gülfer diye hatun tarafından an itibariyle itin götüne sokup çıkarılmış sonra tekrar sokulmuş sonra tekrar çıkarılmak suretiyle itin götünü yalama yapan şahsiyet.
sen ki maskotsun,
sen ki yalakasın,
sen ki şebeksin,
sen ki gezersen böyle sosyeterin götünde,
bu hale gelmeye mahkumsun.
kaşarın biri tarafından güya aşağılanmış adam.
kendisini aşağıladığını sanan kaşar, bu adama hitaben söylediği "eşek" tabirini çok daha fazla hak ediyor. en azından "eşek" kadar bir tarafından yedikleriyle, ersin korkut'tan daha "eşek".
ırkını, düşüncelerini bir kenara bırakarak, kendimi kendisinin yerine koyarak bu tepkiyi vermem gerekiyor.
hanım kız hakkında ''maskot'' deyu buyurmuş. çok yerinde bir tespit olmuş ya da yakıştırma.
adam bildiğin maskot. değil mi?
ortamda konuşmasıyla fark edilen bir tip. ''lan oğlum ersin bi konuş kırık türkçe'nle de gülelim lan'' diye takılmıyor mu etrafındakiler? hal böyleyken bir kız çıkmış bizi eğlendiriyordu demiş. yalan değil türlü şaklabanlıklarıyla, maskotluklarıyla eğlendiren bir adam. ötesi yok bu adamın.
millet makara yapınca iyi amına koyim biri çıkıp gerçekleri söyleyince hemen mazlumun yanında olalım havaları.. toplum refleksimiz.
adam ağzıyla kapı zili taklidi yapıyor lan, tamam yapsın sikimde değil de millet katıla katıla gülüyor lan kapı zili taklidine. amına koyim madem kapı ziline gülüyorsun sabah akşam çal kapının zilini gül.''ahaha vay amına koyim kapı çalıyor lan zilin sesine bak altıma sıçtım gülmekten..''
millet olarak böyleyiz biz amına koyim adamı maskot yaparız, dalgamızı geçeriz, makaramızı yaparız sonra biri bunu dile getirince hayde onun üstüne bineriz.
ersin korkut ile asılsız şekilde ilişkilendirilen gülfer sarıgül ün itirazı, haklı bir çıkıştır, haktır!
şimdi siz, adriana nın yanında kocasını beğenmiyorsunuz, "bu ne böyle iğrenç" diyorsunuz, insanların seçimleri hakkında konuşabilmeyi kendinize hak sayıyorsunuz, kadın da kendine yakıştıramadığı biriyle anılmaktan rahatsız olmuş, sosyal hayatımı da etkiledi diyor üstelik! bu haberler aslında suç teşkil eder..
ilginç olan, kendiniz kıl yumağı bir kubik iken yanınızdaki kadınlara kusur bulursunuz siz, kimseyi kendinize yakıştırmaz, bu ne amk ölürüm daha iyi merkezli ve salyalı, gülüşmeli, muhabbetler kurup, insanları damarlarına kadar incelersiniz, o algılarınızdan asmak lazım sizi, sizin çifte standardınıza da tüm adalet sistemi girsin diyorum, o sığ idrakinizle bir şeye atlamadan üç dakika nefes egzesizi yapın, belli olmaz, belki bir şeyler değişebilir..
efenim daha yazardım amma, öğle yemeği beni bekliyor, bu kadarı da yeter..
konuşurken bile insanı güldüren bir havası olan adam. bunda en önemli neden şivesi tabi. biz kıçımızı yırtsak öyle şive yapamazken adamın doğal konuşması bile komik.
bir filmde simitçi rolünü bir oyuncu yerine gerçek bir simitçiye veren bir yönetmenin filmini izleyip "simitçi adam ne güzel oynamış yahu" diyen izleyici tarafından çok sevilir ancak. kardeşim oyunculuk bu değil ki. yani adamın bildiğin hiçbir özelliği yok, kahvedeki sempatik komik adam. ötesi yok yani. adam değiştiremediği aksanıyla konuşup duruyor başka hiçbir olay yok. ha bir de kuş sesi mi güvercin sesi mi ne boksa onu çıkarıyor... bizim köydeki çoban da oyuncu eğer ersin korkut oyuncuysa, zira adam bildiğin dağları öttürüyor bir ıslıkla.
bu adama gülünen bir ülkede, bu adamın popüler bir komedi oyuncusu olduğu bir kara parçasında, çok açık söylüyorum kaliteli iş yapmak ve geçimini bundan sağlamak deniz dibinde oksijen tüpünü çıkarıp attıktan sonra yaşayacağına inanmak gibi.
vakti zamanında bir hocamın güzel bir sözü vardı; "neye gülüyorsan o'sun".