rengi beyaz değildir. her toz gibi suda erir ama suya karıştırıp içildiğinde veya içirildiğinde bir işe yaramaz. kullanım şekilleri farklıdır burundan çekilebilir, sigara ının içinde içilebilir, alümiyum folya da yakılarak dumanı içine çekilebilir ve damardan enjekte edilebilir. ilk içimlerde aşırı mide bulantısı yapan madde sürekli kullanıldığında mide bulantısı keser. Kullanıcıda gözle görülen etkileri aşırı terleme, algılama bozukluğu, sebebsiz cesaret, uyku hali ve aşırı durgunlutur. Dünyada ilaç olarak satılan ilk uyuşturucu olmasının yanı sıra bağımlılık derecesi çok yüksek bir maddedir. eroin kullanıcılarında en büyük tahribat sinek ısırmasından oluşan bir yaranın bile çok geç iyileşmesidir. Tedavisi kullanıcının kendi elindedir, maddenin bağımlısı her seferinde dozajı artırmak sureti ile kendisini ölüme sürükler. altın vuruş tabiri buradan gelmektedir. gerçekte altın vuruş u kullanıcı bilerek yapmaz madde altın vuruşa sürükler kullanıcı altın vuruş yaptığının farkında bile olmaz.
eroin krizlerinde kullanıcıya sakinleştirici verilmelidir. krizler çok ağır ve sancılı olduğunda rivotril 2 adlı hap krizlerin önüne geçmektedir fakat bu seferde bu hapı bırakmanın yoluna başvurulmalıdır.
Dünyanın en agır uyuşturucusu olmasının yanı sıra bırakılması zor bir uyuşturucudur. bir yakınınız veya kendiniz kullanıyor iseniz bırakmakta istiyorsanız....
1-bırakma kararı aldığınızda cep telefonunuzun sim kartını çıkarıp kırmanız
2-maddeyi kullanan insanlarla görüşmemeniz
3-herhangi bir devlet hastanesi ne gitmeniz
4-alkolde dahil hiç bir madde içmemeniz
gerekmektedir.
not: tedavi amaçlı hastane başvurularında herhangi bir yasal işlem uygulanmamakla beraber nerden buldun kimden aldın gibi sorular sorulmamaktadır.
Saf halde iken beyazdır, hastanelerde kullanılan eroindir bu. Ancak sokak eroini fil dişinden koyu kahverengine kadar değişebilir bu da içine konulan katkı maddelerine bağlıdır.
ilk deneyiminizde yaşadığınız mutluluğa şaşırırsınız. Hayatta insanı o denli mutlu edebilecek hiçbir şey olmadığını düşünürsünüz. Çoğu kişi için böyledir ama eyç kafasını hamallık olarak görüp bir daha elini sürmeyen, fazla ağır bulanlar da vardır lâkin sayıları azdır.
Çoğu kişi tek denemeyle kalmaz, çünkü henüz yaşanan güzel duyguların bedeli ödenmemiştir. ikinci deneme ise kişiyi tatmin eder etmesine fakat asla ilk kullanımdaki duygular oluşmaz. Sıcak basar, gözler kapanır, sigara neredeyse yenilecekmiş gibi içilir çünkü bu meretin de mezesi sigaradır.
Çoğu canki evinde yangınlar bu yüzden çıkar, elinizde sigarayla namaza durursunuz (kullanılan tabir budur).
Ben bağımlı değilim yeaaa deyip kullanım sıklığını sürekli arttırır kişi. Her ne şekilde olursa olsun, ister burundan, ister folyoda kaydırarak, ister enjekte ederek kullanın her şekilde bağımlılık yapar. Ancak kullanılan yöntem genelde enjeksiyondur çünkü az eşyayla çok kafa yaşayabilirsiniz. Ve bu yöntemle 10 saniye içinde etkiyi görürsünüz. Rush denen etki bu süreden sonra gelir, bağımlılar bu duygunun orgazmdan çok daha zevkli olduğunu söylerler.
Bu maddenin ortası yoktur, misal haftada bir kullanılması da mümkün değildir. O haftada bir yavaş yavaş sıklaşmaya başlar ama en kötüsü de bağımlı olmadığınıza inanmanızdır. Ve sonunda hergün 4 - 5 iğne yapar, artan doza para yetiştiremezsiniz, zaten çalışmanız da mümkün değildir artık. Bir gün torbacınızı bulamaz ya da herhangi başka sebepten eyç bulamazsınız işte o zaman kafanıza dank eder mesele ama artık tedavi çok zordur ve de acılıdır.
Leş gibi kokarak terlersiniz, karnınız ağrır, başınız ağrır hatta ağrımayan yeriniz yoktur bile. Ne alkol ne de tiner-bally o acıları bastırmaya yetmez. Gözünüzün önünde 1 gr eyç sallayan olsa, onu almak için yapmayacağınız şey yoktur. Çünkü hiçbir acı onun yoksunluğuna benzemez. Hastaneye yatmak temizlenmek için bir yoldur ama siz eroini kafanızdan silmediğiniz sürece sadece hastane - ev arasında mekik dokursunuz hatta ev yerine sokakta olabilir. Çünkü artık bir canki olarak tüm sevdiklerinizi kandırmış, onların paralarını çalmış, dilenmek dahil her türlü rezilliği yapmışsınızdır. Artık onlar da size inanmaz, güvenmez, en kötüsü, ölmenizi ve bu beladan kurtulmanızı isteyebilirler.
Her boku yiyin, yeter ki bundan uzak durun. Ölmezsiniz, acıların en beterini yaşar ve ölmek için dua edersiniz...
Not: Arkadaşlar ben bu entryi yazıp yazmamayı çok düşündüm. Zaman zaman halâ da düşünüyorum. Bakın bir daha okuyan arkadaşlarımı uyarıyorum. Bu maddeyi sakın ve sakın kullanmayın. Merak edilecek bir şey yok. Size yaşatacağı mutluluk yalan - dolan, sizi hayattan ve herşeyden koparacağı doğrudur.
Sakın kullanmayın, asla. Bulunduğu yerlerden ve kullanmanızı tavsiye edenlerden de hızla kaçın.
Önce bir doz diye başlarsınız.
Bir dozdan bir şey olmaz ne de olsa.
hafta da bir doz çok koymaz size.
Bir süre sonra 4 günde bir almaya başlarsınız o laneti.
derken 2 güne düşer, sonra 1 güne düşer. en son günde 3 doz alırken bulursunuz kendinizi.
en başta size kıyak olsun diye bedava veren arkadaş var ya, o da görünmez olur ortalıkta.
para yetiştirmeniz gerekir o beyaz zehire. her şeyinizi satarsınız olmaz, hırsızlık yapmaya başlarsınız gene olmaz.
her yolu denersiniz olmaz.
amatem bile kabul etmez sizi. istesenizde tedavi olamıyorsunuzdur.
hani o çok güvenilen devlet var ya; o bile size sırtını dönmüştür.
Geriye tek yol kalır buz ( beton ) tedavisi.
önce küvet hazırlanır. içi su doldurulur ve suyun en fazla 10 derece civarı olması içine buz ilave edilir.
1 gün, 2 gün, 3 gün. genelde herkes 3. günde bırakır tedaviyi ama siz ısrar edersiniz.
vücudunuzun her yeri malsızlıktan cayır cayır yanıyordur, düşük yoğunluklu krizler yaşarsınız sürekli.
tedavi kaldığı yerden devam eder.
4. gün, 5. gün.......... 25. gün.
eğer bu aşamay geldiyseniz kurtulmuşsunuz demektir.
artık 1 gram tozun verdiği zevki değil, sevgilinizin ellerini tutarken aldığınız zevki ararsınız.
dünya değişmiştir baştan aşağı sizin için ama nedense insanlar hep size gene eroinman gözü ile bakar.
lanet edersiniz o insanlara. her şeyi yoluna koymaya çalışır bir şekilde hayatınızı idame ettirmeye çalışırsınız.
en sonunda anlarsınız kimse anlamayacak sizi başka bir şehirde yeni bir hayat kurarsınız.
tanım yapmak için bu kelimeyi kullansam da, bir cümleyle anlatmak çok zordur yinede.
bir an'da başlarsın, çok kolaydır... uçurumdan atlamak gibi yani... ileriye doğru bir adım atarsın, bundan önce milyonlarca adım atmışsındır, ustasındır adım atmak konusunda nede olsa... ama bu adım farklıdır, bir daha adım atamayacaksın çünkü, yok olacaksın, siktirip gideceksin bu dünyadan.
neden siktirip gideceksin peki biliyor musun?
bok gibi bir insan olduğun için. kendini bok gibi hissettiğin için, gereksiz bir mahlukat olduğun için.
bırakırım ben!
bok bırakırsın sen! o kadar güçlü, o kadar iradeli, o kadar dayanıklı, o kadar kendine ve çevresine saygısı olan adamın ne işi var lan eroin'le? sen o kadar güçlü olsan o boka başlamazsın bu kadar basit.
bu dünyada insanlar ne acılar çekiyor biliyor musun sevgili bok beyinli kardeşim? nelere göğüs geriyorlar biliyor musun? iyi, onlarda eroin kullansınlar o zaman, hem bir süreliğine unuturlar dertlerini hem de kafa yapar nasıl olsa...
ayrıca yok efendim cennete çevirir dünyayı falan bu tür şeyleri yazmak hiç doğru değil. ulan insanlar nelere merak sarıyor... bu ülkede insanlar merakından, doymamışlığından, yoksunluğundan kediye köpeğe tecavüz ediyor...
velhasıl; kullanmayacaksın kardeşim, git kendini öldür, git götünü sat ama kullanma.
moderatöre not: ağır oldu biraz belki, çok hakaret ettim belki ama bu pisliği anlatabilmek ve insanlardan uzaklaştırabilmek için başka seçenek yok.
müptelarının bulmak için her şeyi yapabilecekleri söylenen en hafif tabiriyle zehir.örnek vermek gerekirse;
(varsayalım) hamile karısının karnında eroin olduğunu bilen bir müptela, karısının karnını deşer ve onu ordan alır.( zerre kadar abartma yoktur. )
öte yandan bırakmanın imkansıza yakın olduğu zehir. gene örnek vermek gerekirse;
rivayete göre eroinmanın birisi 10-15 sene temiz kalır. hiç kullanmaz. yıllar sonra eskiden gittiği mekanların birinde yine eski arkadaşlarından birini görür. durumdan habersiz olan eski kanka arkadaşına kıyak geçer ve eski müptelanın cebine bir şırıngalık malı bırakıverir. o kadar sene temiz kalan eski müptela hızla mekandan uzaklaşır. ama işte o paketi cebinden atacak gücü kendinde bulamaz. o lanet şeyi o kadar sene kullanmadıktan sonra kaldırıp çöpe atacak iradeyi kendinde bulamaz.( çok abartı geliyo biliyorum ama gerçek bu. )
netice itibariyle; ne olursa olsun uzak durmak gerekir. hatta koşa koşa kaçmak gerekir bu illetten. bunu kullanmaktansa boğaz köprüsüne gidin direk.
son olarak; eroinin bir basamağın sonu olduğu unutulmamalıdır. piyasadan rahatlıkça temin edebileceğiniz eski eroinmanlarının yaşamlarını anlattıkları kitaplarda da çok net görüleceği üzere bu işler hep nispeten daha zararsız maddelerin kullanılmasıyla başlar. ilk basamak uyarıcı haplar, sonraki esrar, sonraki başka bir bok ve en son durak eroin. bu haptır bu ottur diye çıkılan yol hep ona çıkmaktadır-çıkabilir.
arkadaş ortamlarında falan gaza gelmemek, sağa-sola hava olsun diye hap-esrar olayına girmemek en mantıklı karardır. bırakın onlar marjinal olsun. siz süt çocuğu-ana kuzusu olun. illa kafanızı uyuşturmak istiyosanız gidin bira için, votka için rakı için. asla ama asla bu yola girmeyin.
şeker, tuz ve undan ziyade uzak durmanız gereken tek beyaz.
edit: canım senin bulup içtiğin şey ile bunun asıl kimyası aynı şey değil ki, asıl sen ne biliyorsun? merdiven altının kahverengi üretimlerini görmüş adam, kimya bilmiyor ki ne yapsın.. sözelci glb..
bi kere denemekle başlar her şey. denemeyin. denemek isteyen ilk önce kanat güner'in eroin güncesi adlı kitabını okusun. sonra ister başlasın yığılıp kalsın bi yerde kolunda iğneyle ya da başlamasın. benim sonum bu olmayacak demeyin, geri dönüşü yok. önce otun arasına karıştırırsınız sonra çizgi şeklinde çekersiniz falan, kesmez benden söylemesi. sonra alırsın limonunu kaşığını. bi güzel hazırlarsın, damarına birkaç denemeden sonra verirsin onu. ee? bravo. hayatını siktin attın.
evet evet sen. o değersiz, kimsenin umursamadığı hayatını siktin evet. kendi ellerinle. kimse yapmadı bunu sana. "ama o bana bunu yaptı onun yüzünden oldu banane ühüh" diye siksik etme bana. hiç boşuna ağlama. güçlü olmayı bilmeyenin sığınağıdır "heroin". fakat "hero" kısmına takılıp kahraman sanma kendini. hiçsin olm sen. bi bok değilsin daha. ne işin var eroinle falan. bi aklını başına topla lan! illa kaçıcam ben bu dünyadan moduna girdiyseniz müziğe kaçın. bateri çalmayı deneyin. o bagetleri kırarcasına çalın. köpek gibi içmeyin. köpek değil maymun olduğunuzun farkına varın.