1969 yılında Kazakistan SSC'nin Salgar alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda Kemal Akişev başkanılığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog timi tarafından keşfidelen iskit veya Sakakurganı.
MÖ 5. yüzyıldan kalma olduğu düşünülen kurgan, Kazakistan'da gün ışığına çıkarılmıştır.
Sovyetler döneminde keşfedilmiştir. Altın Muharip'in çıkarıldığı yerde çıkarılan iskit (saka) yazıtların da bu kişinin 18 yaşlarında bir prens olduğu yazılmaktadır.
Kurganda üç binden fazla altın eşya, seramik küpler, tahta tabaklar, iki gümüş çanak bulunmuştur. Gümüş çanak içinde Kharosthi alfabesinin örnekleri görülmektedir.
Realistik süsleme sanatı bu kurganda da bulunmuştur. Eyer örtüleri, tahta eyerler ve silahlar da bulunmuştur.
Kurgandan çıkan kalıntılar günümüzde Ermitaj Müzesinde sergilenmektedir.
Esik Kurganı, Altın Elbiseli Adam'la birlikte iskitler döneminin en önemli tarihi eserlerinden birisidir. 1970 yılında o zamanlar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı Kazakistan'da yol ve kazı çalışmaları sırasında Sovyet arkeologlar tarafından tesadüfen keşfedilmiştir. Esik Kurganı'nda Runik yazıyla yazılmış kitabeler bulunmuştur. Sovyetler Birliği'nin 1991'de dağılıp Kazakistan'ın ikinci kez bağımsız olmasından sonra Esik Kurganı, Dünya tarihinin en önemli sanat eserlerinden birisi haline gelmiştir.
Çarpıtılan sahte tarih kitaplarında anlatıldığı gibi Türkler, yazıyı ilk kez 7. Yüzyıl'da Gök Türkler döneminde Orhun(Gök Türk) alfabesi kullanmamıştır; Türkler yazıyı taaa MÖ 7. Yüzyıl'da yaşamış iskitlerden itibaren çok eskiden beri biliyordu. Hatta öyle ki Avrupa'ya uygarlığı getiren, çizme şeklindeki italyan Yarımadası'nda kurulmuş Etürüsklerin yazısı da Runik yazının başka bir varyantıydı. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2407023/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/2407024/+