kolu ısırıp saat yapmak eyleminin ardından gelen ikinci cocukluk denyolukluğudur. kol ısırılır ve saatir sorması için bir kurban beklenir. yakınlardaki bir büyüğün etrafında dolanılmaya başlanır. amaç bellidir. kendisine saat sordurtulacaktır. büyük bir türlü sormaz ve denyo minik atlar '' bana saati sorsana! hadiiii..''. büyük kırmaz sorar. cevap gelir ; ''eti kemik geçiyor'' , ardından da gedik dişlerin arasından haşince süzülen o şeytani cocukluk kahkahası. *
eti geçen kemik , hiç yer değiştirmez. et de aynı yerde durur. saat sabittir , eti kemik geçiyordur her zaman...
- bu otobus nerden geciyor?
- eti kemik geciyor.
- peki edirne kapidan gecmez mi?
- gecmez, onun için kartaldan aktarma yapman lazim.
- fazla bileti olan var mi?
Birden aklıma gelmiş ve gülümsetmiştir. Şimdi buna da tanım yapılmaz moderatör kardeş. Eli ısırır sorana eti kemik geçiyor derdik işte. Vay be zaman ne çabuk geçiyor dedim şu an. Oyun oynamak isteyen elime mum diksin diye de bir şeyde vardı. Koşa koşa gider oyuna dahil olmak için arkadaşımızın eline parmağımızla mum dikerdik. Yahu Ne salakmışız. Hala gülümsüyorum ben.
Bu entryi beğenenleeeeeeerr butonaaa muuum diksiiiiiiin. *