hemen bir anıyla başımdan geçen bir olayı anlatayım:
sevgilim dediğim kişiyle öss sınavına aynı sene girdik ve farklı yerleri kazandık, neyse bu ağlıyo falan ''ben sensiz naparım nederim, ya başka kızlar sana göz koyarsa ölürüm ben'' diyo klasik hatun tripleriyle, sonra ben diyorum ''ya sen bana güven gerisini boşver'' , aradan 1 ay geçti bi akşam tel çaldı, işte sen iyisin güzelsin benden daha iyisini hak ediyorsun falan diye klasik hatun ayrılma numarasını çekti bana tabi ben pert oldum çünkü o kadar ağlıyodu sızlıyodu, ben de beni çok seviyo sanmıştım. neyse onu da geç ayrılıktan 1 hafta sonra bi baktım feysbuktan yeni yeni elemanlarla çimlere uzanmış kabak çiçeği gibi açılmış kız sendromunun hakkını güzelce veriyo, tabii leş kargalarıda yanında sevgilisinden yeni ayrılmış toy hatuna kur yapıyorlar falan filan.
o fotoğraflarda ağzını ayıra ayıra onu yanındaki zibidilerle mutlu görünce 1 hafta boyunca okula gitmedim ve hep içtim.
sonuç, ben de onu unuttum hatta onun taa azına sıçıyım moduna geldim, hemen kendime bi hatun buldum ve önüme baktım.
birkac saniye buruk mutluluk yaşatıp sonra hass...tir ya onun icin herseyi yaptığım simdi baska ellerde ve gulmeye devam ediyor diyerek icimden gecirmeme neden olay ama sonra kendi kendime nasıl çeliştiğimi görüp gülüp gectiğim anlardan biridir heyecan yapar.
insanın aslında ne kadar bencil olduğunu; hala ne denli hayvani içgüdülerle, dürtülerle hareket ettiğinin emsallerini
gösteren davranışlar kümesinin ilk kıvılcımını oluşturan andır.
a. eski sevgili uzakta belirir
onu görürsünüz ve ani bir refleksle başınızı çevirirsiniz. suçluluk duygusu..
sonra ani bir şekilde yaptığınızın ne kadar saçma olduğunu anlarsınız. neyden kaçıyorsunuzdur ki?
tam bu hesaplaşmaların akabinde ona ne kadar yaklaştığınızı farkedersiniz. "tanrım beni görecek!!"
b.eski sevgiliyle konuşma
iki taraf da çok gönüllü olmasa da bir süre muhabbet edilir.
naber, nasılsın, nelerle uğraşıyorsun bu aralar dan öteye gidemez muhabbet. belki de gitmemelidir.
tam o an şu belirir. "eee, mutlu lan bu" .. beyninizin tüm çeperlerinde dolaşıt bu sözcük..
her yerde.. "nasıl ya? em mutlusun sen" diyemezsin.
hele bir de yeni ayrılmışsanız vay halinize..
c."peeeh sen mutlusun da ben de mutluyum yani" halleri
tam o andan sonra, kendinizin aslında onun için çok da önemli olmadığınız anladığınız an artık çooook geçtir. düğmeye basılmıştır.
ona sizin de mutlu olduğunuzu göstermek için bir kaç yalan söylersiniz. ya da bir kaç birbiriyle bağlantısız mutlu süsü
verilmiş arkadaşların zoruyla " hadi olm be sosyalleş, bak kızdan sonra hiç iyi görmüyoruz seni" nidaları arasında
yapılmış o zorunlu etkinliklerden birkaç kesit sunarsınız..komiktir o an aslında..iki taraf da bu komik savaşı anlamaktan
çok uzaktır oysa..
d.ve final
soğuk bir "görüşmek üzere" ile biter muhabbet. sözde muhabbet.. kazananı olmayan bu savaştan en çok tekel bayi
nemalanır. "demek umrunda değilmişim ha! sürtük" ve türevleriyle arka arkaya içilen sigaralar ve alınan alkol ile
finallenen günler..