paketin dibinde kalan ayı veya fil kulağı ile hatırladığım abur cubur.
iyi bir eğitimci olan annem biz küçükken markete her gittiğinde kardeşler arası paylaşımı öğretebilmek adına genellikle eti bumbo veya tek paketli ve çok taneli şeyler alırdı.
abi olarak paylaştırma görevini de sıklıkla ben yapardım. pakette kalan son 1 taneyi paylaşması ise büyük kavgalara neden olurdu.
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
yokluğun,
hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa...
kendini çok özleten lezzet. ambalajındaki görüntüye aldanıp, tadının da yakın olduğunu düşünerek leibniz'in hayvan figürlü kakaolu bisküvilerinden aldım. ancak sonuç yine hüsran. bildiğin tatsız, tuzsuz bir şey. özlettin reyiz. üşüyoruz.
bu püskütü kaldıran orospu çocuğuna iki çift lafım var...
bre amına eti cin soktuğumun ibnesi; ulan bu püsküt benim bir parçamdı. hayatımın tek anlamı, yaşamamın tek amacıydı. hani obezler yemek yedikçe mutlu oluyor, daha fazlasını da istiyor ya; işte ben öyle seviyordum bumbo'yu. ''obez gibi sevmek''ti benimkisi. zarar mı ettirdi size bumbo? zaten kimse almasa sadece benim satın aldığım kadarıyla kar ederdiniz. niye kaldırdınız bunu ya niye niye?
olum bak iyi oku bunları; bana yapılan bu şerefsizliği asla unutmayacağım. çok çalışıp eti'nin ilgili bölümünde bir iş bulup tekrar sürüme sokacağım bumbo'yu. sen de sinirden götüne brownie sokarsın. hayatımı çaldınız lan benden, en sadık yarimi çaldınız. bunu ödeyeceksiniz. yakanıza yapışacağım ibneler.
sevgili bumbo;
hiçbir portakallı püsküt senin yerini tutmuyor. hatta, hatta hiçbir püsküt senin yerini tutmuyor. seninle olan mazimiz, o 25 kuruşluğun, o naif turuncu beyaz paketin, o minnacık maymun figürün, aslan figürün ben ne zaman eti cin yesem gözümde canlanır. merak etme bumbo, asla seni aldatmayacağım. sadece eti cin yiyorum arada bir. senin ailendendir belki diye düşünüyorum. hani o da portakallı ya. neyse;
umarım bu okuduğun satırlara üzülmemişsindir bumbo. seni çok seviyorum, çok özledim ve aşkımız her daim canlı kalacak. ağlattın...
from istanbul with love, marjinal tosbaga. on dört haziran iki bin on beş...
gece gece benim de fena halde canımın çektiği bisküvidir.
neden artık yok? etiii bize bumbo'yu geri ver diye haykırmak istiyorum. portakal kokusu hâlâ burnumda.
hayvanları simge olarak kullanmış olmaları zamane çocuklarını kendine bağlamıştır. tadı da şekilleri kadar güzeldir. portakal aroması ile hatırlanacaklar arasına girmiş ve özlenmiştir.
Hayvanlı şekilleri bulunan portakal aromalı bisküvidir. Küçükken en sevdiğim abur cuburlardandı. Aslan şekili de vardı sanırım, önce kafasından yemeye başlardım. Sonra ayaklara geçerdim. Olsa da yesek şimdi.