ersun yanal

entry1943 galeri183 video9
    117.
  1. gökhan ünal umut bulut ikilisi nin sayesinde trabzonspor dan istifa etmiş teknik direktördür. bu muhteşem ikili! sezon başından beri 100 küsür net pozisyona girmiş, 22 gol atabilmiş, yeni kurbanını gelecek sene için beklemeye başlamışlardır.
    0 ...
  2. 116.
  3. trabzonspor'un başındaki görevi, istifası ile son bulmuş teknik adam.

    bugüne kadar bu zat hakkında hiç entry girmemiş birisi olarak şimdi küçük bir değerlendirme yapma hakkını kendimde görüyorum.

    geçen sezonu bir kayıp olarak kabul edersek, bu sezon başından itibaren konuşabiliriz.

    yukarıda okuduğum entrylerde de bahsedildiği üzere bu takım sezona yirminin üzerinde transferle başladı.bazıları genç olduğu için altyapıya ve karadenizspor'a gönderildi.sonuçta bu yeni ve geçen seneye göre çok daha kaliteli olan kadro ersun yanal'a teslim edildi.nisan ayının sonuna geldiğimizde de takım ligin 3. sırasındayken ersun yanal istifa etti.

    şimdi kısaca ersun yanal'ın artı ve eksilerini konuşabiliriz.

    artıları:

    -o kadar çok yeni transferi başarılı bir şekilde bir araya getirip bir "takım" yaratmıştır.

    -trabzonspor'un son yıllardaki en büyük sorunlarından biri olan kolay gol yeme sorununu büyük ölçüde azaltmıştır.

    -trabzonspor denilince insanların aklına gelebilecek çekirdek bir kadro yaratabilmiştir.

    -bu yeni kadroyu öyle ya da böyle şampiyonluk yarışının içinde tutabilmiştir.

    eksileri

    -"ersun yanal'ın göze hoş gelen futbolu"nu hemen hemen hiç bir zaman oynatamamıştır trabzonspora.

    -kadroyu hep aynı isimlerden kurmuş ve "ya puan kaybedersem" düşüncesinden dolayı yeni isimleri eklemekten korkmuştur.

    -kadroya giremeyen oyuncuların zamanla morali bozulmuş ve ersun yanal kendi kendine elindeki ilk onbiri alternatifsiz hale getirmiştir.

    -hücum oyuncuları ilk devrenin sonuna doğru formdan düştüklerinde yedekte bekleyen isaac,barış memiş gibi oyunculara yeteri kadar şans vermemiş ve her maç kaçan gollere "sonraki maçta atarlar" düşüncesiyle sabretmiştir.

    -hüseyin çimşir adlı futbolcuyu,ortaya çıkan kötü futbolun en baştaki sorumlularından biri olduğunu bildiği halde tamamen saha dışındaki etkinliği yüzünden kesmekten korkmuştur.

    sonuca baktığımızda ersun yanal'ın istifa etmesi erken ve bir kayıp gibi görülse de uzun vadede iki taraf için de doğru karardır.
    3 ...
  4. 115.
  5. trabzonspor'u üçüncü yapan teknik direktör ilan edilmiş, trabzonspor'u şampiyonluk yarışına sokan teknik direktör ilan edilmiş bilmem trabzonspor'u şöyle yükseltmiş böyle yükseltmiş. bırakın allah'ınızı severseniz ya. trabzonspor un şuanda ligde üçüncü olması tamamen galatasaray ve fenerbahçe'nin kötü olmasından kaynaklanıyor, yoksa ersun yanal'ın bir halt ettiği yok.

    sezon başından bu yana aynı kadro ile aynı ofansif anlayış ile takımı oynatan ve 25 adet transfer yapıp bunlardan üç beş tanesi dışında hiçbirini bize izletme keyfinı yaşatmayan insan. faty papy şuanda en iyi afrikalı genç yetenekler arasında ilk 10 da gösteriliyor, sen bu adamı alıyorsun ve bir antalya maçında oynatıyorsun o maçta adam hüseyinden bir milyon kat daha mükemmel oynuyor sen bu adama bir konya maçında, bir ankara maçında son dakikalarda bile forma şansı vermiyorsun. ısaac okadar kötü olmasına rağmen ona forma şansı tanınıyor bu adama tanınmıyor. göksu, ise çıktığı hazırlık maçlarında genç yaşına rağmen taraftarları okadar mest etmişken bir maçta adama beş dakika oynatmayı çok görüyorsun. barış memiş gibi bir genç yeteneği futboldan soğutuyorsun. istediğin her futbolcu alınıyor ama sen halen daha hüseyin'den umut'tan vazgeçmiyorsun.

    tek isteğim trabzonspor'um un başına tolunay kafkas ya da şenol güneş'in gelmesi.
    3 ...
  6. 114.
  7. takımı şampiyon yapamadı diye değil, takımı istikrarlı ve göze hoş gelen mücadeleci bir futbol çizgisinde oynatamadığı için gönderilmiş teknik adamdır.

    sorarım size, çok mu zor istenilen şey?

    çok mu zor göze hoş gelen bir futbol felsefesi ile mücadele eden bir takım oluşturmak. 10 sene mi beklemek gerekiyor bunun için?

    bunun için bir sezonun hayli hayli yettiğine dair sayısız örnekle dolu teknik direktörler camiası!

    kimse kendi kendini kandırmasın. trabzon ersun yanal'da gelecek seneler için iddia edilen o büyük ışığı göremediği için yollarını ayırdı, yoksa "takım aslanlar gibi top oynayıp yenildi de, puanler kaybetti de şampiyon olamadı" diye arıza çıkaran yok. adam gibi oynatsın yeter...çok mu şey istediler !!!
    3 ...
  8. 113.
  9. yeni kurulmuş bir takımın başında şampiyon olamayacağı için gönderilen teknik adam. trabzon yönetimine şimdi sormak lazım. başarı için başlangıç sizler için ne ifade ediyor. tarihinize bakıp eziklik duyacağınıza, geleceğinize bakıp umutlu olun. futbolun geçmişi yoktur, anlayın artık.
    2 ...
  10. 112.
  11. 111.
  12. ersun yanal'ın kariyeri veya adam yönetimi elbette tartışılabilir ancak bana göre istifa etmekle en iyisini yapmış. trabzonspor ise yöneticilerindeki ve taraftarındaki bu sabırla(!) gelecek 100 yıl(yazılya yüz, küsüratlı değil net sayı) şampiyonluk beklemesin. gitsinler sahil kenarında simit yesinler. biz de samsun'da son 3-5 yıldır süper lig konusunda öyle yapıyoruz mesela.
    1 ...
  13. 110.
  14. Yetişen en iyi antrenörlerimizden biri.

    Trabzonspor, 20 futbolcu almış, çoğu küçük takımlardan gelmiş. Ersun bunları alır, takıma monteler, song ve egemn gibi iki bekle arkayı sağlama alır, kanatları alanzinho ve yattarayla coşturur. Ve umut bulut ve gökhan ünal ile iki milli forveti ileri koyar. ön liberoda ise hüseyin cimşir ve selçuk oyunu domine eder.. trabzon puanları alır, yükselir.. ama gün gelir oyuncuların form grafiği düşer, içeride maç kazanamaz hale gelir. öyle ki deplasman liginde zirvede olan takım, kendi evinde ilk altıyı dahi göremez.

    fatura ersuna kesilir. zorla istifa ettirilir.
    trabzon da bu kafayla biraz zor şampiyon olur. çeyrek asırdır neden şampiyon olamadıklarını bu güzel futbol zeksına sahip yöneticilere borçlulardır.

    Halbuki o 20 futbolcuyu alan ersundur, daha herşey bitmemiştir ki hem, galatasarayın üstündesin ligde, 3. sün sen trabzon. en son ne zaman 3. lüğü gördün trabzon? teknik adamına sabır gösteremiyorsun, taraftarına sabırlı değilsin. oyuncularına şans tanımıyorsun.

    barış memiş nerede trabzon? onu da mı ersun yaktı?

    türkiyedeki antrenör kıyımının son örneğidir. hadi gidin ve yerine halilodzic i getirin.
    5 ...
  15. 109.
  16. yeni sezonda fenerbahçe'yi çalıştıracak olan teknik direktör.
    1 ...
  17. 108.
  18. bilmem kaç senedir şampiyon olamamış, sezon başında sıfırdan hazırlanmış ve ellerine teslim edilmiş bir takımı şampiyon yapamadı diye gönderilmiş teknik direktör.

    hayat ne garip değil mi sebastiyan!
    2 ...
  19. 107.
  20. sabır gösterilemeyen adam. herşey bir senede olsun bitsin istiyorsanız ersun hoca ile işiniz ne? adam sistem oturtmaya çalışıyor. önceki takımlar küçüktü sabredemediler hadi trabzonspor büyük hata yaptı.

    her gittiği takımda yeni yıldız parlatması, her takımın bir dönem üst seviye performans tutturup sonra düşüşe geçmesi da bunun örneğidir. birazcık sabredilebilse...

    ama bu ülkede gerets kovuldu zico adam yerine konmadı. bize hep kötüleri lazım işte.
    3 ...
  21. 106.
  22. insanı hiç şaşırtmayan teknik adam. her gittiği yerde aynı hezimet yaşandığı için ligin ilk yarısında şampiyonluk şarkıları söyleyen güruhu uyarmıştık ama dinletemedik.

    (#4241441)

    şimdi sorulacak "ersun yanal başarısız mıydı?" evet başarısızdı, her zaman başarısız oldu. başarı sadece üstüste seri yakalayıp birkaç maç kazanmak değildir.

    ersun yanal ankaragücü, gençlerbirliği ve vestel manisaspor'da çalışırken bu 3 takım da sezonun ilk yarısını tepelerde bitirdi ve anadolu'dan çıkacak yeni şampiyon adayı olarak gösterilmeye başlandı. fakat sezonun ikinci yarısında her 3 takım da tepetaklak düşüşe geçti, en kritik maçları kaybetti, ligin dibindeki takımlara kendi sahasında yenildi vs... ve en önemlisi de ayrıldığı her takımda geride kalan futbolcular ersun yanal'ın taraf tuttuğundan, bazı futbolcuları kayırdığından, futbolcular arasında problem ve sorun çıkarttığından, kulüp içinde nifak yarattığından, bazı insanları birbirine düşürdüğünden bahsetti. bazı yöneticiler çok daha ağır konuştu, arkasından küfür eden futbolcular bile oldu.

    takım içinde birliği sağlaması gereken bir teknik adam hakkında söylenen şeylerdi bunlar! ve dikkat edilirse hep aynı gazla lige başlayan ve başarılı olan takımlar bu tarz problemler yüzünden oynamamaya ve kulübü baltalamaya başlayarak başarısızlığı getirdi. işte budur ersun yanal'ın başarısızlığı...

    teknik bilgi ve donanım zamanla kazanılır ama karakter problemleri bu yaştan sonra çözülmez. ersun yanal bu sebepten asla başarılı olamayacak! gittiği her kulüpte futbolcularla ve yöneticilerle takışan, problem yaşayan bir antrenörün başarılı olması imkansızdır.

    zamanında milli takımın başına geçtiğinde de alınan sonuçlar kötü dışında, futbolcular arasında yaşanan problemler gündeme gelmişti. bazı futbolcuları milli takıma küstürmüş, hakan şükür ile medyaya yansıyan tartışmalar yaşamıştı. bu adamı fatih terim ile kıyaslayanlara insan neresiyle güleceğini bilemiyor...
    2 ...
  23. 105.
  24. trabzonspor un bir sene daha sabredemeyip yollarini ayirdiği değerli teknik adam.

    bir senede yeni bir takım kur, sonra şampiyonluk bekle .. trabzonspor gelecek sene super lig de bu kadar da puan toplayamayacaktir.
    6 ...
  25. 104.
  26. tez zamanda fenerbahçe'nin başında görmek istediğim adamdır.

    trabzon'un yönetimi de, istifa diye çığıran taraftarı da, saçma sapan başlıkları ve haberleriyle trabzon yerel basını da, fotomaç'ta oturduğu yerden ahkam kesen şirin berber adlı futbol cahili de bu adamı çok arayacaklar. bu adamın değeri neden gittiği hiçbir takımda bilinmiyor ona yanıyorum. denizliyle üst sıralara oynadı, uefa'da lyon'u yenmişti yamulmuyorsam. ankaragücü ile ligde 4. olmuştu. gençlerbirliği ile ligde üçüncü olmuştu. uefa'da sanırım 4.turda o senenin şampiyonu valencia'ya elendiler. hatta valencia'ya uefa'daki tek yenilgisini tattırmışlardı. vestel manisa'da ilk yarıyı lider kapadı. ağır sakatlıklar ve kadro darlığı ile ikinci yarı takım düşüş gösterdi. sanırım birkaç önemli oyuncusu da devre arası transfer olmuştu.

    gelelim trabzon macerasına. trabzonspor son 8-9 yılda lazaroni'den halilhodziç'e, briegel'den samet aybaba'ya birçok saçma sapan adam getirdi takımın başına. 2007-2008 sezonunun ikinci yarısı trabzon'u devraldı ersun yanal. ilk yarı alınan başarısız sonuçlar zaten o senenin kaybolmasına yol açmıştı. yeni sezona yamulmuyorsam 23 yeni transferle girdi trabzonspor. gelen adamların çoğu kaliteli oyunculardı fakat bu kadar syeni bir takımın ligde sadece üst sıralara oynayabileceğini düşünüyordum. ben değil herkes aynı kanıdaydı. yepyeni takımla ilk senede şampiyonluk hayaldi. sistem kurulur eksikler görülür ve bir sene sonra şampiyonluk yolunda iddialı bir takım olurdu trabzonspor.

    ama gittiği her takımda olduğu gibi lige çok iyi başladı ersun yanal. arka arkaya özellikle zor deplasmanlardan alınan galibiyetler kente şampiyonluk havasını getirdi. sonra ilk yarıdaki galatasaray maçı... galatasaray'ın vurduğu gol oldu, trabzonspor 19 şut attığı ve çok üstün oynadığı maçta tek gol atamadı. fenerbahçe maçı... kadıköy'de rakibini her açıdan ezen bir takım fakat dünyanın en beceriksiz forvetleri umut ve gökhan'ın kaçırdığı goller... her zamanki gibi taraftarın takımda yarattığı baskı sonucu avni aker'de kaybedilen puanlar ve umut-gökhan ikilisinin sürekli kaçırdığı pozisyonlar... bütün bunlar trabzonspor yönetimi için bir sınavdı ve yönetim bu sınavı geçemedi.

    trabzonspor belli ki son 9 seneden hiçbir ders çıkarmamış. ayaklarına kapanıp sözleşmesini uzatmaya çalışmaları gereken ersun yanal'ın sözleşmesini uzatmayacaklarını açıkladılar ve adam istifa etti. şimdi gönül rahatlığıyla şenol güneş-ziya doğan ve türevlerini takımın başına getirebilirler. bakalım seneye lig üçüncülüğünü rüyalarında görebilecekler mi? sanmıyorum. sadri şener ve ersun yanal'ın bu takımı düzlüğe çıkaracaklarına inanıyordum fakat sadri şener klasik, sabırsız eski kafalı yönetici prototipinden uzak olmadığını ersun yanal'ı istifaya zorlayarak göstermiştir. daha da bu takımın beli doğrulmaz. gelecek sene 3-4 nokta transferle rahatça şampiyonluğa oynardı bu takım. dediğim gibi trabzonspor ayağına gelen fırsatı tepti ve kaybeden taraf oldu. temennim odur ki aziz yıldırım ersun yanal riskini alır ve seneye bambaşka bir fenerbahçe izleyebiliriz.

    edit : bir hata yapmışız denizli uefa'da ilerlerken rıza çalımbay denizli'nin başındaymış.*
    5 ...
  27. 103.
  28. bir an önce fenerbahçe'yle sözleşme imzalamasını istediğim teknik adam. 2003'te gençlerbirliği'ne yaşattığın muhteşem sezondan sonra bekledik, gelmedin. şimdi tam sırası tam zamanı.
    1 ...
  29. 102.
  30. trabzonspordaki görevinden istifa etmiştir.
    1 ...
  31. 101.
  32. ne türk futboluna, ne mesleğine, ne kimseye beş para faydası olmayan, olmamış ve olmayacak teknik kişi. bunu taa trabzon'un başına talihsiz bir karar ile getirildiğinde söylemiştik, biz haklı çıktık, ama bu fiyasko koskoca takımın, çeyrek yüzyıldır şampiyon olamayan trabzonspor'un bir sene daha kaybetmesine yol açtı. bu medya pompalaması ile yaratılmış sahte şöhreti o büyük takımın başına getiren zihniyet ne zavallıymış, gözünün önünü göremeyenlerle geleceğe bakmak zaten mümkün değildi, bir kere daha kanıtlandı.
    3 ...
  33. 100.
  34. trabzonspor'da beceriksiz forvetlerinin kurbanı olmuş teknik direktör. trabzonspor'u sezon başı sıfırdan alıp Gökhan ünal ve umut bulut'a rağmen son Sivasspor maçına kadar şampiyonluk potasında tuttu. Sadri şener her mağlubiyetin sorumlusu olarak ersun yanal'ı gösterdi ve yanal'ı gönderdi. sonuç olarak yine trabzonspor, yine hüsran, yine gözyaşı.
    2 ...
  35. 99.
  36. kovulması, trabzonspor'u gelecek sezon şampiyon adayları arasından çıkartmıştır. belki mükemmel değildir henüz ama gençlerbirliği, trabzonspor ve hatta vestel manisa'ya bile bir dönem şampiyonluk umudu vermiştir.
    2 ...
  37. 98.
  38. yakın zamanda fenerbahçenin başında görürsem şaşırmayacağam teknik direktör.
    2 ...
  39. 97.
  40. alt yazılarda görevinden istifa ettiği haberi çıkan teknik direktör. kanımca son derece yazık oldu. kısıtlı oyuncularla 1 yılda kurulan bir takımı son sivas maçına kadar şampiyonluk potasında tuttu. takımı, birçok maçta ezici üstünlük kurmesına rağmen forvetlerin beceriksizlğinden gol atamadı ve puan kaybetti. biraz formda olsalar trabzon herşeye rağmen potada durmaya devam ederdi. ama bir türkiye gerçeği olarak yine kimselere yaranamadı kendisi.
    2 ...
  41. 96.
  42. an itibariyle görevinden istifa etmiş olan teknik direktör...
    1 ...
  43. 95.
  44. aklı ve bilimi rehber alan kişi. kendi bilimini ve aklını rehber edinen teknik direktör. yetmemesinin nedeni budur.
    1 ...
  45. 94.
  46. zatı alileri işler sarpa sarıp da çözülmez hale geldiğini anlayınca yine topu taca attı. bu ülkenin abdurrahman çelebililiğe soyunan keçilerinin yaptığı en iyi işi yaparak polemiğe sığındı. tabii burada hata onun değil bizimdir. ne yaptıysak trabzonspor taraftarının diğer taraftarlara benzemediğini, hakikaten futboldan anladığını gösteremedik kendisine. bu yüzden zatı şahanelerinden özür dileriz.

    kendileri trabzonspor dergisinin son sayısına bizi aydınlatmak için türlü türlü açıklamalarda bulunmuş, sağolsun varolsun. biz hiç düşünememiştik. yalnız o da şunu bilsin ki bu açıklamalar sadece gazetecileri tatmin eder. sağduyulu taraftarlar için hiçbir hikmeti harbiyesi yoktur.

    Şimdi beyefendinin iddialarını tek tek analiz edelim bakalım.

    ilk olarak futbolda sonuca göre yorum yapmanın en büyük rahatsızlıklardan biri olduğunu belirtmiştir. doğrudur. gerçekten de bu husus türk futbol tarihimizin önemli problemlerinden biridir. fakat trabzonspor taraftarının şu andaki şikayetinin sonuca göre yorum yapmak illetiyle malul olduğunu söylemek safdilliktir. bu takımın taraftarları en azından skor olarak iyi durumda olduğu zamanlarda da takımın iyi oynamadığını biliyor ve söylüyordu. bunu inkar etmek devekuşluğuna özenmektir efendim, bu da maalesef türkiyemizdeki meşhur hastalıklardan biridir. fakat bunlardan çok daha önemli bir hastalık vardır ki, o da işler kötü gidince el çabukluğu marifet bir taraftar psikanalizi yapmak küstahlığıdır. beyefendiye bize böylesi sinsice bir hakarette bulunduğu için sitemlerimizi iletiyoruz ve diyoruz ki dünya büyükse biz de büyüğüz. ha ha. yok lan onu demiyoruz. diyoruz ki peki işler kötü gidince ve bir türlü de düzelmeyince neden hep böyle bir mazlum pozu takınarak maalesef türkiye'de skora göre yorum yapılıyor edebiyatına sığınıyorsunuz kardeşim?

    gelelim ikinci meseleye "Oysa yapılan değerlendirmelerin hiçbiri analitik verilere dayanmıyor. Bu da yapılan doğruları kenarda tutup özellikle moral motivasyonun olumsuz etkilenmesine yol açıyor." Tolunay Kafkas'ın çok güzel bir sözü vardı. "Biz burada atomu parçalamıyoruz" Yalnızca bu cümle bile Türk futbol tarihinin en hakikatli demeçlerinden biri olarak kaydedilmeye değerdir efendim; tabii anlayana. Futbola bir bilim muamelesi yapanlardan oldum olası gıcık kapıyorum. Futbol basit bir oyundur efendim. Analitiğe falan ihtiyaç duymaz. Elinizdeki bilgisayarlarla aklı evvelleri kandırırsınız. Birgün kurnazın biri çıkar o da eline en kalitelisinden bir bilgisayar alıp sizi yerden yere vurur o zaman da ağzınız açık kalır.

    "Bizler teknik direktörler olarak oyuncularımızı sadece oynadıkları 90 dakikada değil, antrenmanlarda ve maçlardaki verimlerini en ince detaylarına kadar inceledikten sonra değerlendiririz. O yüzden yaptığımız tercihlere saygı duyulmalı" Saygı duymadığımızı kim söyledi? Bilakis saygı duyduğumuz için yazıyoruz bu kadar. Yoksa bunları yazacağıma sevgilime şiirler yazar, onun gönlünü kazanırdım bir kere daha. Fakat gerçek olan bir şey var ki o da şu. Sizin bu çok övündüğünüz analitik bakışınız ve en ince detayına kadar her şeye hakimmiş pozlarınız sürekli yanlış çıkıyor ki kaç haftadır kazanamıyorsunuz. Demek ki buralarda bir hata var efendim. Biz dışarıdan görüyoruz ama siz görmemekte ısrar ediyorsunuz. Hem bu hatalar öyle analitik, kıldan ince kılıçta keskince detayları kaçırmaya sebep olan teknik hatalar değil; bariz ortada olan, herkesin görebileceği kadar vahim hatalar. Dedikoduya girer diye isim vermiyorum ama orta saha da oynayan ve haftalardır dökülen iki tane futbolcunun hala ilk on birde oynamasını hangi teknik analiz sağlıyor acaba? Eğer hakikaten sizin dediğiniz gibi o adamlar görevlerini bizim göremediğimiz ama sizin istediğiniz gibi yapıyorsa, o zaman da sizin bütün analizleriniz bu adamların sizin istediklerinizi yapıp yapmadığını anlamak içindir; kazanmak için değil. Çünkü bu arkadaşların sizin dediğiniz kadarıyla görevini layıkıyla yaptığı maçlarda hep kaybediyoruz.

    Gelelim rakiplerinizin gücüne saygı duyulmalı meselesine. Böylesi bir polemik te ancak Türk futbol adamlarına yakışırdı. Mesela sizin deplasmanda yenilip kendi sahanızda berabere kaldığınız Gaziantep ne kadar güçlüymüş ki kendi sahasında Galatasaray'dan, Antalya'ya; Büyükşehir Belediye'den Konya'ya kadar herkese yeniliyor. Puan durumundaki yeri de ortada ayrıca. Bizim yenemediğimiz Kocaeli'ye düşmesi beklenen Ankaragücü dört gol atabiliyor. Elimizden kaçırdığımız Fenerbahçe zar zor yendiğimiz Hacettepe'ye yedi gol atabiliyor. Bizse en son yedi golü ne zaman attık onu öğrenebilmek için tarihin tozlu sayfalarına başvuruyoruz.

    Son olarak Sivasspor'un durumu her şeyi ortaya çıkarıyor efendim. Birebir karşılaştırdığınızda hangi futbolcusu bizim topçularımızdan üstün de bu takım hala şampiyonluğun en büyük adayı olabiliyor. Birebir yaptığımız mukayeselerde göremediğimiz fark teknik direktörlerin yaklaşımlarında olmasın sakın? Ki bülent uygun denen fatih terim yılmaz vural harcıyla ortaya karışık klonlanmış adamı günahım kadar sevmem de, beğenmem de.

    Son olarak izlediğim kadarıyla Gaziantepspor, istanbul Belediye, Ankaraspor, Kocaeli hatta Denizlispor gibi takımların oynadığı göze hoş gelen, yalnızca basit paslarla böylesi bir fark yaratan takımlar kadar da yapamıyorsun bu güzelim takımı da hala sezon başından beri devam eden o saç baş yolduran pas hatalarıyla ölüp ölüp diriliyoruz.

    Kendi özel tarihimden bildiğim kadarıyla Trabzonspor'un en iyi orta saha oyuncularıyla donandığı bir senedir bu sene. Bu kadroyla rakibe top göstermeyecek bir takım yaratmak hiç de zor değilken hala taraftara göstermeden şapkadan maymun çıkarmaya çalışan saf ilüzyonistlere öykünmek de ne oluyor Ersun hoca?

    Yuhh ne yazmışım lan! Vallahi ikinci defa okuyamayacak kadar uzun oldu arkadaşlar. Bir sürçü lisan ettiysek affola.
    4 ...
  47. 93.
  48. bir çeşit ironi.

    yıllardır gözümüzün önünde ersun hoca. basından takip ettiğimiz kadarı ile de son derece bilimsel metotlarla çalışan bir teknik adam. lakin burada insan düşünmeden edemiyor, yahu hocam yıllardır çalıştırdığın tüm takımlar ligin ikinci yarısında dökülüyor, demek ki çalışma sisteminde bir hata var, yüklemelerini yanlış zamanlarda yapıyorsun. hem bu işin bilimsel yanına bu kadar önem verip hem de bir yanlışda bu kadar ısrarcı olmanın mantığı nedir?
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük