dinlemek böğürtlen dikenlerinin arasından
tarlakuşlarının şakımasını, hışırtısı yılanların.
toprağın çatlağında, burçak otlarında ya da
izlemek kırmızı karınca dizilerini,
kâh dağılan, kâh toplaşıveren
başak kümeciklerinin üzerine.
gözlemek dallar arasından, çırpınışını
denizin uzaklarda, pul pul,
yükselirken ağaçsız tepelerden
ağustos böceklerinin titreyen şarkısı.
ve dolaşırken göz kamaştıran güneşte
hissetmek hüzünlü bir hayretle
nasıl da benzediğini, hayatın ve acılarının,
üstü cam kırıklarıyla kaplı
şu duvar boyunca yürümeye.
şairliğinin yanında başarılı bir çevirmen ve edebiyat eleştirmenidir de.
hiç kuşku yok ki ölen eşi 'drusilla' için kaleme aldığı aşk ve özlem şiirleriyle dolu 'xenia'(1966) adlı şiir kitabı onun en güzel eserlerinden biridir. bu yapıtında 'karısına her şeyi söylemek için yeterli zaman olmamasından korktuğunu' dile getirir sık sık.
hayat felsefesi son yıllarında iyice derinleşen şair montale'in; bu dönemlerinde, sevgiye kalın mercekli gözlükler ardından baktığı vurgulanır eleştirmen arkadaşları tarafından.
*****
Uzanmak gölgesine, soluk ve dalgın,
güneşten kızgın bir bostan duvarının,
dinlemek böğürtlen dikenlerinin arasından
tarlakuşlarının şakımasını, hışırtısı yılanların.
Toprağın çatlağında, burçak otlarında ya da
izlemek kırmızı karınca dizilerini,
kâh dağılan, kâh toplaşıveren
başak kümeciklerinin üzerine.
Gözlemek dallar arasından, çırpınışını
denizin uzaklarda, pul pul,
yükselirken ağaçsız tepelerden
ağustos böceklerinin titreyen şarkısı.
Ve dolaşırken göz kamaştıran güneşte
hissetmek hüzünlü bir hayretle
nasıl da benzediğini, hayatın ve acılarının,
üstü cam kırıklarıyla kaplı
şu duvar boyunca yürümeye.
italyan şair, 12 Ekim 1896'da Cenova'da doğdu, 12 Eylül 1981'de Milano'da öldü. 1962'de Lincei Akademisi'nin Uluslararası Edebiyat Ödülü'nü ve 1975'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
Birde şiir verelim abimizden.
YAŞAMA SANCISIYLA
Kaç kez karşılaştım yaşama sancısıyla:
yolu kesilmiş, dereydi, uğuldayan,
kıvrılmasıydı yanan kâğıdın,
yere çökertilmiş attı.
Mucizeydi tanıdığım tek iyi şey
tanrısal ilgisizliği başlatan:
yontuydu o, öğleden sonra ağırlığında
ve buluttu ve yükseklerde süzülen doğan