böyle bir adamı bakan yaparsan olacağı budur zaten. "kaldırın bunu buradan" yahu beğenmemiş olabilirsin ancak içeriği hakkında net fikir sahibi değilsin orada müzeden sorumlu müdür kim ise gezi sonrası odasında konuş talimatını ver kamera önünde kabadayılık yapmak hoşunuza mı gidiyor? ayrıca korumalara da uyuz oldum kafasını çarpmasın diye bir telaş bir heyecan çeşitli aksiyonlar falan. sanki dünyanın 7. harikası nadide bir vazo amına koyayım alt tarafı bakan-milletvekili! nedir bu yavşaklık!
ülkemizin kültür bakanımsı.
işi gücü bırakmış, kafayı inönü stadına takmış insan.
edep yahu. edep diyorum çünkü gözümüzün önünde hasankeyf turnusolu var arkadaş.
alloinoi, hes barajları var.
karadeniz in, hasankeyf in daha onlarca tarihin ve güzelliğin amına koymuş olduğu hafızamızda tazeliğini koruyor.
istanbul un en güzel yerlerinin, zengin badem bıyıklılara peşkeş çekildiğini bilmeyen yok.
neymiş efendim tüneller varmış. ulan komple bir tarihi ve uygarlığı siklemeyip sular altında bırakmadınız mı?
bu neyin kafası böyle. ne kullanıyorsunuz anlamadım arkadaş.
velhasıl kerem;
inönü stadının yıkılıp yerine badem bıyıklı, şişman bir yeşil sermaye mensubuna otel hediye etmek isteyen türkiye cumhuriyeti kültür bakanımsı.
(bkz: yersen)
başbakanı tarafından sürekli rezil bir konuma sokulan eski chp'li bakan. chp lilerin 'dönek' imalarına karşı önceden çalışılmış hazır cevapları olan vitrin bakanı.
beşiktaşın stadına izin çıkmaz diyor, izin çıksa da kazarsanız orda tarihi kalıntılar çıkarsa, zaman üstüne bir çivi dahi çakamadan bırakmak zorunda kalırsınız da diyor.
şimdi bu sözleri duyan biri, yahu adam haklı gayette mantıklı konuşmuş diyebilir. yalnız dile getirmek istediğim bir nokta var ki, cevabını verebileceğini hiç sanmıyorum.
alloinoi antik kenti sular altında kalırken neredeydin ?
dolmabahçe sarayının duvarını çatlatan, yerin altında 7, yerin üstünde 5 katı olan otel yapılırken neredeydin?
beşiktaş'ın stadının yenilenmesinin önündeki tek engel. dolmabahçe'nin yanındaki otel inşaatını ve gök kafes ucubesini es geçmiş. ahırlardan bahsediyor.
ertuğrul günay denince dayım gelir aklıma, aslan avına giden ziyaaa misali... kafayı yememek elde değil.
ertuğrul günay çıkar haberlerde. dayım;
-şu adam var ya.(elma dilimler bir yandan)
biz: eee dayı nolmuş adama.
-bu adam benim en iyi arkadaşımdı bir zamanlar çocuklar, çook önce daha milletvekili bile değildi. yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi.
biz: yapma ya dayı.( bu hikayeyi ilk duyduğumuzda oluşan tepkiydi. zamanla bu tepki hıımmmm diye ağızdan kayıvereren bir geçiştirme kelimesine dönüştü.) görüşüyomusunuz peki?
-ya geçenlerde bir arkadaşımdan duydum. demiş ki; ''ya arkadaşlar aydın (dayımın adı)ın nerde olduğunu bilen var mı? ne ilginç bir adam çıktı bu, bakan oldum herkes geldi makamıma neredeyse kapımdan ayrılmıyorlar, hep birşeyler istiyorlar fakat bu aydın bir kere bile aramadı beni. bana küstü herhal?
sonrasını yazmama gerek yok, muhabbet uzaaar gider, biz her defasında kıkırdar durur, annem hep göz ederdi ayıp diye.
not: dayımla bu bakanın bırakın arkadaş olmasını, herhangibir yerde hasbelkader karşılaşma olasılığı bile yok. dayı n' olur yapma bize bunu. bak yaşımız kaç oldu hep aynı terane.
inönü stadı' nın yıkılıp yeniden yapılması dolmabahçe' nin tarihi yapısını bozacağından "oranın rant merkezi olmasına izin vermeyeceğiz" buyurmuşlar. istanbul' un her tarafını rant merkezine çeviren, sik gibi binaların yapımına ruhsat verip öncelikle tarihi yarım ada olmak üzere şehrin silüetinin ırzına geçen sanki japonlar aq. biraz tutarlı olun arkadaş.
"yüzlerce vatandaşımız canını yitirmişken biz neden bir resepsiyonda buluşmadık, elimizde kadehlerle kahkahalar atmadık diye bir tepkinin dillendirilmesini anlayamıyorum."
demiş.
arkadaş herhalde bu kutlamaları elinde kadehlerle kahkaha atmak sanıyor.
geçtiğimiz günlerde mküden fahri doktora ödülü alan bakandır. şöyle güzel de bir yazı mevcuttur:
--spoiler--
bakan günaya verilen fahri;doktora tartişma yaratti
hatay / mustafa kemal üniversitesi tarafından geçen hafta içerisinde kültür bakanı ertuğrul günaya verilen fahri bilim doktorası ünvanı hem akademik çevrelerde hem de kamuoyu nezdinde tartışma yarattı. bilim çevrelerinin tepkisini üzerine çeken doktora takdimi, kamuoyunda ise üniversite olgusunun yeniden tartışılmasına sebep oldu...
mkü cephesinden; valla billa işin aslı öyle değil yaaa :(
kültür bakanı ertuğrul günaya fahri bilim doktoru ünvanı verilmesi ile ilgili iş işten geçtikten sonra beyanat veren mkü yayukam (yanlış anladılar yaa...uğraşma kalsın araştırmaları merkezi) müdürü doç. dr. sıtkı siyrildi şunları söyledi: şimdi muhteremler, valla billa yanlış anladınız siz olayı, onlar da yanlış anlamışlar...biz lokalde oturuyoduk bu besyonun hocalarıyla halı saha maçından sonra, yenilmişiz bi de, adamlar topçu abi napsan da bir yere kadar yani, neyse uzatmayayım, bu bakan çıktı tvye, kültür mültür derken ipin ucunu kaçırdı yine, ne konuştuğu belli değil zaten, dolaylı tümleç öznenin yerinde yüklem desen cümle dışı unsur, o derece yani... dedik, yazık la bu adama da, koca üniversiteyiz, hastane mastane tonla para gömmüşüz di mi! akademisyen arkadaşların da gazıyla ben bir faks çekmiş bulundum o akşam bakanlığa, hani bakan beyin durumu iyi değil, isterseniz biz bi doktora gönderelim hayrına, araştırmanın zekatı olsun yani dedim...sonra muhterem, bakanlıktan sabaha cevap geldi: siz zahmet etmeyin biz gelir alırız dediler. nası yani lan dedik önce, sonra, çok da üzerinde durmadık yani, dedik la bakanı ne ki, gerisi ne olsun...derken gün gün oldu, bir faks daha...neymiş: bakan bey doktorasını almaya gelecek! hay dedim sizin beyin-omurilik sıvınızı...ne dedik, ne anladılar...i̇hale yayukama kaldı yine...eh koca bakan, gelme de diyemezsin...neyse; sığır yetiştiriciliği ve süt verimi konulu bir doktora tanzim ettik de, sıkıştırdık araya...hey allahın yauv, doktora gönderelim diyoz, doktora almaya geliyorlar, anasını satıyim....
genç akademisyenler rahatsız!
bakan günaya verilen fahri doktora, doktorasını alana kadar anası dini ağlamış genç akademisyenler cephesinde de tartışma yarattı. o sınav senin bu sınav benim 10 senedir kanguru gibi zıplıyoruz....alesiydi üdesesiydi not ortalamasıydı...bir doktora kolay alınmıyor hemşerim...bu yola beraber çıktığımız onlarca arkadaşımız telef oldu, askerlikti, evlilikti, kapesesesiydi derken tel tel döküldü hepsi...ulan hepsini geç, saçımız döküldü bu yaşta saçımız, antidepresan manyağı olduk...doktora bakanın değil görenin hakkıdır! diyen genç akademisyenler; tepki olarak toplu dilekçe mi yoksa toplu intihar mı daha etkili olur tartışması içinde...toplu i̇ntiharı savunan grubun sözcüsü dr. hale bahtsizlar ise; bi bak yaa bi bak, şu halime bak...46 beden oldum, obsesif oldum, manyak oldum, biolojik saatim bozuldu bu doktora için...sorun sıtkı hocaya söylesin! doktoramı onun yanında yaptım. 4 yıl çişe tuttum ben onun çocuğunu, 4 yıl! tuvalet eğitimini alamadı gitti babası kılıklı...bu süre zarfında kuzenim evlendi, alt komşunun kızı evlendi, yurttan bütün arkadaşlarım evlendi, babam bile 2. defa evlendi...ben! ben naptım! ben, 4 yıl boyunca yayukamda sıtkı hocanın arkasını topladım...lanet olsun yaaa!!! şeklinde görüşlerini belirtti.
adıyaman üniversitesi karardan memnun: sarhoştuk hatırlamıyoruz!
2009 yılında, bakan günaya, ilk fahri doktorasını vermiş bulunan adıyaman üniversitesi ise durumdan gayet memnun. heheheheh * artık rencide olma sırası onlarda diyen adıyaman üniversitesi yetkilileri vakayı adı-yörem çiğköfte salonunda verdikleri partiyle kutladılar. üniversitenin personel daire başkanı abuzer cümbüş iki halay arasında soluklanırken, soruları da cevaplandırdı. şimdi ağam, gene böle içiog bi akşam... dedik bi üniversite havasına neyim bizim de girmemiz lazım artık...nedek nedek, doktora verek dedik. ben tabi takdirname gibi bişey sanoom bunu da...önce bu bakan davutoğlunu düşündük, efendi adam yani de mi ya... sorduk, onda 2 tane varmış zaten doktoradan...ben de hep kahtalı mıçeye bi güzellik yapmak istemişimdir, olmayınca, o da kültür adamı bu da kültür adamı dedik bakan günaya verdik işte...aslında sarhoştukta tam hatırlamıyom, yalan olmasın, bele siyaset bilimi-onursal doktorası gibi bi şeydi...pehh, ne anlarız la biz siyaset biliminden, doktoradan filan...bizim coğrafya bölümüne sorsan malatyayı göstermez ha...ben de zaten eski merkez lisesi müdürüydüm...ey hadi, size doyum olmaz, ben halaya dönom...daha gerisini de hataydakiler düşünsün... bu sev--dalar boşuunaaaa le, bu seevdaalar booşuna, delalııım, delalıım, delalııım ammmannn
not: haber metni külliyen yalandan ve dolandan ibaret olup, her hal ve şartta inkar edilecektir.
nota nota: keşke, bakan günaya verilen doktora da yalan olaydı...aaaah ah
--spoiler--
bu yıl 8'incisi gerçekleştirilecek türk-yunan forumu'na katılmak üzere yarın yunanistan'ın başkenti atina'ya bir ziyarette bulunacak kültür ve turizm bakanı.
oktay vural' ın " halka kese dağıtıyor." ithamı ile ilgili, " bunların aklı fikri parada. güya keseye altın koyuyormuşuz, bakın işte halkımıza flash bellek dağıtıyoruz bu keselerle." diyerek karşılık veren ve bunu da yaparken elindeki flash belleği gösteren kişilik.
1-) neden halka bir şey dağıtma ihtiyacı duyuyorsunuz ?
2-) bu flash bellekler neden kesede dağıtılıyor ?
3-) oktay vural "altın" gibi bir sözcük kullanmadan, neden altın dağıtmıyoruz diyorsunuz ?
4-) o flash belleklerin içerisinde ne gibi dosyalar var ?
5-) haydi keselerde flash bellek dağıttınıza inanalım. flash bellek ne allah' ını seversen ya ? çay, şeker, un ve kömürü anladık da, flash bellek nedir yahu ?
"izmir'in roma gibi antik ve turistik bir şehir olmasını hayal ediyorum" diye cevap veren bakan.
e iyi de abi; daha bir kaç ay önce allianoi sular altında kalırken, üzerine beton dökerken, "1000 yıldır toprak altında, 50 yıl daha toprak altında kalsın, ne var" demiyor muydun?
böyle mi izmir roma olacak, bu zihniyetle mi? bu ne diyet, bu ne turşu? artık milleti aptal yerine koymayın diyorum.
sümeyye üzerinden rte ye yaranmaya çalışan bakan.
ilk beyanat " devlet tiyatroları kapatılabilir"
ikinci beyanat " ben öyle birşey demedim"
tabi tiyatroda cak cak sakız çiğnenmez kızım demek sağlam maça ister değil mi sayın bakan?
ak parti'nin karizmatik bakanlarından sadece bir tanesi. sosyalizmi türkiye'de en iyi temsil eden şahıs. ayrıca sosyalizmi türkiye'de en iyi ak partinin temsil ettiğinin göstergesidir.