Huysuzluktur efendim. Erkekler katlanılmayacak kadar huysuz olmayı "erkektir yapar" cümlesiyle özdeştirip mutsuzluk yayarak bir nevi erkekliklerini ispat ederler.
Yapamazsın veya erkeksen yaparsın’ın gazıyla dünyanın en saçma iddiasını bile mantık işletim sistemini devredışı bırakıp anında yapması. Yav bir neden sonuç ilişkisi kur, bir düşün. Ama yok.
"tarih boyunca hayatlarını riske atarak ve hatta feda ederek erkekliklerini ispatlamaya çalışan erkekler sayesinden birilerine kul, köle, cariye, bilmem kaçıncı avrat olmaktan kurtarılmış hemcinslerini düşünmeden izahat yapan karılarca tespiti yapılan yöntemler" değil bizzat Yuval Noah Harari tarafından tespiti yapılan yöntemlerdir. Bazı yazarların cahil oluşu ve bu cehaletleri ile her konuda bir fikir belirtmeleri... Daha bunun tespitinin Harari'ye ait olduğunu bilmeyecek kadar kitap okumamaları...
erkek olduklarını ispatlamak adına, avustralya' daki mardudjara aborijini çocuklar, sünnet sonrası deri parçalarını yutmalılar, papua yeni gine' de dağlık bir bölgede yaşayan çocuklar burunlarına sivri dallar sokup kanatmak zorundalar, satere mave kabilesinin çocukları mermi karıncası dolu eldivenlere ellerini sokuyorlar.
bu ve böyle pek çok örnekte olduğu gibi, erkekliği sertlikle özdeşleştiren ilkel bir kabilenin üyeleri değilseniz şayet, yerleşik eşitsizlikleri inkar edip yönünüzü yaşamın inceliklerine çevirebilirsiniz. şiddet, erkekliğin ana motifi olamaz.
Erkeklerin erkeklikleri ile ilgili iddialarının boşa çıkmasından ödü kopar. Tarih boyunca hayatlarını riske atarak ve hatta feda ederek erkekliklerini ispatlamaya çalıştılar. insanlar "Tam bir erkek!" desinler diye.
bosna hersek'te oldukça yüksek bir köprüden, akıntılı bir nehre atlamanın aralarında sayılabileceği, bir nevi cesaret gösterileri. kadınların da sırf kendilerini test edebilmek için deneyip deneyemeyecekleri merak konusudur. zira bir kız arkadaşımın bahsi geçen köprüden atlayıp, çevre halkınca ''hadi gel, artık seni karıya götürmemiz lazım'' şakalarına maruz kalmışlığı vardır.
kısmi feminist ve sıkıcı bir deyişle, onca yıllık evrimle dahi hala kurtulamadığımız içgüdülerimiz, bir de tabii erkek egemen toplumun 'erkek' algsını kutsallaştırmış olması yüzünden bu tür aktivitelere meyledilir.