Kitap yorumlama konusunda bu kadar fakir olan ca'nım sözlükte hakkında bu kadar yorum olmasından dolayı listeme aldığım kitaptır. Keşke abuk subuk başlıklar açılacağına böyle başlıklara abuk subuk yorumlar yapılsa, ben razıyım.
Kitaptan da ne zaman yazdığımı ve nereden bulduğumu hatırlayamadığım şu alıntı var ajandamın sayfasında
"Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır"
1. ümitsizliğe düşüp, çabuk vazgeçenlerdir. halbuki kişiyi başarılı kılacak ve neticeyi yaratacak cenâb-ı haktır. bizim vazifemiz çabalamaktır.
2. başarı: kişinin hedefine ulaşması değil, hedefi için çabalamasıdır. nitekim başarıyı hedefe ulaşmak bilen kişinin başarılı olacağım düşüncesi o kişiyi örneğin; sınav anında heyecanlandırır, bu da sonucu olumsuz etkiler.
allah'ın vazifesine karışanlar erken kaybedenlerdir.
"Ben çalışayım didineyim, sabahın yedisinde açayım dükkanı sen oku diye. Özel hoca tutayım sen oku adam ol diye. Sen de çaba sarf etsene biraz. Serseri puşt! Hıyarağası pezevenk! it!"
Babama kızdığı anlarda bir küfür yetmez, illaki yanına alakalı alakasız çeşit yapacak, kuruyemişçi ya, karışık vereyim tutkusu."
benim için yeri çok ayrı olan emrah serbes kitabıdır. kitabı okuduğum gün -on iki şubat iki bin on dört- benimle aynı yaşta olan, aynı okulda okuyan genç bir insanın ölüm haberini aldık. arka masamdan gelen hıçkırık seslerine tezat oluşturan bir şekilde yer yer kıkırdadım okurken. okudum, okumasam ağlayacaktım. bu sebepten bu kitap bende biraz duygularımı bastırma çabamı, biraz hıçkırık sesini, biraz da sesiz okulda yankılanan kapı gıcırtısını hatırlatır.
hic beklenilmeyen hikayelerin oldugu eserdir. ismi 'erken kaybedenler' olan bir kitabin bu kadar eglenceli olabilecegi kimse tarafindan dusunulemeyecektir eminim, ama epey eglenceli lan. hic beklemediginiz anda oyle bir replik geliyor ki hikaye kahramanlarindan kahkahayi basiyorsunuz nerede olursaniz olun. emrah serbesle her sey mumkun olmus, cok fena olan ve akla mih hibi kazinacak okan bir kesiti var onu birazdan otele gecince paylasacagim eger ayik olursam.
hala okumayan varsa büyük bir gaflet içindedir genellemesi yapılabilecek roman. şimdi size kitapta özellikle beni etkileyen ve işaretlediğim yerlerle bol spoiler ile kitapla ilgili yorumlarımdan bahsedicem. rica ediyorum okumayan entrymi de okumasın.
öncelikle klasik bir serbes uslubuna rastlıyoruz kitapta. rahat akıcı ve tanıdık. evet tanıdık. bu kitapta kendi çocukluğundan izler bulmayan kişi ya çocukluğunu eksik yaşamıştır ya da fazla üst tabakada yaşamıştır.
yıldızlı yerler benim yorumlarım. gerisi kitaptan...
ayrıca imkanım olsa oyumu terör örgütlerine veririm çünkü bu devletin yıkılmasını istiyorum çünkü annem ve babam öldüğü zaman hiç bir şey yapmadı devlet ayrıca yasemin düşünmek için süre istediği zaman hiç bir devlet büyüğünün araya girip işleri yoluna koymak için çaba sarf ettiğini de görmedim. hep boş vaadler yaralar sarılmadı
** işte bu kadar. şimdi kesin ööö terörist işte diyenler olacaktır. onların anlam derinliğini kavramasını beklemiyorum. ama
bir çocuğun hayattaki beklentileri bir yetişkininden farksız değil ama zamanla acımadan çocuğumuzu öldüren içimizdeki çocuğu da öldürdü. beklentilerimiz günü kurtaralımdan ileriye gitmedi.
çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü,şaşkınlıklarım küçüldü,beklentilerim küçüldü.
büyüdükçe öyle küçüldüm ki içimde taşacak bir şey kalmadı. büyümenin bir bedeli varsa işte bu yarım metre uzadım yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim. burada şairin dünyası yasemin oluyor.
Beni boş ver. konu ben değilim ki.hiçbir zaman da olmadım. asıl sen kimsi? senin heycanların neler,tutkuların neler,hayal kırıklıkların neler? şu hayatta başın sıkıştığında ilk kimi ararsın? seni karşılıksız seven insan kimdir? eğer böyle biri varsa bu akşam onu ara,halini hatrını sor bu vesileyle. yoksa sen de bir gün benim gibi yapayalnız kaldığında,ufacık şeyi danışmak için bile arayacak kimseyi bulamazsın. bu sözlerimi harcanmış yıllarımın manifestosu olarak kabul edebilirsin. çünkü büyük bir tecrübeyle konuşuyorum tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğidnden çok daha fazla ıstırap çektim çektim. istersen sonra yine araşalım daha 64 dakika bedava konuşma hakkım var çünkü.
teyzem evleneli 6 ay oldu. hala düğünden sonra nasıl ağladığımı anlatıp gülüyolar. inşallah çocukları olmaz. her akşam subhanekeyi okuyorum.
-neden?
çocukları olmasın diye. ayet-el kürsi'yi de ezberleyeceğim o daha etkiliymiş
-çok düşünme bunları
**ve o yüzleşmekten korktuğumuz gerçek. unutmak ve ayrılık. ayrılığın yangını unutmanın soğuğu. biri yakar diğeri
üşütür daima.
verebileceğim daha çok spoiler var lakin okumanızı istiyorum kitabı. son olarak içimizdeki çocuğu ergeni adamı kadını öldüren gaz kapsüllerine de bi spoilerim var.
--spoiler--
öne çıktım. göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok dedim ''arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar''
--spoiler--