yıl 2017. aylardan temmuz. yeni bir is gorusmesinden cıkmıstım. yakısıklı bi cocuk gorusmeyi yapmıs beni kabul etmisti.
ise baslamadan bi hafta antalya ya tatile gitmistim.
yeni isimden umutluydum. yakısıklıdan da cok tatlı bir elektrik almıstım.
o donem eski is yerinden bir abimi ozluyordum. cunku ona guveniyordum. velhasılı facebook coverim "sen benim ısıklı ayakkabımsın" idi.
velhasılı tatilden yeni isime donmek uzereyken soyle yazdım:
-threat her like a queen, fuck her like a champion.
butun kisisel gelisimciler diyor ki ettigimiz kelamlarla gelecegimizi olusturuyoruz.
işe yarayanı da yaramayanı da olmakla birlikte kurulum/tamirat işleri veya eşya taşıma işlerini erkekler yapmalı. Tabiki Tamamen kişisel fikrimdir. Mesela ben Market poşeti falan yüklenmek istemiyorum, doğama aykırı yani boynum falan ağrıyor.*
Salt bir sorgula cümlesi değil , ayrıca bir felsefe, bir arayış , bir aydınlanma içeren içinde "ceteris paribus" barındıran , tümden gelimci bir deney sorusudur.
Bu konu hakkında aristo " erkek olmasaydı kadın olmazdı" diyerek amprik bir eleştiri getirse de Schopenhauer, potansiyel olarak aktif anlamlar taşıyan iki erkeği yani eğlenilecek ve evlenilecek erkeği birbirinden ayırmıştır . Öte yandan Kierkegaard'a göre, erkeklik, bizzat somut olan insanın yaşamıdır. Kierkegaard, varoluş düşüncesinde erkeğe odaklanarak, insanın kendi özünü, özgür seçimleri ile ortaya koyduğunu ileri sürerek gizli eşcinsellere ayar vermiştir.
Günümüze gelindiğinde ise olayı basitleştirerek daha pratik bir çözümlemeye çalışan albay kemal, erkeğin ne işe yaramadığını ne yapmaması gerektiğini "gizli eşcinsellik" başlığı altında çeşitli yazılarıyla tersten betimlemiştir. Albay'a göre gizli eşcinsellik içermeyen her şey erkeğin görevleri ve ödevleri arasındadır. Ve kadınlar kendi malları gibi kullanabilirler.